Dolar 43,2756
Euro 50,1962
Altın 6.375,38
BİST 12.668,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 6°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
6°C
Hafif Yağmurlu
Paz 4°C
Pts 4°C
Sal 6°C
Çar 8°C

Yunanistan’dan Türkiye’ye 12 Mil Çıkışı

Yunanistan’dan Türkiye’ye 12 Mil Çıkışı
17 Ocak 2026 11:02

Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis’in Ege Denizi’nde karasularını genişletme açıklaması, Ankara–Atina hattında tansiyonu yükseltti. Türkiye’nin “savaş sebebi” olarak gördüğü 12 mil hedefi yeniden gündemin merkezine oturdu.


Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis’in parlamentoda yaptığı açıklamalar, Ege Denizi’nde uzun süredir hassas olan dengeleri yeniden tartışmaya açtı. Atina yönetiminin karasularını genişletme yönündeki kararlılığını açıkça dile getirmesi, Türkiye’nin sert tepki gösterdiği “12 deniz mili” meselesini yeniden gündeme taşıdı. Açıklamalar, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde yeni bir gerilim başlığı oluşturdu.


Yunanistan’dan Ege İçin Net Mesaj

Yerapetritis, Ege Denizi’nde Yunanistan’ın egemenlik alanlarını genişletme iradesini açık bir dille ifade etti. Karasularının genişletilmesinin devlet politikası olduğunu vurgulayan Bakan, bu sürecin kademeli olarak ilerleyeceğini belirtti. Atina’nın bu adımı ulusal egemenlik hakkı olarak gördüğü mesajı verildi. Açıklama, Ege’deki mevcut statükonun sorgulanmasına yol açtı.

Deniz Parkları Stratejinin İlk Adımı

Yunan Bakan, Ege’de oluşturulan deniz parklarının yalnızca çevresel bir proje olmadığını söyledi. Bu parkların daha geniş bir deniz stratejisinin ilk aşaması olduğuna dikkat çekti. Yetki alanlarının fiilen güçlendirilmesi hedefinin altı çizildi. Bu yaklaşım, hukuki ve siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.

“Egemenliğimizi Pekiştiriyoruz” Vurgusu

Yerapetritis, deniz parkları aracılığıyla Yunanistan’ın egemenlik iddialarını güçlendirdiğini savundu. Bu adımların, yetki alanları üzerindeki tartışmaları etkisiz hale getireceğini dile getirdi. Atina’nın Ege’deki haklarını fiili uygulamalarla destekleme niyetinde olduğu görüldü. Açıklamalar, bölgesel gerilimi tırmandıran bir ton içerdi.

Hedef Açık: 12 Deniz Mili

Yunanistan’ın nihai hedefinin Ege Denizi’nde karasularını 12 deniz miline çıkarmak olduğu açıkça ifade edildi. Bakan, mevcut durumda 6 deniz mili olan sınırın genişletilmesinin stratejik planın bir parçası olduğunu söyledi. İkinci bir deniz parkı kurulmasının da bu sürece hizmet edeceği belirtildi. Bu hedef, Ankara’nın kırmızı çizgileriyle doğrudan örtüşüyor.

İyon Denizi Örneği Hatırlatıldı

Atina yönetimi, daha önce İyon Denizi’nde karasularını 12 mile çıkardığını hatırlatıyor. Bu adımın uluslararası hukuka uygun olduğu savunuluyor. Aynı modelin Ege’de de uygulanabileceği mesajı veriliyor. Ancak Ege’nin kendine özgü coğrafi ve siyasi koşulları, bu yaklaşımı tartışmalı hale getiriyor.

Türkiye’nin Tavrı Net

Türkiye, Ege Denizi’nde karasularının 6 milin üzerine çıkarılmasını kesin bir dille reddediyor. Ankara, bu tür bir adımın Ege’deki dengeleri kökten bozacağını savunuyor. Türk yetkililer, tek taraflı hamlelerin kabul edilemez olduğunu vurguluyor. Bu konu, Türkiye açısından ulusal güvenlik meselesi olarak görülüyor.

Casus Belli Kararı Yeniden Gündemde

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1995 yılında aldığı ve kamuoyunda “casus belli” olarak bilinen karar, yeniden hatırlatıldı. Karara göre, Yunanistan’ın Ege’de karasularını 6 milin ötesine çıkarması savaş nedeni sayılıyor. Bu karar, Ankara’nın bu konuda geri adım atmayacağını gösteriyor. Yunanistan’ın açıklamaları bu çerçevede dikkatle izleniyor.

Diplomatik Hatlar Zorlanıyor

Son açıklamalar, Ankara ile Atina arasında yürütülen diyalog sürecini zora sokabilecek nitelikte değerlendiriliyor. İki ülke arasında son dönemde yumuşama sinyalleri verilse de Ege konusu kırılganlığını koruyor. Uzmanlar, karşılıklı sert söylemlerin riskleri artırabileceğine dikkat çekiyor. Diplomatik kanalların önemi bir kez daha öne çıkıyor.

Uluslararası Hukuk Tartışması

Yunanistan, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni dayanak gösterirken; Türkiye bu sözleşmeye taraf değil. Ankara, Ege’nin özel statüsünün dikkate alınması gerektiğini savunuyor. Bu durum, hukuki zeminde uzlaşmayı zorlaştırıyor. Sorunun siyasi boyutu, hukuki tartışmaların önüne geçiyor.

Ege’de Denge Arayışı

Ege Denizi, çok sayıda ada, kıta sahanlığı ve hava sahası gibi karmaşık başlıkları barındırıyor. Karasularının genişletilmesi, sadece deniz yetki alanlarını değil, hava sahası ve güvenlik dengelerini de etkiliyor. Bu nedenle konu, bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıyor. Küçük bir adım büyük sonuçlar doğurabilir.

Bölgesel Güvenlik Endişeleri

Uzmanlar, Ege’de tek taraflı adımların askeri ve siyasi riskleri artırabileceğini vurguluyor. Yanlış hesaplamaların ciddi krizlere yol açabileceği belirtiliyor. NATO müttefiki iki ülke arasındaki gerilimin, ittifak içi dengeleri de etkileyebileceği ifade ediliyor. Bölgesel aktörler gelişmeleri yakından takip ediyor.

Gözler Ankara’nın Tepkisinde

Yunanistan’ın açıklamalarının ardından gözler Türkiye’den gelecek resmi açıklamalara çevrildi. Ankara’nın diplomatik ve siyasi adımlarını hangi yönde atacağı merak ediliyor. Olası hamlelerin Ege’deki süreci doğrudan etkilemesi bekleniyor. Süreç, yüksek hassasiyetle izleniyor.


Yunanistan’ın Ege Denizi’nde karasularını genişletme yönündeki açıklamaları, Türkiye ile uzun yıllardır süren hassas dengeyi yeniden sarsmış durumda. Ankara’nın “savaş sebebi” olarak tanımladığı 12 mil hedefinin açıkça dile getirilmesi, gerilimin tırmanma riskini artırıyor. Önümüzdeki dönemde diplomatik temasların yoğunlaşması kaçınılmaz görünürken, Ege’de atılacak her adımın bölgesel istikrar açısından kritik sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.