Dolar 49,4136
Euro 55,6578
Altın 6.612,14
BİST 12.118,29
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
15°C
Hafif Yağmurlu
Cum 13°C
Cts 14°C
Paz 17°C
Pts 17°C

Akın Gürlek: Mevcut Anayasa ülkemize dar geliyor

Akın Gürlek: Mevcut Anayasa ülkemize dar geliyor
15 Ekim 2026 06:42 | Son Güncellenme: 15 Ekim 2026 06:43

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 1982 Anayasası’nın günümüzün ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını belirterek yeni anayasa çağrısını yineledi. Çankaya Köşkü’nde düzenlenen toplantıda konuşan Gürlek, mevcut metnin yıllar içinde yapılan değişikliklerle bütünlüğünü kaybettiğini savundu. Yeni anayasanın sivil, demokratik, özgürlükçü ve toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir anlayışla hazırlanması gerektiğini söyledi.

Gürlek’ten yeni anayasa çağrısı

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu tarafından Çankaya Köşkü’nde düzenlenen “Türkiye’nin Yeni Anayasa Gündemi” başlıklı toplantıda konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Gürlek, anayasanın yalnızca içeriğinin değil, hazırlanma sürecinin de demokratik meşruiyet açısından önem taşıdığını belirtti.

1982 Anayasası’nın 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından hazırlandığını hatırlatan Gürlek, o dönemde siyasi partilerin ve toplumun farklı kesimlerinin anayasa hazırlık sürecine katılımının sınırlı olduğunu ifade etti. Yeni anayasanın geniş katılımla, uzlaşma temelinde ve milletin temsilcileri tarafından hazırlanması gerektiğini savundu.

“Anayasa adeta yamalı bohçaya dönmüştür”

Mevcut anayasanın yıllar içinde çok sayıda değişikliğe uğradığına dikkat çeken Gürlek, bu değişikliklerin metnin bütünlüğünü ve hükümler arasındaki uyumu olumsuz etkilediğini ileri sürdü.

Gürlek, değerlendirmesinde, “Anayasa adeta yamalı bohçaya dönmüştür” ifadesini kullandı. Bilim ve teknolojideki ilerlemelerin yanı sıra toplumsal ve siyasi yapılarda yaşanan dönüşümlerin de yeni bir anayasa ihtiyacını artırdığını belirtti.

Türkiye’nin güncel ihtiyaçlarına cevap verecek yeni bir anayasal çerçeveye kavuşması gerektiğini savunan Gürlek, mevcut metnin ülkenin bugünkü koşulları bakımından yetersiz kaldığı görüşünü dile getirdi.

Yeni anayasa için katılımcılık ve uzlaşma vurgusu

Gürlek, hazırlanacak yeni anayasanın toplumun farklı kesimlerini kapsaması gerektiğini belirtti. Demokratik ve özgürlükçü bir metnin oluşturulmasında katılımcı bir sürecin önemine işaret eden Bakan, farklılıkların ayrımcılık gerekçesi yapılmadığı, herkesin eşit vatandaşlık temelinde yer aldığı bir anayasal düzen hedeflediklerini söyledi.

Yeni anayasanın insan onurunu merkeze alması gerektiğini ifade eden Gürlek, ırk, din, mezhep, dil, renk ve kültür farklılıklarının vatandaşlar arasında ayrımcılığa yol açmaması gerektiğini vurguladı.

“Başörtüsü zulmü gibi uygulamalara izin vermeyecek”

Konuşmasında geçmişteki başörtüsü yasaklarına da değinen Gürlek, yeni anayasanın zorbalık ve baskı uygulamalarının önüne geçecek güvenceler içermesi gerektiğini söyledi. Bakan, anayasanın bütün vatandaşları kapsayan ve temel hakları koruyan bir yapıda olması gerektiğini belirtti.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı hedefleri arasında gösterdiği yeni anayasa konusunda çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. Yeni metnin sivil, demokratik, özgürlükçü ve kuşatıcı olması gerektiğini yineleyen Bakan, anayasa çalışmalarını sonuçlandırma hedefinden vazgeçmeyeceklerini dile getirdi.

Toplantıda yapılan açıklamalar, yeni anayasa tartışmalarını yeniden gündeme taşırken, hazırlık sürecinin nasıl ilerleyeceği ve siyasi partiler arasında nasıl bir uzlaşma zemini oluşacağı ise önümüzdeki dönemin önemli başlıkları arasında yer alıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.