28 Ağustos 2026, 05:33:15
Dolar 48,2426
Euro 56,2220
Altın 7.104,05
BİST 14.575,51
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
25°C
Hafif Yağmurlu
Cts 26°C
Paz 29°C
Pts 28°C
Sal 29°C

İstanbul’da 5 ilçe için deprem uyarısı

İstanbul’da 5 ilçe için deprem uyarısı
27 Ağustos 2026 13:31

Türkiye’nin farklı noktalarında art arda meydana gelen depremler, gözleri yeniden Marmara Bölgesi’ne çevirdi. Japon Deprem Uzmanı ve İnşaat Yüksek Mühendisi Yoshinori Moriwaki, son sismik hareketliliği değerlendirirken İstanbul için dikkat çeken uyarılarda bulundu. Marmara’da yalnızca Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kuzey koluna odaklanılmaması gerektiğini belirten Moriwaki, uzun süredir büyük deprem üretmeyen güney koluna dikkat çekti. Gemlik-Bursa çevresinde meydana gelebilecek yaklaşık 7 büyüklüğündeki bir depremin İstanbul’da yumuşak zemine sahip bölgeleri etkileyebileceğini söyledi. Moriwaki, İstanbul’da özellikle Avcılar, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Tuzla ve Pendik ilçelerinin adını verdi.

MORIWAKI: TÜRKİYE’NİN HER YERİNDE DEPREMLER GÖRÜLMEYE BAŞLADI

1990 yılından bu yana Türkiye’de yaşayan Moriwaki, son yıllardaki deprem hareketliliğinin geçmiş dönemlere göre daha dikkat çekici hale geldiğini belirtti. Türkiye’ye ilk geldiği yıllarda Japonya ile kıyaslandığında çok daha az deprem yaşandığını ifade eden uzman, sonraki yıllarda 1999 Marmara, 2011 Van ve 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler gibi büyük afetlerin meydana geldiğini hatırlattı. Özellikle 2020 sonrasında Türkiye’nin farklı bölgelerinde daha sık sarsıntılar görüldüğüne işaret etti. Elazığ, İzmir ve Manisa’nın ardından Konya ve Niğde gibi depremle daha az anılan bölgelerde de sarsıntılar yaşandığını belirtti. Moriwaki, bu tablo nedeniyle Türkiye genelindeki fay sistemlerinin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi.

TÜRKİYE’NİN ALTINDA VE ÇEVRESİNDE 6 LEVHA BULUNUYOR

Türkiye’deki deprem riskinin temelinde ülkenin karmaşık tektonik yapısının bulunduğunu belirten Moriwaki, Anadolu’nun birden fazla levhanın etkisi altında olduğunu söyledi. Anadolu levhasının yanı sıra güneyde Afrika ve Arap levhaları, batıda Ege, kuzeyde Karadeniz ve doğuda Avrasya levhasının etkili olduğunu ifade etti. Türkiye’de altı farklı levhanın bulunmasının fay sistemlerini daha karmaşık hale getirdiğini belirtti. Japonya’da da benzer şekilde birden fazla levhanın bulunması nedeniyle yoğun deprem aktivitesi yaşandığını kaydetti. Moriwaki’ye göre Türkiye’nin deprem gerçeğini değerlendirirken yalnızca tek bir fay hattına değil, birbirini etkileyen geniş tektonik sisteme bakılması gerekiyor.

KUZEY ANADOLU FAYI DOĞUDAN BATIYA KIRILDI

Moriwaki, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın geçmişte oluşturduğu büyük depremleri de hatırlattı. Fay üzerindeki kırılmaların 1939 Erzincan depreminden sonra yıllar içerisinde doğudan batıya doğru ilerlediğini belirtti. Tokat ve Samsun’un güneyinden Marmara’ya uzanan bu süreçte farklı dönemlerde büyük depremler meydana geldiğini ifade etti. 1999 Marmara depremiyle birlikte Yalova-Çınarcık çevresindeki bölümde önemli miktarda enerjinin boşaldığını söyledi. Ancak Marmara çevresindeki bütün fay parçalarının aynı durumda olmadığının altını çizdi.

MARMARA’DAKİ 170 KİLOMETRELİK HAT İÇİN İKİ AYRI SENARYO

Moriwaki, Tekirdağ’dan Yalova-Çınarcık’a kadar uzanan fay hattının yaklaşık 170-173 kilometre uzunluğunda olduğunu belirtti. Bu hattın büyük ölçekte üç ayrı parçadan oluşabileceğini ifade eden uzman, parçaların aynı anda kırılması durumunda çok daha büyük bir deprem senaryosunun ortaya çıkabileceğini söyledi. Yaklaşık 170 kilometrelik hattın tek seferde kırılması halinde büyüklüğün 7,5’in üzerine çıkabileceği değerlendirmesinde bulundu. Bu nedenle geçmiş yıllarda birçok uzmanın Marmara için ciddi uyarılarda bulunduğunu hatırlattı. Ancak Moriwaki, mevcut değerlendirmesinde kuzey koluyla ilgili farklı bir senaryoya işaret etti.

