FSM ve 15 TEMMUZ köprüleri özelleştirildi

Türkiye’nin ulaşım altyapısını ilgilendiren önemli bir özelleştirme kararı yürürlüğe girdi. Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda bulunan çok sayıda otoyol, Boğaz köprüleri, bağlantı yolları ve bunlara bağlı tesisler için yeni özelleştirme çerçevesi oluşturuldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 11750 sayılı kararla mevcut liste genişletilirken, yapılacak sözleşmelerin süresi 30 yıl olarak belirlendi. Kararda mülkiyet devri ise açık biçimde özelleştirme yöntemlerinin dışında bırakıldı.
Yeni düzenlemeyle Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu’nun belirli bir kesimi de programa dahil edildi. Böylece daha önce özelleştirme kapsamına alınmış otoyollar ve İstanbul Boğazı’ndaki iki büyük köprüyle birlikte oldukça geniş bir ulaşım ağı aynı çerçevede değerlendirilecek.
ÜÇ YENİ OTOYOL KESİMİ LİSTEYE EKLENDİ
Kararla özelleştirme kapsamına giren yol ağına üç önemli güzergâh daha eklendi. Bunlardan ilki Niğde-Pozantı Otoyolu, ikincisi Gaziantep Çevre Otoyolu oldu. Bursa’da ise Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı ile Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü programa alındı.
Söz konusu yollar yalnızca ana otoyol gövdeleriyle sınırlı tutulmadı. Bu güzergâhlara bağlı bağlantı yolları ile ulaşım sisteminin işletilmesinde kullanılan bazı tesisler ve birimler de özelleştirme programının parçası haline getirildi.
İSTANBUL’DAKİ İKİ BOĞAZ KÖPRÜSÜ DE KAPSAMDA
Kararın en dikkat çeken bölümlerinden biri İstanbul’daki köprüleri ilgilendiriyor. Daha önce alınan özelleştirme kararlarının kapsadığı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü de yeni oluşturulan özelleştirme çerçevesinin içinde bulunuyor.
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Çevre Otoyolu, köprülerin bağlantı yolları ve bunlara bağlı işletme birimleri de kapsam dahilinde değerlendirilecek. Böylece karar yalnızca şehirler arası otoyolları değil, İstanbul ulaşımının en kritik iki geçiş noktasını da doğrudan ilgilendiriyor.
TÜRKİYE’NİN ANA OTOYOL HATLARINDAN ÇOK SAYIDA GÜZERGÂH LİSTEDE
Özelleştirme programı yeni eklenen üç güzergâhla sınırlı değil. Önceki yıllarda alınan kararlarla programa dahil edilen çok sayıda ana ulaşım hattı da mevcut düzenlemenin içinde yer alıyor.
Kapsamda Edirne-İstanbul-Ankara Otoyolu, Pozantı-Tarsus-Mersin Otoyolu, Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu, Toprakkale-İskenderun Otoyolu ve Gaziantep-Şanlıurfa Otoyolu bulunuyor. İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyollarının yanı sıra Ankara ve İzmir çevre otoyolları da listedeki önemli güzergâhlar arasında.
Bu yolların bağlantıları ile üzerinde bulunan ve işletmenin parçası niteliğindeki tesisler de söz konusu sürecin içine alınabilecek.
SADECE YOLLAR DEĞİL TESİSLER DE ÖZELLEŞTİRME KAPSAMINDA
Kararın kapsamı otoyol ve köprülerin kullanım hakkıyla sınırlı tutulmadı. Yolların işletilmesini sağlayan bakım ve işletme tesisleri, hizmet alanları ve ücret toplama merkezleri de programa dahil edildi.
Bunun yanında yük aktarma merkezleri ile otoyol sistemi üzerinde bulunan diğer mal ve hizmet üretim birimleri de özelleştirme işlemlerinin konusu olabilecek. Böylece işletme hakkını alacak yapıların yalnızca yol geçişlerini değil, güzergâh üzerindeki bazı işletme ve hizmet alanlarını da kapsayan daha geniş bir sistem üzerinden faaliyet göstermesinin önü açıldı.
KRİTİK AYRINTI: KÖPRÜ VE OTOYOLLARIN MÜLKİYETİ SATILMAYACAK
Karardaki en önemli ayrıntılardan biri mülkiyet devrine ilişkin düzenleme oldu. Özelleştirme kapsamında kullanılabilecek yöntemler belirlenirken mülkiyet devri seçenekler arasına alınmadı.
Bu nedenle karar, otoyol ve köprülerin mülkiyetinin doğrudan özel şirketlere satılması anlamına gelmiyor. Bunun yerine kamuya ait varlıkların belirli sürelerle işletilmesi veya bunlardan elde edilen gelirlerin farklı modeller kapsamında değerlendirilmesi söz konusu olacak.
