Saral: DEM Parti’nin Tutumu İkiyüzlü

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, DEM Parti’nin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’yı hedef alan açıklamalarına sert sözlerle karşılık verdi. Saral, terörle arasına net mesafe koymayan siyasi söylemlerin inandırıcılığını yitirdiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Suriye’de yaşanan son askeri ve siyasi gelişmelerin ardından DEM Parti’nin açıklamalarına sert tepki gösterdi. Saral, terörle arasına net bir çizgi çekmeyen yapıların, uluslararası ve bölgesel aktörlere “terörist” yaftası yapıştırmasının samimiyetsiz ve ikiyüzlü bir yaklaşım olduğunu ifade etti.
Saral, özellikle DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın “SDG Kürtleri temsil ediyor” yönündeki sözleri ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’yı hedef alan açıklamaların, sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini belirtti. Açıklamalar, Türkiye’nin terörle mücadele politikası ve Suriye yaklaşımı açısından net bir duruş mesajı olarak değerlendirildi.
Saral’dan DEM Parti’ye en net çıkış
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Suriye’de yaşanan son gelişmeler sonrası DEM Parti’nin söylemlerine açık bir dille karşı çıktı. Saral, kullanılan dilin siyasi eleştiriden çok ideolojik bir refleks taşıdığını ifade etti.
Bu açıklama, Terörsüz Türkiye süreci boyunca DEM Parti’ye yönelik en sert tepkilerden biri olarak kayda geçti.
Saral’ın sözleri, sadece iç siyaseti değil, Türkiye’nin bölgesel duruşunu da doğrudan ilgilendiriyor.
Açıklamalar, Ankara’nın Suriye politikasındaki kırmızı çizgilerin yeniden altını çizdi.
“Terörle arasına mesafe koymayanların söz hakkı yok”
Saral, terörle arasına net bir mesafe koyamayan yapıların ahlaki ve siyasi meşruiyetini sorguladı.
Bu kesimlerin, başka aktörlere “terörist” yaftası yapıştırmasının samimiyetten uzak olduğunu söyledi.
Söz konusu yaklaşımın kamuoyunda karşılık bulmadığını vurguladı.
Açıklama, güvenlik ve siyaset ilişkisinin yeniden tartışılmasına neden oldu.
Ahmed Şara vurgusu: “İdeolojik körlük”
Saral, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’yı hedef alan söylemleri “gerçek dışı” olarak nitelendirdi.
Bu ifadelerin sahadaki gelişmelerle örtüşmediğini dile getirdi.
Şara’nın, emperyalist planlara karşı duruş sergileyen bir figür olduğunu savundu.
Saral’a göre yapılan suçlamalar ideolojik bir körlüğün ürünü.
YPG sonrası dengeler değişti
Suriye ordusunun operasyonlarıyla YPG’nin etkin olduğu bölgelerden temizlenmesi, bölgedeki güç dengesini değiştirdi.
Bu gelişme, Türkiye açısından güvenlik risklerinin azalması olarak değerlendiriliyor.
Ancak söz konusu askeri tablo, bazı siyasi çevrelerde rahatsızlık yarattı.
Saral’ın tepkisi bu bağlamda okunuyor.
DEM Parti’nin “SDG Kürtleri temsil ediyor” çıkışı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın “SDG Kürtleri temsil ediyor” açıklaması tartışmaları alevlendirdi.
Bu ifade, hem Ankara’da hem de kamuoyunda ciddi eleştirilere neden oldu.
Saral’ın çıkışı, bu söyleme doğrudan bir yanıt niteliği taşıyor.
Türkiye, terör örgütleriyle etnik kimliklerin özdeşleştirilmesine kesin olarak karşı çıkıyor.
“Kandil’e terörist demeden siyaset olmaz”
Saral, açıklamasında Kandil vurgusuna özel yer verdi.
Bebek katilleri ve hendek siyaseti yürüten yapılara açıkça “terörist” denmesi gerektiğini söyledi.
Bu ifadeler, DEM Parti’nin söylem sınırlarını yeniden gündeme getirdi.
Saral’a göre siyasi tutarlılık burada başlıyor.
Terörsüz Türkiye sürecinde kırılma
Türkiye’nin terörle mücadelede yeni bir döneme girdiği vurgulandı.
Bu süreçte kullanılan dilin daha da önem kazandığı ifade ediliyor.
Saral’ın çıkışı, sürecin hassasiyetine dikkat çeken bir uyarı olarak değerlendiriliyor.
Ankara, bu süreçte gri alan bırakmak istemiyor.
Bölgesel siyaset mesajı
Saral’ın sözleri sadece iç politikaya değil, bölgesel aktörlere de mesaj içeriyor.
Türkiye, Suriye denkleminde kimin nerede durduğunu net biçimde görüyor.
İdeolojik söylemlerle sahadaki gerçeklerin örtülemeyeceği vurgulanıyor.
Bu mesaj, uluslararası kamuoyuna da açık bir uyarı niteliğinde.
Kamuoyunda yankı buldu
Saral’ın açıklamaları kısa sürede siyasi gündemin merkezine oturdu.
Sosyal medyada ve siyaset kulislerinde geniş yankı uyandırdı.
Birçok yorumcu, açıklamayı “net ve sert” olarak değerlendirdi.
Bu çıkışın önümüzdeki günlerde yeni polemiklere yol açması bekleniyor.
Söylem–eylem tutarlılığı çağrısı
Saral, siyasi aktörlere söylem ve eylem tutarlılığı çağrısı yaptı.
Terörle mücadelede muğlak ifadelerin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Bu çizginin, devletin temel güvenlik politikası olduğunu hatırlattı.
Mesaj, tartışmaya kapalı bir devlet refleksi olarak sunuldu.
Oktay Saral’ın DEM Parti’ye yönelik sert çıkışı, Türkiye’nin terörle mücadelede söylem toleransını sıfıra indirdiğini bir kez daha gösterdi. Açıklamalar, yalnızca bir siyasi polemik değil; Ankara’nın iç ve dış politikada netlik arayışının güçlü bir yansıması olarak öne çıktı.