“KUZEY KOLUNDA 7’NİN ÜZERİNDE DEPREM BEKLEMİYORUM”

Moriwaki, Marmara’daki deprem tartışmalarında çoğunlukla kuzey kolunun ön plana çıkarıldığını ancak kendi değerlendirmesine göre bu hatta 7’nin üzerinde bir deprem beklemediğini söyledi. Buna karşılık Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın güney kolunun gözden kaçırılmaması gerektiğinin altını çizdi. Güney kolunun Bolu’dan başlayarak Gemlik, Bursa, Bandırma ve Balıkesir yönüne doğru uzandığını belirtti. Bu bölgede uzun süredir büyük bir deprem meydana gelmemesinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle Gemlik çevresinin yaklaşık 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyelini koruduğunu ifade etti.

ASIL DİKKAT ÇEKTİĞİ NOKTA: GEMLİK-BURSA HATTI

Japon uzman, İstanbul açısından önemli risklerden birinin doğrudan kent içinden değil, Marmara’nın güneyinden gelebileceğini belirtti. Gemlik-Bursa çevresinde meydana gelebilecek 7 büyüklüğündeki bir depremin İstanbul’da da ciddi şekilde hissedilebileceğine dikkat çekti. Burada belirleyici faktörlerden birinin ilçelerin fay hattına uzaklığından çok zemin yapısı olabileceğini söyledi. Yumuşak ve emniyeti düşük zeminlerde deprem dalgalarının etkisinin daha güçlü hissedilebileceğini belirtti. Bu nedenle İstanbul’un bazı ilçelerinin özellikle dikkatli olması gerektiğini ifade etti.

İSTANBUL’DA 5 İLÇENİN ADINI VERDİ

Moriwaki, Gemlik-Bursa çevresinde meydana gelebilecek güçlü bir depremden İstanbul’da özellikle yumuşak zemine sahip bölgelerin etkilenebileceğini belirtti. Japon uzman bu kapsamda Avcılar, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Tuzla ve Pendik ilçelerini tek tek sıraladı. Bu ilçelerde risk değerlendirilirken yalnızca depremin büyüklüğünün değil, zeminin deprem dalgalarına vereceği tepkinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı. İstanbul’un farklı noktalarında aynı büyüklükteki bir depremin etkisinin zemin koşullarına göre değişebileceğine dikkat çekti. Moriwaki’nin açıklamasında böylece Marmara’nın güneyindeki fay hareketliliğinin İstanbul açısından taşıdığı önem yeniden gündeme geldi.

KÜÇÜK DEPREMLER BÜYÜK DEPREMİN ENERJİSİNİ BİTİRMİYOR

Son dönemde yaşanan küçük ve orta büyüklükteki depremlerin büyük deprem riskini ortadan kaldırıp kaldırmadığı sorusuna da değinen Moriwaki, küçük sarsıntıların büyük bir depremin biriktirdiği enerjiyi kayda değer ölçüde boşaltmadığını belirtti. Bu nedenle art arda küçük depremler yaşanmasının “büyük depremin enerjisi boşalıyor” şeklinde yorumlanmaması gerektiğine dikkat çekti. Fayların özelliklerinin, kırılma uzunluklarının ve bölgenin geçmiş deprem kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Marmara için tek bir senaryoya bağlı kalmanın doğru olmayacağını ifade etti. Uzmanlara göre asıl hazırlığın, depremin ne zaman olacağı tartışmasından çok yapı güvenliği ve zemin koşulları üzerinden yapılması gerekiyor.

DEPREM RİSKİNDE ZEMİN VE BİNA GÜVENLİĞİ ÖNE ÇIKIYOR

Moriwaki’nin açıklamaları İstanbul’daki deprem tartışmalarında zemin güvenliğini yeniden ön plana çıkardı. Aynı büyüklükteki deprem farklı zeminlerde çok farklı sonuçlara yol açabildiği için yalnızca fay hattına olan mesafe risk göstergesi olarak yeterli görülmüyor. Özellikle gevşek ve yumuşak zeminlerde sarsıntının daha fazla büyüyebilmesi, yapı güvenliğini kritik hale getiriyor. Bu nedenle vatandaşların yaşadıkları binaların deprem dayanıklılığını öğrenmesi ve gerekli önlemleri geciktirmemesi önem taşıyor. Moriwaki’nin uyarısında öne çıkan mesaj ise net: Marmara’da yalnızca kuzey koluna değil, Gemlik-Bursa yönüne uzanan güney kola ve İstanbul’un zemin açısından hassas ilçelerine de dikkat edilmesi gerekiyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.