Patronu Babası Çıktı

Manisa’da yarım asrı aşan bir aile sırrı mahkeme kararıyla gün yüzüne çıktı. Kalbiye Sağlam, 43 yıl boyunca hizmetinde çalıştığı iş insanı Niyazi Üzmez’in biyolojik kızı olduğunu DNA testiyle kanıtladı. Mahkemenin babalık kararının ardından Üzmez’in nüfusuna geçirilen Sağlam, milyarlarca liralık aile mirasında yasal hak sahibi oldu.
Yıllarca Saklanan Sır Mahkeme Kararıyla Ortaya Çıktı
Manisa’da uzun yıllar gizli kalan bir aile hikâyesi, açılan babalık davasıyla resmiyet kazandı. Kalbiye Sağlam isimli kadın, biyolojik babasının yıllarca yanında çalıştığı iş insanı Niyazi Üzmez olduğunu iddia ederek mahkemeye başvurdu. Mahkeme sürecinde gerçekleştirilen bilimsel incelemeler iddiayı doğruladı. Verilen karar sadece soy bağını değiştirmekle kalmadı, aynı zamanda miras hukukunu da doğrudan etkileyen önemli sonuçlar doğurdu.
Hikâye 1950’li Yıllarda Başladı
Dosyaya yansıyan bilgilere göre olayın temeli yaklaşık 70 yıl öncesine dayanıyor. İddiaya göre henüz 16 yaşındaki Niyazi Üzmez ile ilişki yaşayan 21 yaşındaki Ümit Etyüzen hamile kaldı. Dönemin sosyal şartları nedeniyle hamileliğin gizlenmesi tercih edildi. Etyüzen daha sonra tuğla fabrikasında bekçi olarak çalışan Enver Zorlukaya ile evlendirildi. Dünyaya gelen kız çocuğu ise biyolojik babasının değil, Enver Zorlukaya’nın nüfusuna kaydedildi.
Doğumdan Sonra Yaşanan Dram Dosyaya Girdi
Mahkeme dosyasında yer alan iddialara göre doğumun ardından bebeğin istenmediği ve kısa süreliğine dere kenarına bırakıldığı öne sürüldü. Daha sonra pişman olan Enver Zorlukaya’nın bebeği geri aldığı iddia edildi. Çocuk, annesi Ümit Etyüzen tarafından büyütüldü ve Kalbiye ismi verildi. Resmî kayıtlarda ise Enver Zorlukaya’nın kızı olarak yaşamını sürdürdü. Böylece gerçek soy bağı onlarca yıl boyunca gizli kaldı.
Gerçeği Bilenler Sessiz Kalmayı Tercih Etti
İddiaya göre biyolojik baba Niyazi Üzmez, olayın duyulmaması için anne Ümit Etyüzen’den bu sırrı kimseyle paylaşmamasını istedi. Etyüzen de uzun yıllar bu gerçeği açıklamadı. Ailenin yaşadığı ekonomik koşullar nedeniyle Üzmez ailesine ait fabrikada çalışmaya başladı. Böylece biyolojik baba ile anne aynı iş yerinde yıllarca karşı karşıya yaşamlarını sürdürdü. Ancak gerçek hiçbir zaman resmî kayıtlara yansımadı.
Anne ve Babası Aynı Fabrikada Çalıştı
Ümit Etyüzen fabrikanın çay ve temizlik işlerinde görev aldı. Eşi Enver Zorlukaya ise aynı işletmede bekçi olarak çalışıyordu. Çift, fabrikanın bekçi lojmanında yaşamını sürdürdü. Kalbiye Sağlam da çocukluğunu fabrikanın bulunduğu ortamda geçirdi. O yıllarda biyolojik babasıyla aynı tesiste yaşamasına rağmen aralarındaki gerçek bağdan habersizdi.
43 Yıl Boyunca Öz Babasının Yanında Çalıştı
Kalbiye Sağlam büyüdüğünde annesi gibi Üzmez ailesinin yanında çalışmaya başladı. Uzun yıllar boyunca ev işleri ve hizmet görevlerini üstlendi. Henüz 14 yaşında evlendirilmesinin ardından Manisa’ya taşınsa da Üzmez ailesiyle bağı tamamen kopmadı. Toplamda 43 yıl boyunca hizmet verdiği kişinin aslında biyolojik babası olduğu ise yıllar sonra ortaya çıktı. Bu yönüyle olay kamuoyunda büyük şaşkınlık yarattı.
