Seksenler akımı görüldüğü gibi masum değil

Sosyal medyada son günlerde hızla yayılan 80’ler temalı yapay zekâ fotoğrafları, milyonlarca kullanıcının ilgisini çekiyor. Kullanıcılar kendi fotoğraflarını çeşitli yapay zekâ uygulamalarına yükleyerek saç, kıyafet ve renk düzenini 1980’lerin tarzına dönüştürüyor. Ancak bu eğlenceli akımın arkasında, kişisel verilerin nasıl işlendiğine ilişkin önemli bir güvenlik tartışması bulunuyor.
Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, özellikle yüzün açık biçimde görüldüğü fotoğrafların üçüncü taraf yapay zekâ sistemlerine yüklenmesinde dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Kırık’a göre kullanıcıların yalnızca ortaya çıkacak görsele odaklanması, fotoğrafın sisteme girdikten sonra hangi işlemlerden geçtiğini gözden kaçırmasına neden olabiliyor.
YÜZ VERİSİ SIRADAN BİR FOTOĞRAFTAN İBARET DEĞİL
Bir fotoğraf yapay zekâ sistemine gönderildiğinde yalnızca renkler veya kıyafetler analiz edilmiyor. Sistem, yüzün biçimi, gözlerin konumu, burun yapısı, çene hattı ve kişiyi diğer insanlardan ayırmaya yarayabilecek pek çok görsel özelliği de işleyebiliyor.
Uzmanların dikkat çektiği nokta, özellikle aynı kişiye ait çok sayıda görüntünün farklı zamanlarda sisteme yüklenmesi. Farklı açılardan çekilmiş fotoğrafların bir araya gelmesi, kişinin yüzü hakkında daha kapsamlı bir dijital veri seti oluşmasına imkân sağlayabiliyor.
PAROLA DEĞİŞİR, YÜZ DEĞİŞMEZ
Yüz verisinin en önemli özelliği kalıcı olması. Bir kullanıcı şifresi ele geçirildiğinde parolasını değiştirebilir, telefon numarasını yenileyebilir veya bir hesabını tamamen kapatabilir. Ancak kişinin fiziksel yüz özelliklerini aynı şekilde değiştirmesi mümkün değil.
Prof. Dr. Kırık’ın uyarısının merkezinde de bu fark bulunuyor. Biyometrik nitelik taşıyan verilerin kontrol dışına çıkması halinde yaşanabilecek sorunların, sıradan bir hesap güvenliği ihlalinden daha uzun süreli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiliyor.
FOTOĞRAFIN İŞLEM BİTİNCE SİLİNDİĞİ GARANTİ DEĞİL
Kullanıcıların en sık yaptığı hatalardan biri, yapay zekâ uygulamasının fotoğrafı işledikten hemen sonra tamamen ortadan kaldırdığını düşünmek. Oysa bu durum her hizmet için aynı değil.
Bazı sistemler yüklenen verileri kısa süre içinde silebilirken, bazı platformların saklama süreleri veya kullanım amaçları farklı olabiliyor. Bu nedenle fotoğraf yüklemeden önce uygulamanın gizlilik koşullarına bakılması, verilerin ne kadar süre tutulduğunun ve başka amaçlarla kullanılıp kullanılmadığının kontrol edilmesi önem taşıyor.
SAHTE GÖRÜNTÜ ÜRETİMİ RİSKİ DE VAR
Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesi, yüz görüntülerinin gerçekçi sahte içeriklerde kullanılmasını da kolaylaştırdı. Bir kişinin yüzünün yeterli sayıda ve yüksek kalitede görüntüsü elde edildiğinde, o kişiyi hiç bulunmadığı bir ortamda gösteren sahte fotoğraf veya videolar üretmek teknik olarak mümkün hale gelebiliyor.
Bu durum yalnızca eğlence amacıyla hazırlanmış görsellerle sınırlı bir mesele değil. Kimlik taklidi, sahte hesaplar, itibar saldırıları ve manipülatif içerikler de kişisel görüntülerin kötüye kullanılması halinde ortaya çıkabilecek riskler arasında gösteriliyor.
FOTOĞRAFIN ARKA PLANI DA KİŞİSEL BİLGİ TAŞIYABİLİR
Güvenlik konusu yalnızca yüzle sınırlı kalmıyor. Bir fotoğrafın arka planında yer alan ev, iş yeri, okul, araç plakası, belge veya başka kişilerin görüntüleri de istemeden sisteme gönderilebilir.
Özellikle çocukların yer aldığı fotoğraflarda bu konu daha hassas hale geliyor. Kullanıcı, kendi fotoğrafını paylaşmaya karar vermiş olsa bile aynı karede bulunan diğer kişilerin görüntülerini de üçüncü taraf bir sisteme aktarmış olabilir.
SOSYAL MEDYADA OLMASI RİSKİ ORTADAN KALDIRMIYOR
Bir görüntünün daha önce Instagram, Facebook veya başka bir platformda paylaşılmış olması, aynı fotoğrafın başka bir yapay zekâ sistemine yüklenmesini otomatik olarak güvenli hale getirmiyor. Çünkü fotoğrafın sosyal medyada görüntülenmesi ile başka bir sistem tarafından analiz edilip işlenmesi aynı süreç değil.
Her platformun veri politikası, saklama süresi ve kullanım amacı farklı olabiliyor. Bu nedenle kullanıcıların daha önce internete yükledikleri fotoğrafları başka bir hizmete gönderirken de aynı dikkat düzeyini koruması gerekiyor.
EĞLENCE İLE VERİ GÜVENLİĞİ ARASINDAKİ SINIR
Uzmanların uyarısı yapay zekâ uygulamalarından tamamen uzak durulması gerektiği anlamına gelmiyor. Asıl mesele, kullanıcının hangi veriyi hangi şirkete verdiğini ve o verinin hangi koşullarda işlendiğini bilmesi.
80’ler akımı birkaç saniyelik eğlenceli bir sonuç sunarken, yüklenen fotoğrafın dijital ortamda nasıl değerlendirileceği daha uzun vadeli bir konu. Bu nedenle kullanıcıların özellikle yüzlerinin net göründüğü fotoğrafları yüklemeden önce uygulamanın güvenilirliğini ve gizlilik politikasını kontrol etmesi, gereksiz kişisel ayrıntıları içeren görüntülerden kaçınması öneriliyor.