”YENİDOĞAN ÇETESİ” DAVASINDA 3 TUTUKLU SANIK TAHLİYE EDİLDİ

İstanbul’da bebek acil hastalarının anlaşmalı özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edilerek ölümlerine neden olunduğu ve haksız kazanç sağlandığı iddiasıyla açılan kamuoyunda “Yenidoğan çetesi” olarak bilinen davada mahkeme ara kararını açıkladı. Tutuklu sanıklardan 3’ü adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
İstanbul’da büyük infial yaratan ve sağlık sistemine yönelik en ağır iddialardan birini barındıran “Yenidoğan çetesi” davasında önemli bir gelişme yaşandı. Aralarında doktor ve hemşirelerin de bulunduğu 63 sanığın yargılandığı davada, tutuklu sanıklardan 3’ü mahkeme kararıyla tahliye edildi. Mahkeme, bazı sanıklar için adli kontrol hükümlerini kaldırırken, 10 tutuklu sanığın ise cezaevindeki durumunun devamına karar verdi.
Kamuoyunu sarsan dava
“Yenidoğan çetesi” davası, bebek acil hastalarının önceden anlaşma sağlanan özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine yönlendirilerek hem haksız kazanç elde edildiği hem de bazı bebeklerin hayatını kaybettiği iddialarıyla Türkiye gündemine oturmuştu. Soruşturma sürecinde ortaya çıkan iddialar, sağlık sistemindeki denetim mekanizmalarını da tartışmaya açtı.
63 sanık yargılanıyor
Davada aralarında doktor, hemşire, sağlık personeli ve hastane bağlantılı isimlerin de bulunduğu toplam 63 sanık yargılanıyor. Bu sanıklardan 13’ü tutuklu olarak yargılanıyordu. Mahkeme, dosyadaki mevcut delil durumu ve sanık savunmalarını dikkate alarak ara kararını açıkladı.
3 tutuklu sanık tahliye edildi
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan doktor Mehmet Gürül ile hemşireler Cansu Akyıldırım ve Sümeyye Nur Taşçı’nın tahliyesine karar verdi. Tahliye kararı, davayı yakından takip eden aileler ve kamuoyu tarafından dikkatle izlendi. Sanıkların tutukluluk süreleri de kararda etkili oldu.
Adli kontrol şartları uygulandı
Tahliye edilen 3 sanık hakkında “yurt dışına çıkış yasağı” ve “belirli aralıklarla imza atma” şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanmasına hükmedildi. Mahkeme, sanıkların yargılama süreci boyunca denetim altında tutulacağını vurguladı.
Bazı sanıklar için adli kontrol kaldırıldı
Mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan bazı sanıklar hakkında daha önce uygulanan adli kontrol şartlarının kaldırılmasına da karar verdi. Bu karar, dosyada yer alan delillerin durumu ve sanıkların yargılamaya etkisi dikkate alınarak verildi.
10 sanığın tutukluluğu devam ediyor
Öte yandan mahkeme, dosyada yer alan diğer 10 tutuklu sanığın mevcut durumlarının devamına hükmetti. Bu sanıklar hakkında kaçma şüphesi, delilleri karartma ihtimali ve suçun vasfı gerekçe gösterildi. Tutukluluk halinin ilerleyen duruşmalarda yeniden değerlendirileceği belirtildi.
Bebek ölümleri iddiası davanın merkezinde
Davada en ağır iddialar, yenidoğan bebeklerin gereksiz ve kasıtlı sevkler sonucu hayatlarını kaybettiği yönünde. Savcılık, bu sevklerin maddi kazanç amacıyla yapıldığını ve ihmaller zinciriyle ölümlere yol açtığını öne sürüyor. Sanıklar ise suçlamaları reddediyor.
Sağlık sistemine yönelik denetim tartışması
Dava süreci, özel hastanelerdeki yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin denetimi ve sevk zincirinin nasıl işlediği konusunda ciddi soru işaretleri doğurdu. Uzmanlar, benzer olayların yaşanmaması için sağlık alanında daha sıkı denetim çağrısı yapıyor.
Ailelerin adalet beklentisi sürüyor
Hayatını kaybeden bebeklerin aileleri, duruşmaları yakından takip ediyor. Aileler, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ederken, tahliye kararları kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Davanın toplumsal hassasiyeti yüksekliğini koruyor.
Duruşma 2026’ya ertelendi
Mahkeme heyeti, yargılamaya 24 Mart 2026 tarihinde devam edilmesine karar verdi. Bu tarihe kadar sanıkların adli kontrol ve tutukluluk durumları gözden geçirilebilecek. Dosyanın kapsamı nedeniyle davanın uzun süreceği değerlendiriliyor.
“Yenidoğan çetesi” davasında verilen tahliye kararları, hem hukuk çevrelerinde hem de kamuoyunda yakından izleniyor. Bebek ölümleri gibi son derece hassas bir konuda yürütülen yargılamada, adli sürecin nasıl sonuçlanacağı büyük önem taşıyor. Mahkemenin önümüzdeki duruşmalarda vereceği kararlar, sağlık alanındaki sorumluluk ve denetim tartışmalarını da doğrudan etkileyecek.