Gerçek Nasıl Ortaya Çıktı?
İlerleyen yıllarda aile içerisinde konuşulan bazı bilgiler Kalbiye Sağlam’ın şüphelenmesine neden oldu. Soy bağına ilişkin anlatılanlar üzerine hukuki yollara başvurmaya karar verdi. Turgutlu Aile Mahkemesi’nde babalık davası açıldı. Mahkeme, iddiaların bilimsel yöntemlerle araştırılması için adli tıp ve genetik inceleme yapılmasına hükmetti. Böylece yıllardır konuşulan iddialar ilk kez resmî olarak araştırıldı.
DNA İçin Hem Mezar Açıldı Hem Cenazeden Numune Alındı
Davanın en dikkat çeken aşaması DNA incelemeleri oldu. 2022 yılında hayatını kaybeden Niyazi Üzmez’in cenazesi morgdayken genetik örnek alındı. Bununla birlikte anne Ümit Etyüzen’in mezarı da mahkeme kararıyla açıldı. Her iki taraftan alınan örnekler uzman laboratuvarlarda karşılaştırıldı. Bu inceleme davanın en önemli delili haline geldi.
Yüzde 99,9’luk DNA Eşleşmesi Kararı Belirledi
Laboratuvar incelemeleri sonucunda hazırlanan rapor mahkemeye ulaştırıldı. Raporda Kalbiye Sağlam ile Niyazi Üzmez arasında yüzde 99,9 oranında biyolojik baba-kız ilişkisi bulunduğu tespit edildi. Bilimsel rapor, mahkemenin kararında belirleyici unsur oldu. Böylece yıllardır sadece iddia olarak konuşulan soy bağı hukuken kesinleşti. Mahkeme Sağlam’ın Üzmez’in öz kızı olduğuna hükmetti.
Nüfus Kaydı Değişti, Ailenin Dördüncü Çocuğu Oldu
Mahkemenin babalık kararının ardından Kalbiye Sağlam’ın nüfus kayıtları yeniden düzenlendi. Sağlam, resmen Niyazi Üzmez’in kızı olarak kayıtlara geçti. Böylece iş insanının diğer çocuklarıyla aynı hukuki statüye kavuştu. Karar yalnızca kimlik bilgilerinin değişmesini değil, miras hukukundaki haklarını da doğrudan etkiledi. Dosya bu yönüyle aile hukukunun önemli örneklerinden biri oldu.
Milyarlık Servette Yasal Mirasçı Haline Geldi
Babalık kararının kesinleşmesiyle birlikte Kalbiye Sağlam, Niyazi Üzmez’in yasal mirasçıları arasına girdi. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Üzmez ailesinin mal varlığının yaklaşık 1 milyar lira seviyesinde olduğu belirtiliyor. Mirasın hangi oranlarda paylaşılacağı ise veraset ve miras hukukuna ilişkin ayrı işlemlerle belirlenecek. Hukukçular, babalık kararının miras hakkını doğurduğunu ancak paylaşımın ayrıca yürütülecek hukuki süreçle kesinleşeceğini ifade ediyor.
Karar Benzer Davalar İçin Önemli Bir Örnek Oluşturdu
Uzmanlara göre bu dava, biyolojik bağın yıllar sonra dahi bilimsel yöntemlerle ispatlanabileceğini gösteren dikkat çekici örneklerden biri oldu. Özellikle DNA teknolojisinin aile hukuku davalarındaki belirleyici rolü bir kez daha ortaya çıktı. Ayrıca nüfus kayıtlarının düzeltilmesiyle birlikte miras hakkının da yeniden şekillenebileceği görüldü. Kararın benzer nitelikteki babalık ve miras davalarında emsal olarak değerlendirilebileceği ifade ediliyor.
Manisa’da yaklaşık 70 yıl boyunca gizli kalan aile sırrı, DNA incelemeleri ve mahkeme kararıyla resmiyet kazandı. Kalbiye Sağlam, yıllarca patronu olarak bildiği Niyazi Üzmez’in biyolojik kızı olduğunu hukuken ispatlarken, soy bağına ilişkin karar miras hukukunda da önemli sonuçlar doğurdu. Bilimsel delillerin belirleyici olduğu dava, aile hukukunda DNA analizlerinin ve soy bağı davalarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu yönüyle dosya, yalnızca sıra dışı bir aile hikâyesi değil, aynı zamanda hukuki açıdan dikkat çeken örnek davalardan biri olarak kayıtlara geçti.