PKK, Apo’ya Resmi statü verilmesini istedi

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bese Hozat, devam eden “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” kapsamında Abdullah Öcalan’ın rolünün hukuki ve resmi bir çerçeveye kavuşturulmasını istedi. Hozat, Öcalan’ın sürecin koordinatörü olduğunu savunarak bu rolün yalnızca fiili uygulamalarla değil, hukuki bir statüyle tanımlanması gerektiğini söyledi.
Hozat’tan İmralı’daki koşullara ilişkin açıklama
Bese Hozat, yaptığı değerlendirmede Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki mevcut koşullarında kendilerinin beklediği kalıcı değişikliğin gerçekleşmediğini savundu. Görüşmelerin bazı dönemlerde uzun süre kesildiğini öne süren Hozat, devlet yetkililerinin sürecin bir devlet kararı olduğu ve devam ettirilmesi konusunda kararlılık bulunduğu yönünde mesajlar verdiğini belirtti.
Hozat’ın açıklamalarında asıl dikkat çeken başlık ise Öcalan’ın süreç içerisinde üstlenmesini istedikleri rol oldu. Hozat, Öcalan’ın sürecin ilerletilmesine katkı sağlayabilmesi için daha geniş çalışma koşullarına sahip olması gerektiğini savundu.
“Hukuki güvence ve çerçeve oluşturulmalı”
Hozat, Öcalan’ın sürece katkısının yalnızca fiili uygulamalar üzerinden yürütülmesini yeterli görmediklerini belirtti. Öcalan’ın “özgürce çalışır ve yaşar” koşullara kavuşması gerektiğini savunan Hozat, bunun hukuki güvence altında bulunması gerektiğini ifade etti.
Bu talep, Öcalan’ın mevcut hukuki konumundan farklı olarak süreç içerisindeki rolünün ayrıca tanımlanmasını öngörüyor. Hozat, söz konusu düzenlemenin herhangi bir fiili uygulama şeklinde bırakılmaması ve hukuki bir zemine oturtulması gerektiğini dile getirdi.
Alt komisyon iddialarını reddetti
Hozat ayrıca Öcalan’ın hükümet tarafından oluşturulan alt komisyonlardan birinde görev üstleneceği yönündeki değerlendirmelere de karşı çıktı. Bu yorumların gerçeği yansıtmadığını savunan Hozat, Öcalan’ın herhangi bir alt kurulun üyesi olarak konumlandırılmasını istemediklerini belirtti.
Hozat’a göre söz konusu komisyonlar devletin kendi idari yapılanması içerisinde oluşturulan mekanizmalar. Öcalan için dile getirilen talebin ise bu komisyonlardan bağımsız olarak, sürecin genelindeki rolünün tanımlanmasına ilişkin olduğunu söyledi.
“Koordinatör” tanımının resmileştirilmesini istedi
Hozat, Abdullah Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” açısından koordinatör konumunda bulunduğunu savundu. Bu nedenle Öcalan’ın rolünün artık yalnızca fiili uygulamalarla ifade edilmemesi ve resmi olarak tanımlanması gerektiğini söyledi.
Hozat, Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı çağrıdan bu yana sürecin ilerlemesine yönelik bir rol üstlendiğini ileri sürdü. Bu rolün hukuki bir çerçeveye, resmi bir prosedüre ve statüye bağlanmasını talep etti.
Sürecin hukuki zemini tartışılıyor
Öcalan’ın süreçteki konumuna ilişkin tartışma, hükümetin “Terörsüz Türkiye”, DEM Parti ve ilgili çevrelerin ise “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak adlandırdığı siyasi süreçteki hukuki düzenlemelerle birlikte gündeme geliyor. Eylül ayında yayımlanan bir değerlendirmede, süreç kapsamında oluşturulan Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu ile alt komisyonların çalışmalarının sürdüğü aktarılmış, Öcalan’a resmi bir statü verilmeyeceği yönündeki değerlendirmeler de kamuoyuna yansımıştı.
Bu nedenle Hozat’ın son açıklaması, mevcut uygulamaların ötesinde Öcalan’ın süreçteki rolünün ayrıca hukuki ve resmi bir statüyle tanımlanması yönündeki talebi yeniden gündeme taşıdı. Hozat’ın açıklamaları örgüt çevresinin talebini ortaya koyarken, bunun gerçekleşmiş bir hukuki düzenleme olmadığı özellikle belirtiliyor.