Martı TAG Davasında karar: Yüzde Yüz yasal

Martı TAG ile taksici esnafı arasında yaklaşık dört yıldır devam eden hukuk mücadelesinde önemli bir karar çıktı. İstinaf mahkemesi, Martı TAG aleyhine verilen ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak asıl ve birleşen davaların reddine hükmetti. Kararı duyuran Martı TAG kurucusu Oğuz Alper Öktem, paylaşımlı yolculuk sisteminin artık tamamen yasal olduğunu savundu. Ancak mahkemenin belirli davaları reddetmesi, sistemin bütün faaliyetlerinin her koşulda mevzuata uygun olduğunun kesinleştiği anlamına gelmiyor.
MARTI TAG İLE TAKSİCİLER ARASINDAKİ DAVADA YENİ KARAR
Martı TAG’ın taksici meslek kuruluşlarıyla yaşadığı ve yaklaşık dört yıldır devam eden hukuk mücadelesinde istinaf aşamasından dikkat çekici bir karar çıktı. Paylaşımlı yolculuk sisteminin faaliyetlerine ilişkin açılan davalarda ilk derece mahkemesinin Martı TAG aleyhine verdiği hüküm kaldırıldı. İstinaf mahkemesi, dosyaları yeniden değerlendirerek hem asıl davanın hem de birleşen davanın reddine karar verdi.
Gelişme, Martı TAG’ın faaliyetlerinin hukuki statüsüne ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Şirketin kurucusu Oğuz Alper Öktem, mahkeme kararını sosyal medya hesabından duyurarak sonucu paylaşımlı yolculuk sistemi açısından önemli bir kazanım olarak değerlendirdi.
İSTİNAF MAHKEMESİ İLK KARARI KALDIRDI
Paylaşılan kararın hüküm bölümüne göre, davacı tarafların istinaf başvuruları esastan reddedilirken davalı tarafın başvurusu kabul edildi. Böylece ilk derece mahkemesinin Martı TAG aleyhine verdiği karar ortadan kaldırıldı ve dava konusu uyuşmazlıklar hakkında yeniden hüküm kuruldu.
İstinaf mahkemesinin hem asıl hem de birleşen davayı reddetmesi, söz konusu haksız rekabet davasında Martı TAG lehine önemli bir hukuki gelişme olarak öne çıktı. Bununla birlikte kararın kesinleşme durumu ve varsa sonraki kanun yollarına ilişkin ayrıntılar, paylaşılan bilgilerde netleşmedi.
OĞUZ ALPER ÖKTEM’DEN ‘YÜZDE 100 YASAL’ AÇIKLAMASI
Martı TAG kurucusu Oğuz Alper Öktem, X hesabından yaptığı açıklamada yaklaşık dört yıldır devam eden hukuk mücadelesinde karar çıktığını duyurdu. Öktem, istinaf mahkemesinin kararını girişim özgürlüğü açısından değerlendirerek TAG sisteminin mahkemeler tarafından kapatılamayacağını savundu.
Paylaşımlı yolculuk sisteminin artık resmî olarak tamamen yasal olduğunu ileri süren Öktem’in açıklaması kısa sürede gündem oldu. Ancak bu ifade, şirket kurucusunun mahkeme kararına ilişkin yorumunu yansıtıyor. Bir haksız rekabet davasının reddedilmesiyle taşımacılık faaliyetlerine ilişkin ruhsat, izin ve diğer idari yükümlülüklerin tamamının karşılandığı sonucuna tek başına ulaşılamıyor.
HAZİRAN AYINDA MARTI TAG ALEYHİNE KARAR VERİLMİŞTİ
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 24 Haziran 2026 tarihinde Martı TAG’ın faaliyetlerine ilişkin haksız rekabet davasında şirket aleyhine karar vermişti. Mahkeme, Martı TAG ve TAG Sürücü hizmetlerinin sunulmasının önlenmesine hükmederken uygulamaya derhal erişim engeli getirilmesi yönündeki talebi ise reddetmişti.
Bu kararın ardından Oğuz Alper Öktem, hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini ve dosyayı istinaf incelemesine taşıyacaklarını açıklamıştı. Son gelişmeyle birlikte ilk derece mahkemesinin verdiği hüküm kaldırılmış oldu.
PAYLAŞIMLI YOLCULUK SİSTEMİNİN HUKUKİ STATÜSÜ YENİDEN GÜNDEMDE
Martı TAG ile taksici meslek kuruluşları arasındaki uyuşmazlığın merkezinde, uygulama üzerinden sunulan yolculuk hizmetlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı bulunuyor. İstinaf mahkemesinin davaları reddetmesi, bu uyuşmazlık bakımından şirketin lehine sonuç doğurdu.
Bununla birlikte paylaşımlı yolculuk sistemlerinin hukuki durumu yalnızca haksız rekabet hükümleriyle sınırlı değil. Taşımacılık mevzuatı, belediyelerin yetkileri, ticari taşıma izinleri ve ilgili idari düzenlemeler de faaliyetlerin değerlendirilmesinde ayrı önem taşıyor. Bu nedenle mahkemenin gerekçeli kararının kapsamı, gelişmenin hukuki etkilerini anlamak açısından belirleyici olacak.
GİRİŞİM ÖZGÜRLÜĞÜ VURGUSU DİKKAT ÇEKTİ
Öktem, kararın ardından yaptığı değerlendirmede Anayasa’da güvence altına alınan girişim özgürlüğünü öne çıkardı. Martı TAG’ın bu özgürlüğün bir sonucu olduğunu savunan şirket kurucusu, mahkeme kararının sistemin faaliyetlerini sürdürmesi açısından önemli bir dayanak oluşturduğunu ifade etti.
Ancak girişim özgürlüğü, her ticari faaliyetin sektörel düzenlemelerden bağımsız yürütülebileceği anlamına gelmiyor. Kararın tam gerekçesi ve hükmün hangi talepleri kapsadığı, Martı TAG’ın gelecekteki faaliyetlerine yönelik hukuki değerlendirmelerde önem taşıyacak.
Martı TAG ile taksici meslek kuruluşları arasında yaklaşık dört yıldır devam eden davada istinaf mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırması, şirket açısından önemli bir hukuki kazanım niteliği taşıyor. Asıl ve birleşen davaların reddedilmesiyle birlikte haksız rekabet iddialarına dayanan bu uyuşmazlıkta önceki hüküm değişmiş oldu.
Oğuz Alper Öktem’in paylaşımlı yolculuk sisteminin tamamen yasal hale geldiği yönündeki açıklaması ise mahkeme kararının kapsamından ayrı değerlendirilmesi gereken bir iddia olarak öne çıkıyor. Kararın gerekçesi, kesinleşme durumu ve taşımacılık mevzuatından kaynaklanan yükümlülükler açıklığa kavuşmadan Martı TAG’ın bütün faaliyetleri için koşulsuz bir yasallık sonucuna varmak mümkün değil. Buna karşın istinaf kararı, Türkiye’de paylaşımlı yolculuk hizmetlerinin geleceğine ilişkin tartışmalarda önemli bir gelişme olarak kayda geçti.