10 Ağustos 2026, 04:51:00
Dolar 47,7155
Euro 55,1921
Altın 6.659,09
BİST 13.779,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
29°C
Hafif Yağmurlu
Pts 30°C
Sal 30°C
Çar 30°C
Per 30°C

Yavaş: Gerçek barış kapalı kapılar ardında olmamalı

Yavaş: Gerçek barış kapalı kapılar ardında olmamalı
9 Ağustos 2026 16:51 | Son Güncellenme: 9 Ağustos 2026 17:01

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, TBMM’de görüşülmesi beklenen “çerçeve yasa” tartışmalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Gerçek ve kalıcı bir barışın yalnızca yasal düzenlemeyle sağlanamayacağını belirten Yavaş, adalet, hukuk, güven ve toplumsal mutabakat vurgusu yaptı. AYM ve AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini söyleyen Yavaş, yargı bağımsızlığı ve seçilmişlerin iradesinin korunması çağrısında bulundu.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Türkiye’nin uzun süredir gündeminde bulunan demokratikleşme, hukuk ve toplumsal barış başlıklarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. TBMM’de görüşülmesi beklenen “çerçeve yasa” konusunda değerlendirmelerde bulunan Yavaş, düzenlemenin yalnızca bir kanun çıkarılmasıyla sınırlı görülmemesi gerektiğini ifade etti. Kalıcı bir barışın adalet, hukuk, güven ve toplumun geniş kesimlerinin katılımıyla oluşturulabileceğini belirten Yavaş, sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini savundu.

Yavaş, demokratikleşme adımlarının toplumun tamamını kapsaması gerektiğine dikkat çekerek, hukuk ve özgürlüklerin herkes için eşit biçimde uygulanması gerektiğini söyledi. CHP’li belediyelere ve belediye başkanlarına yönelik operasyonlara ilişkin eleştirilerini de dile getiren Yavaş, AYM ve AİHM kararlarının uygulanması ile kayyum uygulamalarının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin Kürt meselesi dahil olmak üzere hiçbir sorununun çözümsüz olmadığını ifade eden Yavaş, çözüm arayışlarının siyasi ve seçim hesaplarından uzak tutulması gerektiğini vurguladı. Toplumun farklı kesimlerinin kaygılarının dikkate alınmadığı bir düzenlemenin yeni tartışmalara yol açabileceğini belirten Yavaş, sürecin kapalı kapılar ardında değil, TBMM çatısı altında açık ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

Gerçek barış yalnızca yasayla sağlanamaz

Mansur Yavaş açıklamasında, Türkiye’de kalıcı barışın yalnızca bir kanun çıkarılmasıyla mümkün olmayacağı mesajını verdi. Barışın sürdürülebilir olması için toplumda adalet duygusunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Yavaş, hukukun temel unsurlarından biri olarak güvene işaret etti. Yavaş’a göre farklı toplumsal kesimlerin sürece dahil edilmesi, ortaya çıkabilecek kaygıların giderilmesi açısından önem taşıyor. Bu nedenle yasal düzenlemelerin toplumsal mutabakatla desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Yavaş, kalıcı sonuç için hukuki düzenlemelerin yanı sıra demokratik standartların da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Yavaş’tan adalet ve hukuk vurgusu

Yavaş, açıklamasında adalet ve hukukun toplumun tamamı için eşit şekilde uygulanması gerektiğini savundu. Demokratik sistemin belirli gruplar veya siyasi kesimlerle sınırlı olamayacağını belirten Yavaş, hukuk devletinin herkes için güvence oluşturması gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımın toplumsal güven açısından da belirleyici olduğunu ifade etti. Yavaş, farklı görüşlere sahip vatandaşların aynı hukuki güvencelerden yararlanmasının demokratik düzenin temel şartlarından biri olduğunu dile getirdi. Açıklamasında bu konudaki yaklaşımını güçlü ifadelerle ortaya koydu.