Karardaki bu ayrım, 30 yıllık sürenin de doğru anlaşılması açısından önem taşıyor. Söz konusu süre mülkiyetin el değiştireceği bir dönem değil, yapılacak özelleştirme sözleşmelerinin süresi olarak belirlendi.
İŞLETME HAKKI, KİRALAMA VE GELİR ORTAKLIĞI UYGULANABİLECEK
Özelleştirme sürecinde tek bir model uygulanması zorunlu olmayacak. Karara göre işletme hakkının verilmesi başta olmak üzere kiralama, gelir ortaklığı ve mülkiyet devri dışında kalan çeşitli hukuki yöntemler kullanılabilecek.
İşin niteliğine göre bu yöntemlerden yalnızca biri seçilebileceği gibi birden fazla modelin birlikte uygulanmasının da önü açık bırakıldı. Bu durum, farklı otoyol ve köprü gruplarında farklı işletme modellerinin gündeme gelebileceği anlamına geliyor.
Hangi güzergâhta hangi modelin kullanılacağı ise özelleştirme sürecinde hazırlanacak ihale ve sözleşme şartlarıyla netleşecek.
OTOYOLLAR TEK PAKET OLMAK ZORUNDA DEĞİL
Düzenlemede dikkat çeken bir diğer ayrıntı, kapsamdaki varlıkların nasıl gruplandırılacağına ilişkin oldu. Otoyollar, köprüler, bağlantı yolları ve tesislerin tamamının tek bir paket halinde özelleştirilmesi zorunluluğu bulunmuyor.
Varlıkların tamamı birlikte değerlendirilebileceği gibi çeşitli gruplar oluşturularak ayrı ayrı özelleştirme işlemleri yürütülebilecek. Böylece İstanbul’daki köprülerden Anadolu’daki otoyollara kadar farklı ulaşım hatları için ayrı ihale süreçlerinin oluşturulabilmesinin önü açılmış oldu.
Nihai yapı, Özelleştirme İdaresi tarafından yürütülecek hazırlık ve ihale süreçlerinin ardından ortaya çıkacak.
SÖZLEŞMELERİN SÜRESİ 30 YIL OLACAK
Cumhurbaşkanı kararında yapılacak özelleştirme sözleşmelerinin süresi 30 yıl olarak belirlendi. Bu süre, işletme hakkı veya diğer yöntemlerle gerçekleştirilecek özelleştirme işlemlerinin sözleşme dönemini ifade ediyor.
Dolayısıyla 30 yıllık düzenleme köprü veya otoyol mülkiyetinin devredilmesi anlamına gelmiyor. Sürenin sonunda uygulanacak durum, hazırlanacak sözleşmeler ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilecek.
Karar böylece Türkiye’nin en önemli ulaşım altyapılarından bazılarının uzun dönemli işletilmesine yönelik yeni bir hukuki çerçeve oluşturmuş oldu.
ÖZELLEŞTİRME SÜRECİ İÇİN SON TARİH 31 ARALIK 2031
Kararda iki farklı süre bulunması dikkat çekiyor. Bunlardan biri 30 yıllık sözleşme süresi, diğeri ise özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için belirlenen takvim.
İhale, sözleşme ve ilgili devir işlemlerinin en geç 31 Aralık 2031 tarihine kadar tamamlanması öngörülüyor. Bu nedenle 2031 tarihi, işletme hakkının sona ereceği tarih değil; özelleştirme sürecinin sonuçlandırılması için belirlenen son tarih niteliğinde.
30 yıllık sözleşme süresi ise gerçekleştirilecek özelleştirme işleminin ardından ayrıca işleyecek.
KARAR GEÇİŞ ÜCRETLERİNİ DOĞRUDAN BELİRLEMİYOR
Yeni düzenlemede köprü ve otoyolların gelecekte uygulanacak geçiş ücretlerine ilişkin doğrudan bir tarife açıklanmadı. Kararın temel konusu, hangi varlıkların özelleştirme programına alınacağı, hangi yöntemlerin kullanılabileceği, işlemlerin ne zamana kadar tamamlanacağı ve sözleşmelerin süresi.
Bu nedenle kararın yayımlanmasıyla birlikte geçiş ücretlerinin doğrudan özel şirketler tarafından belirlenmeye başladığı şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru olmayacak. Ücretlendirme, denetim, yatırım yükümlülükleri ve işletme koşulları gibi ayrıntıların ihale ve sözleşme aşamalarında netleşmesi bekleniyor.
Türkiye’nin en yoğun kullanılan otoyol ve köprülerinden bir bölümünü kapsayan karar, ölçeği ve 30 yıllık sözleşme süresi nedeniyle önümüzdeki dönemin en önemli altyapı ve özelleştirme başlıklarından biri olmaya aday.