Aziz Yıldım’dan Saran’a: Paraları alıp yemişsiniz

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile eski başkan Sadettin Saran dönemini kapsayan mali tablo, kulübün olağan genel kurulunda gündemin en sert başlıklarından biri oldu. Yıldırım, özellikle Youssef En-Nesyri ve Yusuf Akçiçek transferlerinden elde edilen gelirlerin kullanımına ilişkin eski yönetime ağır eleştiriler yöneltti. En-Nesyri dosyasında ödenmeyen yaklaşık 6 milyon Euro’luk bonservis taksidinin kendi yönetimleri tarafından karşılandığını söyleyen Yıldırım, “Parayı aldınız, yediniz. 8 milyonu götürdünüz. Nereye harcadınız?” diye sordu.
Genel kurulda milyonlarca euroluk hesaplaşma
Fenerbahçe’nin olağan mali ve idari genel kurulunda konuşan Aziz Yıldırım, Sadettin Saran yönetiminin kulübün mali kaynaklarını nasıl kullandığına ilişkin sorular yöneltti. Yıldırım, özellikle oyuncu satışlarından elde edilen gelirlerin kulübün mevcut borçlarına ve devam eden transfer yükümlülüklerine nasıl yansıtıldığının açıklanmasını istedi.
Yıldırım’ın en sert sözleri Youssef En-Nesyri transferi üzerinden geldi. Ali Koç döneminde 19,5 milyon Euro bonservis bedeliyle transfer edilen futbolcunun satışından kulübe yaklaşık 8 milyon Euro geldiğini belirten Yıldırım, oyuncunun transferinden kalan yaklaşık 6 milyon Euro’luk bonservis yükümlülüğünün ise kendi yönetimi döneminde karşılandığını söyledi. FIFA’dan 15 Haziran’da ödeme yapılması gerektiğine ilişkin yazı geldiğini belirten Yıldırım, ilgili taksidin ödenmemesi nedeniyle dosyanın kendi yönetimlerinin önüne geldiğini ifade etti.
“8 milyonu nereye harcadınız?”
Yıldırım, En-Nesyri satışından gelen paranın kullanımına ilişkin eski yönetime doğrudan hesap sordu. “6 milyonu ben ödüyorum” diyen Fenerbahçe Başkanı, Saran döneminde kulübe gelen yaklaşık 8 milyon Euro’nun nerede kullanıldığının açıklanmasını istedi.
Yıldırım ayrıca bu konuda UEFA ve FIFA ile yapılan yazışmaların yanı sıra kendi dönemlerinde gerçekleştirilen ödemeleri de kongre üyelerine belgeleriyle anlatacağını söyledi. Böylece tartışmanın yalnızca transfer performansı üzerinden değil, doğrudan kulübün nakit akışı ve devam eden bonservis borçları üzerinden yürütüleceğinin mesajını verdi.
Yusuf Akçiçek satışında da 1,1 milyon Euro detayı
Genel kurulda gündeme gelen bir başka transfer ise Yusuf Akçiçek’in satışı oldu. Yıldırım, futbolcunun 25,7 milyon Euro bedelle satıldığını, bunun 13 milyon Euro’luk bölümünün peşin alındığını, kalan 12 milyon Euro’nun ise erken tahsil edildiğini söyledi.
Yıldırım, bu işlem nedeniyle yaklaşık 1,1 milyon Euro’nun faiz maliyeti olarak kaybedildiğini savunarak, elde edilen transfer gelirinin neden bu yöntemle kullanıldığını sorguladı.
Sidiki Cherif transferi de gündemde
Yıldırım’ın eleştirileri yalnızca En-Nesyri ve Yusuf Akçiçek ile sınırlı kalmadı. Sidiki Cherif’in 25 milyon Euro’ya satıldığını belirten Yıldırım, transferden yüzde 5 yetiştirme payı ve yüzde 10 komisyon kesildiğini, ayrıca futbolcunun transferinden kaynaklanan geleceğe dönük bonservis yükümlülüklerinin bulunduğunu söyledi.
Bu tür satışlarda kulübün kasasına giren rakamın tamamının kullanılabilir gelir olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Yıldırım, gelecekteki yönetimlerin karşılaşacağı ödeme yükümlülüklerinin de hesaba katılması gerektiğini belirtti. Bu nedenle tüzükte, futbolcu satışından elde edilen gelirlerin bonservis harcamalarında kullanımına ilişkin yeni bir düzenleme yapılmasını planladığını açıkladı.
Saran yönetiminden “borçları azalttık” yanıtı
Yıldırım’ın suçlamalarının ardından Sadettin Saran döneminde genel sekreterlik görevinde bulunan Orhan Demirel de kürsüye çıkarak mali tabloya ilişkin açıklama yaptı.
Demirel, Saran yönetiminin göreve geldiği dönemde 83 milyon Euro seviyesinde bulunan banka borcunun sıfırlandığını, 193 milyon Euro seviyesindeki ticari borcun ise 187 milyon Euro’ya indirildiğini söyledi. Transferlerden elde edilen kaynakların banka ve ticari borçların azaltılmasında kullanıldığını savunan Demirel, kulübün önceki dönemlerden devreden bonservis yükümlülüklerinin de bulunduğunu belirtti.
Böylece genel kurulda iki farklı mali tablo ortaya konuldu. Yıldırım, özellikle transfer gelirlerinin kullanımını ve ödenmeyen bonservis taksitlerini sorgularken, Saran döneminin temsilcileri ise elde edilen kaynakların önemli bölümünün kulübün borç yükünü azaltmak için kullanıldığını savundu.
Yıldırım önce ibra etmeyeceğini söyledi, sonra kararını değiştirdi
Mali tartışmaların bir diğer başlığı ise Saran yönetiminin ibra edilip edilmeyeceği oldu. Yıldırım, genel kurulun ilk bölümünde önceki yönetimi ibra etmeyeceğini açıkladı. Fenerbahçe Üniversitesi ve N’Golo Kante’nin sözleşmesinden kaynaklandığını söylediği yaklaşık 3 milyon Euro’luk yükümlülüğü de gündeme getirdi.
Ancak ibra oylaması öncesinde yeniden kürsüye çıkan Yıldırım, kulüp içindeki birlik ve beraberliğin korunması amacıyla kararını değiştirdiğini açıkladı ve yönetimi ibra edeceğini söyledi.
“Fenerbahçe’nin kasasında 77 milyon Euro var”
Yıldırım genel kurul konuşmasında kulübün mevcut mali durumuna ilişkin de rakam verdi. Fenerbahçe’nin kasasında 77 milyon Euro bulunduğunu açıklayan Yıldırım, gelecek yönetimin kullanabileceği önemli miktarda kaynak bırakmayı hedeflediğini söyledi.
Yıldırım ayrıca kulübün gelecekteki gelirlerinin önceden kullanılmasına karşı olduğunu belirterek, özellikle loca, VIP ve kombine gelirlerinin sonraki dönem yönetimlerine bırakılması gerektiğini savundu.
Genel kurulda ortaya çıkan tablo, Fenerbahçe’de transfer gelirleri ile kulübün devam eden borç ve ödeme yükümlülükleri arasındaki ilişkinin önümüzdeki dönemde de tartışılacağını gösterdi. Yıldırım’ın suçlamalarına Saran yönetimi adına verilen yanıtların ardından gözler, kongrede açıklanan mali rakamların belgeler ve kulübün resmi finansal kayıtları üzerinden nasıl değerlendirileceğine çevrildi.