Dolar 49,6918
Euro 55,7233
Altın 6.384,76
BİST 11.116,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
18°C
Parçalı Bulutlu
Paz 19°C
Pts 20°C
Sal 16°C
Çar 15°C

MHP’li Feti Yıldız: Medya Ahlaki Yenilenmeye Muhtaç

MHP’li Feti Yıldız: Medya Ahlaki Yenilenmeye Muhtaç
24 Ekim 2026 11:26

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, gazetecilerin 10 kentte düzenlemek üzere duyurduğu basın özgürlüğü eylemlerine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Türkiye’nin dezenformasyondan ciddi biçimde etkilendiğini savunan Yıldız, bazı medya kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin açıklamalarının inandırıcı olmadığını ileri sürdü. Basın özgürlüğünün hakaret ve iftira amacıyla kullanılamayacağını belirten Yıldız, medyanın ahlaki bir yenilenmeye ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

FETİ YILDIZ’DAN GAZETECİLERİN EYLEM ÇAĞRISINA TEPKİ

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, basın meslek örgütlerinin gazetecilere yönelik adli işlemler, medya kuruluşlarına kayyım atanması ve internet yayınlarına getirilen erişim engellerine karşı yaptığı ortak eylem çağrısını değerlendirdi. Sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yapan Yıldız, tartışmayı basın özgürlüğünün sınırları, dezenformasyonla mücadele ve medyanın toplumsal sorumluluğu çerçevesinde ele aldı. Yıldız’ın açıklamaları, gazetecilerin çalışma koşulları ve haber alma özgürlüğü konusunda devam eden tartışmaların yaşandığı bir dönemde gündeme geldi.

GAZETECİLER 10 KENTTE EŞ ZAMANLI EYLEM KARARI ALDI

Basın meslek örgütleri, 24 Ekim’de Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Antalya, Adana, Kocaeli, Van, Diyarbakır ve Bursa’da eş zamanlı eylemler düzenleyeceklerini duyurdu. Basın özgürlüğüne yönelik müdahalelere dikkat çekmeyi amaçlayan organizasyonlarda, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle karşılaştıkları adli süreçlerin ve medya kuruluşları üzerindeki uygulamaların gündeme taşınması planlandı. TELE 1’e kayyım atanmasının birinci yılı dolayısıyla gerçekleştirileceği belirtilen eylemlere siyasi partiler, sendikalar, barolar, insan hakları kuruluşları ve vatandaşlar da davet edildi.

BASIN ÖRGÜTLERİ GAZETECİLERE YÖNELİK ADLİ İŞLEMLERE İTİRAZ ETTİ

Ortak açıklama yayımlayan basın meslek örgütleri, gazetecilerin hazırladıkları haberler ve yönelttikleri sorular nedeniyle gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına karşı çıktı. Özellikle kaçma veya delilleri karartma şüphesi bulunmadığını savundukları durumlarda tutuklama uygulanmasını eleştiren örgütler, elektronik kelepçeyle ev hapsi gibi tedbirlerin de gazetecilik faaliyetleri üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Açıklamada, basın mensuplarının mesleklerini özgürce yerine getirebilmeleri ve toplumun haber alma hakkının korunması gerektiği vurgulandı.

FETİ YILDIZ DEZENFORMASYONUN TOPLUMSAL ETKİLERİNE DİKKAT ÇEKTİ

Gazetecilerin eylem çağrısının ardından açıklama yapan Feti Yıldız, kasıtlı biçimde üretilen ve yayılan yanlış bilgilerin toplumsal yaşam üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu. Dezenformasyonun vatandaşların güvenilir bilgiye ulaşmasını güçleştirdiğini belirten Yıldız, yanıltıcı içeriklerin yalnızca siyaset alanında değil, ekonomi, kültür ve sosyal yaşam üzerinde de olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade etti. MHP’li siyasetçi, bilgi kirliliğiyle mücadele edilmesinin toplumsal güven açısından önemli olduğunu dile getirdi.

TÜRKİYE’NİN YALAN HABERDEN EN FAZLA ETKİLENEN ÜLKE OLDUĞUNU SAVUNDU

Feti Yıldız, açıklamasında Türkiye’nin dünyada yalan habere en fazla maruz kalan ülke olduğunu ileri sürdü. Yanlış bilgilerin yayılmasının kamuoyunun sağlıklı değerlendirme yapmasını engelleyebileceğini belirten Yıldız, dezenformasyonla mücadelenin önemine işaret etti. Ancak Türkiye’nin dünyada ilk sırada bulunduğu yönündeki değerlendirmesini destekleyen karşılaştırmalı bir araştırma veya veri, paylaşılan açıklama metninde yer almadı. Bu nedenle söz konusu ifade, Yıldız’ın siyasi değerlendirmesi olarak öne çıktı.

YURT DIŞINDAN FİNANSMAN ALAN ÇEVRELERE ELEŞTİRİ

MHP Genel Başkan Yardımcısı, bazı medya kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin yurt dışından aldıkları finansal desteklerle ilgili de eleştiriler yöneltti. İktidara karşı yayın yapma koşuluyla destek aldığını ileri sürdüğü çevrelerin basın özgürlüğüne ilişkin açıklamalarını inandırıcı bulmadığını belirten Yıldız, yabancı güçlerden Türkiye’nin iç siyasetine müdahale talep edildiğini de iddia etti. Bununla birlikte açıklamasında bu iddiaları doğrulayacak somut finansman belgeleri veya belirli kuruluşlara ilişkin ayrıntılı kanıtlar paylaşılmadı.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SINIRLARINA İLİŞKİN MESAJ VERDİ

Yıldız, basın özgürlüğünün kişilere yönelik hakaret, iftira ve itibarsızlaştırma amacıyla kullanılamayacağını savundu. İfade özgürlüğünün korunmasıyla bireylerin kişilik haklarının güvence altına alınması arasında hukuki bir denge kurulması gerektiğine işaret eden MHP’li siyasetçi, medya faaliyetlerinin sorumluluk boyutunu öne çıkardı. Bu değerlendirmeler, basın meslek örgütlerinin gazetecilere yönelik baskı iddialarına karşı yaptığı çağrıyla farklı bir yaklaşımı ortaya koydu.