“Demokrasi herkes içindir ya da demokrasi değildir”

Mansur Yavaş, demokratikleşmenin toplumun tamamını kapsaması gerektiğini vurgularken dikkat çeken bir ifade kullandı. Yavaş, “Demokrasi herkes içindir ya da demokrasi değildir” diyerek demokratik hakların ayrım yapılmadan uygulanması gerektiğini belirtti. Aynı yaklaşımı hukuk ve özgürlükler açısından da dile getiren Yavaş, bu alanlarda da eşitlik ilkesinin korunmasını istedi. Açıklama, Yavaş’ın demokratikleşme tartışmalarını yalnızca tek bir düzenlemeyle sınırlamadığını ortaya koydu. Yavaş’ın mesajında toplumsal bütünlüğün hukuk ve özgürlükler üzerinden güçlendirilmesi gerektiği öne çıktı.

AYM ve AİHM kararlarına dikkat çekti

Yavaş, açıklamasında Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğine özel olarak dikkat çekti. Hukuk devletinin işleyişi açısından yargı kararlarının yerine getirilmesinin önem taşıdığını belirten Yavaş, bu konunun demokratikleşme sürecinin önemli başlıklarından biri olduğunu ifade etti. Yavaş ayrıca yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi gerektiği yönündeki görüşünü de ortaya koydu. Hukuki güvencelerin güçlenmesinin toplumdaki güven duygusunu artıracağını savundu. Açıklamada yargı alanındaki uygulamaların demokratikleşme süreciyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği mesajı verildi.

Seçilmişlerin iradesinin korunmasını istedi

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş, seçilmişlerin iradesinin korunmasının demokratik sistem açısından taşıdığı öneme de değindi. Belediye başkanları ve yerel yönetimlerle ilgili uygulamaların seçmen iradesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu. CHP’li belediyelere ve belediye başkanlarına yönelik operasyonlara ilişkin eleştirilerini bu başlık altında gündeme getirdi. Kayyum uygulamasına ilişkin değerlendirmeleri de demokratik temsil ve seçilmişlerin görevleri üzerinden ele aldı. Yavaş, halkın sandıkta ortaya koyduğu iradenin demokratik düzenin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti.

Çerçeve yasaya yönelik hukuki itirazları gündeme getirdi

Yavaş, TBMM’ye sunulan düzenlemeye hukukçular tarafından çeşitli hukuki ve anayasal itirazlar yöneltildiğini söyledi. Düzenlemenin hazırlanması ve uygulanması aşamasında bu itirazların dikkate alınması gerektiğini belirtti. Toplumun farklı kesimlerinde oluşabilecek kaygıların giderilmeden atılacak adımların yeni sorunlar doğurabileceği değerlendirmesinde bulundu. Yavaş, yasal düzenlemelerin geniş bir uzlaşma zemini oluşturması gerektiğini savundu. Bu nedenle çerçeve yasanın yalnızca siyasi değil, hukuki ve toplumsal boyutlarıyla da ele alınması gerektiğine işaret etti.

Kürt meselesi için çözüm vurgusu

Yavaş, Türkiye’nin Kürt meselesi dahil olmak üzere karşı karşıya bulunduğu sorunların çözümsüz olmadığını ifade etti. Sorunların demokratik yollarla ele alınmasının ve kalıcı çözümler üretilmesinin mümkün olduğunu belirten Yavaş, bunun siyasi hesaplara bağlanmaması gerektiğini savundu. Özellikle seçim dönemleriyle ilişkilendirilecek adımların toplumda sürecin samimiyetine yönelik soru işaretleri oluşturabileceğini dile getirdi. Yavaş, çözüm arayışlarının uzun vadeli ve toplumsal bir perspektifle yürütülmesinin önemini vurguladı. Böyle bir yaklaşımın farklı kesimlerin sürece olan güvenini artırabileceğini ifade etti.

Kapalı kapılar yerine TBMM vurgusu

Yavaş’ın açıklamasında sürecin nasıl yürütülmesi gerektiği de önemli bir başlık olarak öne çıktı. Yavaş, kapalı kapılar ardında yapılacak mutabakatlar yerine toplumun önünde oluşturulacak geniş bir uzlaşma zemininin gerekli olduğunu söyledi. Demokratik düzenlemelerin TBMM çatısı altında açık ve şeffaf biçimde ele alınması gerektiğini belirtti. Meclis’in toplumun farklı kesimlerini temsil eden yapısıyla bu süreçte merkezi bir rol üstlenmesi gerektiğine işaret etti. Yavaş böylece karar alma sürecinde şeffaflık ve parlamenter denetim vurgusunu öne çıkardı.

