Hüseyin Çelik’ten iktidara fon tepkisi

AK Parti’nin kurucu isimlerinden Hüseyin Çelik, yatırım fonlarına yönelik soruşturmada denetim mekanizmalarının ve olası siyasi bağlantıların da incelenmesini istedi. Tasfiye edilen 131 fondaki 455 bin 758 yatırımcıya dikkat çeken Çelik, partinin kuruluşunda savunulan hukuk ve adalet anlayışıyla bugünkü tabloyu örtüştüremediğini belirtti.
Eski Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, yatırım fonlarıyla ilgili soruşturmanın kapsamına ilişkin yaptığı açıklamayla tartışmaya farklı bir boyut ekledi. Çelik’in üzerinde durduğu temel konu, soruşturmanın yalnızca fonları yönetenler ve bu işlemlerden kazanç sağlayanlarla sınırlı kalıp kalmayacağı oldu.
Çelik, işlemlerin nasıl yürütüldüğünün yanı sıra denetimden sorumlu kurumların görevlerini yerine getirip getirmediğinin de ortaya çıkarılması gerektiğini savundu. Herhangi bir siyasi etkinin işlemlerde rol oynayıp oynamadığının ve sorumluluğu bulunan kişilerin korunup korunmadığının araştırılmasını istedi.
455 bin yatırımcıyı ilgilendiren süreç
Sermaye Piyasası Kurulunun açıkladığı verilere göre, yedi portföy yönetim şirketine bağlı 131 fonun tasfiyesine karar verildi. Bu fonlarda kayıtlı tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758 olarak açıklandı.
Çelik’in açıklamasında, Adalet Bakanı tarafından paylaşılan ve üç fon grubuna ilişkin olduğu belirtilen 187 milyar 653 milyon liralık kazanç verisi de yer aldı. Çelik, söz konusu tutarın hangi işlemler sonucunda elde edildiğinin ve bu işlemlerde hukuka aykırılık bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğine işaret etti.
Bununla birlikte, bir yatırım işleminden kazanç sağlanmasının tek başına suç teşkil etmediğini vurgulayan Çelik, hukuki değerlendirmelerin somut deliller üzerinden yapılması gerektiğini belirtti.
Denetim kurumları ve siyasi bağlantılar araştırılsın
Çelik’in çağrısının merkezinde, soruşturmanın olası bütün sorumluluk alanlarını kapsaması bulunuyor. Fon işlemlerini gerçekleştiren kişilerin yanı sıra denetim görevini yerine getirenlerin ve varsa siyasi ilişkilerini kullanarak sürece müdahale edenlerin de incelenmesini istedi.
Çelik’e göre, sorumlulukların yalnızca işlemleri gerçekleştiren kişiler üzerinden değerlendirilmesi yeterli olmayacak. Denetim süreçlerinin nasıl işlediği ve olası ihmallerin bulunup bulunmadığı da açıklığa kavuşmalı.
Açıklamasında, kişilerin siyasi konumlarının veya yakınlıklarının hukuki incelemenin dışında tutulmalarına gerekçe oluşturamayacağını savunan Çelik, soruşturmanın herkes için aynı ölçütlerle yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Meclis’in denetim görevi de gündeminde
Eski bakan, soruşturmanın yargı tarafından yürütülüyor olmasının Meclis’in denetim işlevini ortadan kaldırmadığı görüşünü dile getirdi. Yargı sürecine işaret edilerek parlamenter incelemenin gereksiz görülmesini eleştirdi.
Çelik ayrıca kayırmacılık, şeffaflık ve kamu yönetiminde hesap verebilirlik konularına değindi. Ekonomik gelişmelerin kamuoyuna nasıl anlatıldığına ilişkin eleştirilerde bulunurken, yatırımcıların yaşadığı güven kaybının yalnızca maddi sonuçlarla açıklanamayacağını savundu.
AK Parti’nin kuruluş ilkeleri üzerinden eleştiri
AK Parti’nin kurucuları arasında yer alan Çelik, açıklamasında partinin kuruluş döneminde öne çıkardığı hukuk devleti, demokrasi ve adalet ilkelerini de gündeme taşıdı. Bugünkü uygulamalarla o dönemde savunulan yaklaşım arasında uyumsuzluk gördüğünü belirtti.
Çelik’in açıklamasının ana mesajı, fon soruşturmasının siyasi veya bürokratik konum ayrımı yapılmadan yürütülmesi gerektiği yönünde oldu. Soruşturmanın kapsamının denetim süreçlerini ve varsa siyasi müdahale iddialarını da içermesini isteyen Çelik, sorumluluğu bulunan herkesin hukuk çerçevesinde hesap vermesi gerektiğini savundu.