Özel: İktidar İddianameden Sonra Sustu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaretinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Aziz İhsan Aktaş davası ve İstanbul seçimlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi hedef alarak, “İddianameyi gördüklerinden beri savcının da iddianamenin de arkasından çekildiler” ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından kameraların karşısına geçti. Ortak basın toplantısında gündemdeki yargı süreçleri ve siyasi tartışmalara değinen Özel, Aziz İhsan Aktaş davası üzerinden iktidara sert eleştiriler yöneltti. İstanbul seçimleriyle bağlantılı iddialara da değinen Özel, yargının siyasallaştığını savundu ve kamuoyuna çarpıcı sorular yöneltti.
“İddianameyi görünce savunacak sözleri kalmadı”
Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli’nin iddianame ortaya çıktıktan sonra geri adım attığını iddia etti. İlk günlerde yüksek sesle savunulan iddiaların artık sahiplenilmediğini söyledi. Savcının ve hazırlanan iddianamenin yalnız bırakıldığını öne sürdü. Bu durumun iddiaların zayıflığını gösterdiğini savundu.
“Başım dik, ilk günkü yerdeyim” mesajı
CHP lideri, kendisinin duruşunda herhangi bir değişiklik olmadığını vurguladı. “Ben ilk günkü gibi başım dik” sözleriyle iddialardan çekinmediğini ifade etti. Hakkında doğru olsaydı mahcup olacağı tek bir unsur bulunmadığını söyledi. Bu nedenle kamuoyunun karşısına rahatlıkla çıktığını belirtti.
Salon vurgusu ve mahkeme eleştirisi
Özel, mahkeme salonu üzerinden dikkat çeken bir benzetme yaptı. Hakkında iddialar doğru olsaydı o salona giremeyeceğini savundu. Kendisinin rahatça yürüyebildiği bir ortamda suç isnatlarının inandırıcı olmadığını söyledi. Bu sözlerle yargı sürecinin siyasi boyutuna dikkat çekti.
“İki milyon euro ve dev yolsuzluk iddiaları”
CHP Genel Başkanı, kamuoyuna yansıyan bazı iddiaları örnek gösterdi. Parkelerin altından para çıktığına dair görüntüler ya da yüz milyarlarca liralık yolsuzluk iddiaları olsaydı bunun saklanamayacağını ifade etti. Bu tür iddiaların gerçek dışı olduğunu savundu. İddianamede yer almamasını da bunun göstergesi olarak yorumladı.
Delegelere telefon dağıtıldığı iddiasına yanıt
Özel, delegelere binlerce telefon dağıtıldığı yönündeki iddialara da değindi. Böyle bir durumun gerçek olması halinde siyasi sonuçlarının kaçınılmaz olacağını söyledi. Ancak bu iddiaların da somut delillerle desteklenmediğini vurguladı. İddiaların kamuoyunu yönlendirme amacı taşıdığını öne sürdü.
“Kimi kimden koruyorsunuz?” sorusu
Basın toplantısının en dikkat çeken bölümlerinden biri Özel’in sorduğu sorular oldu. “Kimi kimden koruyorsunuz?” diyerek yargı ve siyaset ilişkisini hedef aldı. Bazı isimlerin korunup kollandığını ima etti. Bu durumun adalet duygusunu zedelediğini söyledi.
Kapı benzetmesiyle iktidara eleştiri
Özel, mahkeme binasındaki girişler üzerinden çarpıcı bir benzetme yaptı. CHP’li belediye başkanlarının ve kendisinin “milletin kapısından” girdiğini söyledi. Buna karşın iktidara yakın isimlerin farklı kapılardan geçtiğini ima etti. Bu ayrımın kamuoyu tarafından net şekilde görüldüğünü savundu.
Aziz İhsan Aktaş vurgusu
CHP lideri, Aziz İhsan Aktaş’ın mahkemeye giriş şekline dikkat çekti. Hangi kapıdan ve hangi araçla geldiğinin herkesçe bilindiğini söyledi. Bu durumun tesadüf olmadığını öne sürdü. Yargı sürecindeki çifte standarda işaret etti.
Devlet koruması eleştirisi
Özel, ağır suçlamalarla yargılanan bir ismin etrafındaki yoğun devlet korumasını sorguladı. 770 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan bir kişinin neden bu kadar korunduğunu sordu. Bu durumun kamu vicdanını rahatsız ettiğini ifade etti. Adaletin eşit uygulanmadığını savundu.
“Biz boyun eğmedik” mesajı
CHP Genel Başkanı, muhalefetin iktidarın istediği gibi davranmadığını söyledi. Boyun eğselerdi bu baskıların yaşanmayacağını ifade etti. Mücadele ettikleri için hedef alındıklarını savundu. Bu sözlerle muhalefetin çizgisini net şekilde ortaya koydu.
İstanbul seçimleri ve siyasi atmosfer
Özel’in açıklamaları, İstanbul seçimleriyle ilgili tartışmaların yeniden alevlendiğini gösterdi. Yargı süreçlerinin siyasi rekabetin bir parçası haline geldiğini savundu. Bu durumun demokrasiye zarar verdiğini ifade etti. Seçmen iradesine vurgu yaptı.
Özgür Özel’in sert açıklamaları, iktidar ve muhalefet arasındaki gerilimin yargı süreçleri üzerinden daha da derinleştiğini ortaya koyuyor. İddianame tartışmaları ve kapı benzetmeleri, kamuoyunda adalet ve eşitlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Önümüzdeki süreçte Aziz İhsan Aktaş davası ve İstanbul seçimlerine ilişkin gelişmeler, siyasi atmosferi belirleyen başlıklardan biri olmaya devam edecek.