Toplumsal mutabakat çağrısı yaptı

Mansur Yavaş, açıklamasında yalnızca siyasi aktörlerin değil toplumun farklı kesimlerinin de sürece dahil edilmesi gerektiğini savundu. Toplumsal mutabakatın kalıcı barış açısından önemli bir unsur olduğunu belirten Yavaş, farklı görüşlerin dikkate alınmasının sürecin meşruiyetini güçlendireceğini ifade etti. Toplumda oluşabilecek kaygıların açık iletişim yoluyla giderilmesi gerektiğine dikkat çekti. Yavaş, geniş bir mutabakat zemini oluşturulmadan atılacak adımların yeni tartışmaları beraberinde getirebileceğini söyledi. Bu nedenle sürecin mümkün olduğunca kapsayıcı yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Demokratikleşmenin kapsamı genişletilmeli

Yavaş’ın mesajlarında demokratikleşme kavramının yalnızca tek bir sorun veya düzenlemeyle sınırlandırılmaması gerektiği görüşü de dikkat çekti. Demokrasi, hukuk ve özgürlüklerin toplumun tamamına eşit biçimde uygulanması gerektiğini belirten Yavaş, bu alanlardaki standartların birlikte ele alınmasını istedi. Demokratikleşmenin farklı siyasi görüşlere sahip vatandaşların haklarını güvence altına alacak biçimde ilerlemesi gerektiğini ifade etti. Yavaş, böyle bir yaklaşımın toplumdaki ayrışmaları azaltabileceğini ve ortak yaşam iradesini güçlendirebileceğini savundu. Açıklamasında demokratik kurumların güçlendirilmesinin kalıcı çözüm açısından önem taşıdığını ortaya koydu.

Yavaş’tan siyasi hesaplardan uzak süreç çağrısı

Yavaş, Türkiye’nin temel meselelerinin seçim ve siyasi hesaplara endekslenmemesi gerektiği görüşünü dile getirdi. Özellikle çözüm arayışlarının günlük siyasi tartışmaların dışında tutulmasının toplumsal güven açısından önemli olduğunu belirtti. Sürecin samimiyetinin toplum tarafından yakından takip edileceğini ifade eden Yavaş, siyasi çıkar tartışmalarının önüne geçilmesi gerektiğini savundu. Kalıcı çözümler için uzun vadeli bir yaklaşımın benimsenmesinin önemine dikkat çekti. Yavaş’ın açıklaması, siyasi aktörlere süreci daha geniş bir toplumsal çerçevede ele alma çağrısı olarak değerlendirildi.

“Türkiye’nin hiçbir meselesi çözümsüz değildir”

Mansur Yavaş, açıklamasının genelinde Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunların demokratik yöntemlerle çözülebileceği mesajını verdi. Kürt meselesi de dahil olmak üzere farklı sorunların hukuk ve demokrasi zemininde ele alınabileceğini belirtti. Yavaş, silahların tamamen sustuğu ve insanların kimlikleri ya da düşünceleri nedeniyle ayrıştırılmadığı bir Türkiye hedefinin toplumun ortak beklentisi olması gerektiğini ifade etti. Her vatandaşın kendisini eşit yurttaş olarak hissetmesinin önemine dikkat çekti. Yavaş’ın mesajının merkezinde ise kalıcı barışın hukuk, adalet, güven ve toplumsal mutabakat temelinde kurulması gerektiği görüşü yer aldı.

Mansur Yavaş’ın açıklaması, TBMM gündemine gelmesi beklenen “çerçeve yasa” tartışmasını yalnızca yasal düzenleme boyutunda değil, hukuk, demokrasi ve toplumsal mutabakat ekseninde ele alıyor. Yavaş, kalıcı barışın sağlanabilmesi için hukuki güvencelerin güçlendirilmesi, yargı kararlarının uygulanması ve seçilmişlerin iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini savunuyor. Açıklamada özellikle sürecin şeffaf yürütülmesi ve TBMM’nin merkezde olması gerektiği vurgulanıyor. Yavaş’ın yaklaşımında, Türkiye’nin temel sorunlarının siyasi hesaplardan bağımsız şekilde ve toplumun geniş kesimlerinin katılımıyla çözülmesi gerektiği mesajı öne çıkıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.