Bakırhan: Süreçte Güven Krizi Var

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Suriye’de yaşanan gelişmeler ve devam eden siyasi sürece ilişkin yaptığı açıklamalarda, iktidarın tercihleri nedeniyle süreçte ciddi bir kırılma ve güven krizi yaşandığını söyledi. Bakırhan, komisyon dışında somut hiçbir adım atılmadığını vurguladı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak hem Suriye’deki son gelişmelere hem de Türkiye’de yürütülen siyasi sürece dair eleştirilerini dile getirdi. Sürecin teknik olarak devam ettiğini belirten Bakırhan, sahada bunun karşılığının olmadığını ifade etti.
Bakırhan, sürecin ilerlememesinin nedenini iktidarın tercihleriyle ilişkilendirerek, güven duygusunun ciddi biçimde zedelendiğini söyledi. İktidarın süreci yalnızca söylem düzeyinde sürdürdüğünü savunan Bakırhan, toplumda oluşan beklentilerin boşa çıktığını dile getirdi.
“Süreç var deniyor ama sahada karşılığı yok”
Bakırhan, sürecin söylem düzeyinde sürdürüldüğünü ancak uygulamada ilerleme sağlanamadığını söyledi. Özellikle hukuki ve siyasi alanlarda somut adımların atılmamasının süreci anlamsız hale getirdiğini vurguladı. Sürecin yalnızca açıklamalarla yürütülemeyeceğini belirten Bakırhan, güvenin eylemlerle inşa edileceğini ifade etti. Aksi halde sürecin toplumsal meşruiyetini kaybedeceğini dile getirdi.
Komisyon dışında tek bir pratik adım atılmadı
DEM Parti Eş Genel Başkanı, süreç başladığından bu yana yalnızca komisyon çalışmalarının gündeme getirildiğini söyledi. Bunun dışında iktidarın sahaya yansıyan hiçbir somut uygulama ortaya koymadığını belirtti. Bakırhan, komisyonların tek başına yeterli olmadığını, asıl önemli olanın siyasi irade ve uygulama olduğunu vurguladı. Bu eksikliğin süreci kilitlediğini savundu.
Güven krizinin sorumluluğu iktidarın tercihleri
Bakırhan, yaşanan güven krizinin karşılıklı bir sorun olmadığını ifade etti. Güven kaybının temel nedeninin iktidarın attığı veya atmaktan kaçındığı adımlar olduğunu söyledi. Sürecin başından itibaren tek taraflı bir bekleyiş dayatıldığını dile getiren Bakırhan, bunun sürdürülebilir olmadığını belirtti. Güvenin yeniden tesis edilmesi için sorumluluğun iktidarda olduğunu vurguladı.
Suriye’deki gelişmeler süreci doğrudan etkiliyor
Bakırhan, Suriye’de yaşanan askeri ve siyasi gelişmelerin Türkiye’deki süreci doğrudan etkilediğini söyledi. Bölgesel politikalardaki sertleşmenin iç siyasetteki diyalog alanını daralttığını ifade etti. Bu durumun süreci daha kırılgan hale getirdiğini belirten Bakırhan, dış politikadaki tercihlerin iç sürece zarar verdiğini savundu. Bölgesel barış olmadan iç barışın da zorlaşacağını dile getirdi.
İktidarın tercihleri süreci tıkadı
DEM Parti lideri, iktidarın güven artırıcı adımlar atmaktan bilinçli şekilde kaçındığını öne sürdü. Bu tercihin sürecin ilerlemesini engellediğini söyledi. Sürecin tek taraflı beklentiler üzerine kurulduğunu belirten Bakırhan, bunun kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sağlıklı bir ilerleme için karşılıklı adımların şart olduğunu vurguladı.
İmralı tutanakları tartışmasına sert tepki
Bakırhan, kamuoyuna yansıyan İmralı görüşmesi tutanakları iddialarına da değindi. Bu belgelerin paylaşım biçiminin yanlış olduğunu savundu. Sürecin hassasiyetine zarar veren bu yaklaşımın güven krizini derinleştirdiğini belirtti. Bu tür belgelerin siyasi amaçlarla kullanılmaması gerektiğini söyledi.
“Tutanak montajla, seçmeyle paylaşılmaz”
Bakırhan, tutanakların yorumlanarak, seçilerek ya da montajlanarak kamuoyuna sunulmasına sert tepki gösterdi. Bu yöntemin sürecin ciddiyetini zedelediğini ifade etti. Tutanakların ya resmi ve eksiksiz şekilde paylaşılması ya da hiç paylaşılmaması gerektiğini vurguladı. Aksi halde manipülasyon tartışmalarının kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Şeffaflık çağrısı yaptı
DEM Parti Eş Genel Başkanı, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için tam şeffaflık gerektiğini belirtti. Parçalı ve kontrolsüz bilgi sızdırılmasının güveni daha da zedelediğini ifade etti. Şeffaflığın yalnızca açıklama yapmak değil, hesap verebilirlik anlamına geldiğini söyledi. Bu ilkenin göz ardı edildiğini savundu.
Muhalefet ve toplum sürecin dışında bırakılıyor
Bakırhan, sürecin yalnızca iktidar merkezli yürütülmesini eleştirdi. Muhalefetin ve toplumun sürece dahil edilmediğini belirtti. Bu yaklaşımın demokratik meşruiyeti zayıflattığını ifade etti. Geniş toplumsal mutabakat olmadan sürecin ilerleyemeyeceğini söyledi.
Toplumsal destek hızla eriyor
Bakırhan, yaşanan güven krizinin toplumsal desteği ciddi biçimde azalttığını dile getirdi. Sürecin halk nezdinde inandırıcılığını kaybettiğini söyledi. Bu durumun uzun vadede daha büyük siyasi ve toplumsal sorunlara yol açabileceğini vurguladı. Güven kaybının telafisinin zor olacağını ifade etti.
Diyalogdan vazgeçilmedi vurgusu
Tüm eleştirilere rağmen diyalogdan yana olduklarını belirten Bakırhan, kapıları kapatmadıklarını söyledi. Ancak diyalogun tek taraflı beklentilerle yürütülemeyeceğini ifade etti. Karşılıklı ve samimi adımların şart olduğunu vurguladı. Aksi halde sürecin sadece bir söylem olarak kalacağını dile getirdi.
Siyasi sorumluluk iktidara ait
Bakırhan, sürecin başarısız olması halinde siyasi sorumluluğun açık olduğunu söyledi. Bu sorumluluğun iktidar tarafından üstlenilmesi gerektiğini ifade etti. Sürecin tıkanmasının görmezden gelinemeyeceğini belirtti. Hesap verilebilirlik çağrısını yineledi.
Tuncer Bakırhan’ın açıklamaları, Türkiye’de yürütülen sürecin ciddi bir güven bunalımıyla karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. DEM Parti’nin vurguladığı söylem–eylem çelişkisi, sürecin geleceğine dair soru işaretlerini artırırken, çözümün ancak somut ve şeffaf adımlarla mümkün olabileceğine işaret ediyor.