Dolar 43,1895
Euro 50,2979
Altın 6.410,91
BİST 12.456,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Az Bulutlu
İstanbul
12°C
Az Bulutlu
Cum 10°C
Cts 6°C
Paz 4°C
Pts 5°C

TBMM TUTANAKLARINA SERT TEPKİ: AĞIRALİOĞLU’ndan ”KÜRTÇE ÇIKIŞI”

TBMM TUTANAKLARINA SERT TEPKİ: AĞIRALİOĞLU’ndan ”KÜRTÇE ÇIKIŞI”
15 Aralık 2025 03:21

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, TBMM tutanaklarında Kürtçenin “bilinmeyen dil” olarak yer almasına sert tepki gösterdi. Ağıralioğlu, “Bu rencide edici bir şey. Kürtçe bizim milletimizin dilidir” derken, Kürtçenin resmi dil yapılmasının ise “memleketi böleceğini” savundu.


Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Adıyaman programı kapsamında gazetecilerle bir araya geldi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, TBMM’de Kürtçe konuşmaların tutanaklara “bilinmeyen dil” olarak geçirilmesine sert sözlerle karşı çıktı.

Bir gazetecinin, ana dilde eğitim ve Meclis tutanaklarıyla ilgili sorusu üzerine konuşan Ağıralioğlu, bu ifadenin hem Kürt vatandaşları hem de toplumsal birlik açısından son derece rahatsız edici olduğunu dile getirdi. Ağıralioğlu, Kürtçenin bu ülkenin bir gerçeği olduğunu vurgularken, resmi dil tartışmalarına da net bir sınır çizdi.

Bilinmeyen Dil” İfadesi Devlet Ciddiyetiyle Bağdaşmıyor

Yavuz Ağıralioğlu, Meclis tutanaklarında kullanılan “bilinmeyen dil” ifadesinin devlet aklıyla ve ciddiyetiyle bağdaşmadığını söyledi. Bu tanımlamanın milyonlarca Kürt vatandaşın ana dilini yok saymak anlamına geldiğini belirterek, bunun hem vicdani hem de siyasi bir hata olduğunu vurguladı.

Kürtçenin Varlığı Tartışma Konusu Olamaz

Ağıralioğlu, Kürtçenin bu ülkede konuşulan, yaşayan ve kültürel bir gerçeklik olduğunu ifade etti. Kürtçenin varlığının tartışmaya açılmasının toplumsal barışı zedelediğini belirten Ağıralioğlu, bu tür ifadelerin sorun çözmek yerine yeni kırılmalar yarattığını söyledi.

“Kürtçe Kardeşim” Çıkışıyla Net Mesaj

Ağıralioğlu’nun “Kürtçe kardeşim” ifadesi, devletin vatandaşına mesafeli değil, kapsayıcı bir dil kullanması gerektiğine işaret etti. Bu söylemin, resmi söylemlerde kullanılan dilin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyduğu değerlendirildi.

Ana Dilde Eğitim Tartışmasına Kontrollü Yaklaşım

Ana dilde eğitim konusuna değinen Ağıralioğlu, bireylerin kültürel haklarının korunmasının devletin görevi olduğunu kabul etti. Ancak bu konunun anayasal düzeni zorlayacak şekilde ele alınmasının Türkiye’yi daha derin sorunlara sürükleyebileceği uyarısında bulundu.

Resmi Dil Uyarısı: Anayasal Kırmızı Çizgi

Ağıralioğlu, Kürtçenin resmi dil haline getirilmesi yönündeki taleplerin anayasal düzeni sarsacağını savundu. Resmi dilin eğitim ve kamu alanına girmesi halinde üniter devlet yapısının zarar göreceğini açık şekilde dile getirdi.

Eğitimde Ayrışma Tehlikesine Dikkat Çekti

Resmi dil tartışmasının eğitim sistemine yansıması halinde çocukların etnik kimlik üzerinden ayrışacağını ifade eden Ağıralioğlu, bunun uzun vadede toplumsal bütünlüğü zayıflatacağını söyledi. “Kürtlerin okulu, Türklerin okulu” ayrımının tehlikelerine dikkat çekti.

Üniter Devlet Vurgusu

Ağıralioğlu, üniter devlet yapısına sahip ülkelerde birden fazla resmi dil uygulamasının istisnai olduğunu belirtti. Türkiye’nin tarihsel ve siyasal yapısının bu tür bir modele uygun olmadığını savundu.

Sorunun Muhatabı Terör Yapıları Değil, Milletin Kendisi

Ağıralioğlu, Kürt meselesi üzerinden yürütülen tartışmalarda muhatabın terör örgütleri olmaması gerektiğini vurguladı. “PKK’yla değil, İmralı’yla değil; milletle konuşulmalı” sözleriyle devletin doğru muhataplarla temas kurması gerektiğini ifade etti.

Devletin Asli Görevi: Hakları Korumak

Ağıralioğlu, insanların anadan doğma haklarını korumanın, geliştirmenin ve muhafaza etmenin devletin temel sorumluluğu olduğunu söyledi. Bu hakların güvence altına alınmasının, ayrıştırıcı değil birleştirici politikalarla mümkün olacağını savundu.

Açıklamalar Yeni Bir Siyasi Hat mı?

Ağıralioğlu’nun çıkışı, dil ve kimlik meselesinde ne inkârcı ne de ayrıştırıcı bir çizgi olarak yorumlandı. Bu yaklaşımın Anahtar Parti’nin önümüzdeki dönemde izleyeceği siyasi hattın ipuçlarını verdiği değerlendiriliyor.


Yavuz Ağıralioğlu’nun açıklamaları, Türkiye’de uzun süredir hassas dengeler üzerinde yürüyen dil ve kimlik tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı. Kürtçenin “bilinmeyen dil” olarak tanımlanmasına açık bir itiraz getiren Ağıralioğlu, kültürel hakların tanınması ile üniter devlet yapısının korunması arasında net bir sınır çizdi. Bu çıkışın, önümüzdeki dönemde Meclis’te ve siyasi arenada daha kapsamlı tartışmaları beraberinde getirmesi bekleniyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.