Dolar 49,0194
Euro 55,6214
Altın 6.593,80
BİST 12.290,58
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Çok Bulutlu
İstanbul
21°C
Çok Bulutlu
Per 20°C
Cum 19°C
Cts 20°C
Paz 20°C

Süresiz nafaka iptal edildi, Yeni dönem 30 Haziran 2027’de başlıyor

Süresiz nafaka iptal edildi, Yeni dönem 30 Haziran 2027’de  başlıyor
30 Eylül 2026 07:38

Anayasa Mahkemesi, boşanma sonrasında yoksulluk nafakasının süresiz olarak talep edilmesine imkan sağlayan düzenlemede önemli bir değişikliğe gitti. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresi Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildi. Kararın uygulanması ise 9 ay ertelendi. Yeni hüküm 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek.

Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasına ilişkin kararı 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında bulunan ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen eşe nafakanın “süresiz olarak” ödenebilmesine imkan veren ibarenin iptaline karar verdi. Karar, 4 Haziran 2026 tarihinde E.2025/156, K.2026/131 sayısıyla alındı.

Yoksulluk nafakası tamamen kaldırılmadı

Kararın en önemli ayrıntılarından biri, yoksulluk nafakasının bütünüyle ortadan kaldırılmamış olması. AYM’nin iptal ettiği bölüm, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ifadesiyle sınırlı kaldı. Dolayısıyla boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen ve kanundaki şartları taşıyan eşin nafaka talep edebilmesine ilişkin hukuki mekanizma tamamen sona ermiyor.

Mahkemenin kararının ardından yeni tartışmanın merkezinde nafakanın hangi koşullarda ve ne kadar süreyle ödeneceği bulunuyor. AYM’nin yaklaşımına göre yeni yasal çerçevenin, nafakanın süresinin belirlenmesinde somut olayın özelliklerinin dikkate alınmasına imkan verecek şekilde oluşturulması gerekiyor. Ancak AYM kararı, herkes için uygulanacak belirli bir yıl sınırı getirmiyor.

Kararın yürürlüğü 9 ay ertelendi

Anayasa Mahkemesi, iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlandığı gün yürürlüğe girmesini tercih etmedi. Yasal boşluk oluşmasının önüne geçilmesi amacıyla kararın uygulanması 9 ay sonraya bırakıldı.

Buna göre iptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu süre içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni bir yasal düzenleme yapabilmesi için zaman tanınmış oldu.

Mevcut nafaka ödemeleri hemen sona ermiyor

Kararın bugün yayımlanmış olması, halen ödenen bütün yoksulluk nafakalarının aynı anda sona erdiği anlamına gelmiyor. İptal hükmünün yürürlüğe girmesi 30 Haziran 2027’ye bırakıldığı için mevcut hukuki sistem bu tarihe kadar uygulanmaya devam edecek.

Ayrıca AYM’nin kararı, geçmişte mahkemeler tarafından bağlanan nafakaların belirli bir tarihte topluca kaldırılacağı yönünde bir hüküm içermiyor. Mevcut nafaka kararlarının ve devam eden davaların yeni düzenlemeden nasıl etkileneceği, TBMM’nin hazırlayacağı yasal çerçeve ve bu düzenlemede yer alacak geçiş hükümleriyle netleşecek.

Mevcut sistemde nafaka hangi hallerde sona eriyor?

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinde yoksulluk nafakasının sona ermesine veya değiştirilmesine ilişkin hükümler de bulunuyor. Buna göre nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü halinde nafaka kendiliğinden sona erebiliyor.

Nafaka alan kişinin evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi durumunda ise nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılması mümkün. Tarafların ekonomik koşullarındaki değişiklikler veya hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda nafakanın artırılması ya da azaltılması da talep edilebiliyor.

Düzenlemenin geçmişi 1988’e uzanıyor

Süresiz nafaka uygulamasının geçmişi 1988 yılına dayanıyor. 10 Aralık 1988 tarihinde yürürlüğe giren 3444 sayılı Kanun ile dönemin Medeni Kanunu’ndaki düzenlemede değişikliğe gidildi ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin belirli bir üst süreyle sınırlı olmaksızın nafaka talep edebilmesinin önü açıldı.

Daha sonra 2002 yılında yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile yoksulluk nafakası 175. maddede yeniden düzenlendi. Mevcut maddede, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer eşten mali gücü oranında nafaka isteyebileceği ve bu talebin “süresiz olarak” yapılabileceği hükme bağlandı.

Gözler TBMM’nin yapacağı yeni düzenlemede

AYM’nin kararıyla birlikte önümüzdeki 9 aylık dönem yoksulluk nafakasının geleceği açısından belirleyici hale geldi. Meclis’in 30 Haziran 2027’den önce yeni yasal çerçeveyi oluşturması gerekiyor.

Yeni düzenlemede nafakanın süresinin hangi ölçütlere göre belirleneceği, hangi durumlarda daha uzun süreli nafakaya karar verilebileceği ve mevcut nafaka kararları ile devam eden davalar açısından nasıl bir geçiş uygulanacağı henüz kesinleşmiş değil. Bu başlıklar, yapılacak yasal düzenlemeyle netlik kazanacak.

AYM’nin 4 Haziran 2026 tarihli ve E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla ortaya çıkan yeni hukuki tabloya göre yoksulluk nafakası kaldırılmış değil; nafakanın “süresiz olarak” talep edilmesine imkan veren ibare iptal edilmiş durumda. İptal hükmü ise 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.