DEZENFORMASYON SUÇUNUN OLUŞMASI İÇİN BEŞ KOŞULU HATIRLATTI

Feti Yıldız, kamuoyunda dezenformasyon düzenlemesi olarak bilinen Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesine de değinerek halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunun oluşması için belirli şartların birlikte gerçekleşmesi gerektiğini anlattı. Buna göre failin halk arasında endişe, korku veya panik yaratma amacı taşıması, yayılan bilginin gerçeğe aykırı olması, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlıkla ilgili bulunması, kamu barışını bozmaya elverişli nitelik taşıması ve alenen yayılması gerekiyor. Yıldız, bu koşulların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek her yanlış bilginin otomatik olarak suç oluşturmayacağına ilişkin hukuki çerçeveyi gündeme getirdi.

SUÇUN TAKSİRLE İŞLENEMEYECEĞİNİ BELİRTTİ

Dezenformasyon suçunun hukuki özelliklerine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Yıldız, düzenlemenin özel kast gerektirdiğini ve taksirle işlenmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Suça teşebbüsün, icra hareketlerinin bölünebildiği durumlarda gündeme gelebileceğini belirten Yıldız, suçun tek kişi tarafından işlenebileceği gibi birden fazla kişinin katılımıyla da gerçekleştirilebileceğini anlattı. Bu açıklamalar, dezenformasyonla mücadeleye ilişkin ceza hukuku hükümlerinin hangi koşullarda uygulanabileceğine yönelik değerlendirmeler olarak dikkat çekti.

TEHLİKE SUÇLARINDA ÖNLEYİCİ YAKLAŞIMI SAVUNDU

Feti Yıldız, ceza hukukunun yalnızca meydana gelen zararlarla değil, toplum açısından tehlike oluşturabilecek eylemlerle de ilgilendiğini belirtti. Tehlike suçlarında zararlı sonucun ortaya çıkmasının beklenmesinin suçla mücadeleyi geciktirebileceğini savunan Yıldız, hukuki müdahalenin önleyici niteliğine vurgu yaptı. Bu yaklaşım, kamu güvenliğinin korunması amacıyla belirli fiillerin zarar doğmadan önce de cezai yaptırıma bağlanabileceği görüşüne dayanıyor.

MEDYADA AHLAKİ YENİLENME İHTİYACINI GÜNDEME GETİRDİ

Açıklamasında medya sektörüne yönelik eleştirilerini genişleten Yıldız, basın faaliyetlerinde etik ilkelerin güçlendirilmesi gerektiğini savundu. Medyanın ahlaki bir yenilenmeye ihtiyaç duyduğunu belirten MHP’li siyasetçi, doğru bilgiye ulaşmanın ve kamuoyunun yanıltılmasının önlenmesinin önemine dikkat çekti. Yıldız’ın bu değerlendirmesi, gazetecilerin basın özgürlüğü talepleriyle dezenformasyon ve mesleki etik konularının aynı tartışma içinde ele alınmasına neden oldu.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE KAMU GÜVENLİĞİ TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE

Basın meslek örgütlerinin eylem çağrısı ile Feti Yıldız’ın açıklamaları, Türkiye’de ifade özgürlüğü ve kamu güvenliği arasındaki ilişkinin farklı yönlerden değerlendirildiğini ortaya koydu. Meslek örgütleri gazetecilerin haber yapma ve soru sorma faaliyetlerinin korunmasını isterken, Yıldız dezenformasyonun önlenmesi ve kişilik haklarının güvence altına alınması gerektiğini öne çıkardı. Tartışmanın merkezinde ise yanlış bilgiyle mücadele amacıyla uygulanan tedbirlerin basın özgürlüğünü nasıl etkilediği sorusu bulunuyor.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın gazetecilerin 10 kentte düzenlemek üzere duyurduğu eylemlere ilişkin açıklamaları, basın özgürlüğü tartışmasına yeni bir siyasi boyut kazandırdı. Yıldız, dezenformasyonun toplum üzerindeki olumsuz etkilerini öne çıkarırken, bazı medya kuruluşları ve sivil toplum çevrelerine yönelik sert eleştirilerde bulundu ve basın alanında etik anlayışın güçlendirilmesi gerektiğini savundu.

Basın meslek örgütleri ise gazetecilere yönelik adli işlemler, medya kuruluşlarına yapılan müdahaleler ve erişim engellerinin haber alma özgürlüğünü olumsuz etkilediğini belirtiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki temel tartışma, yanlış bilgiyle mücadele edilirken ifade özgürlüğünün ve gazetecilik faaliyetlerinin hangi güvencelerle korunacağı noktasında yoğunlaşıyor. Basın özgürlüğü, kişilik hakları ve kamu güvenliği arasında hukuka uygun bir denge kurulması, tartışmanın en önemli başlığı olmaya devam ediyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.