ÖCALAN’dan KRİTİK ÇIKIŞ! 10 MART MUTABAKATI İÇİN AÇIK ÇAĞRI

DEM Parti tarafından paylaşılan açıklamada Abdullah Öcalan’ın, Suriye’de SDG ile Şam yönetimi arasında imzalanan 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması yönünde çağrıda bulunduğu belirtildi. Açıklamada, mutabakatın hayata geçirilmesinin süreci “rahatlatacağı ve hızlandıracağı” vurgulandı.
DEM Parti, Öcalan’ın mesajını kamuoyuna duyurdu
Abdullah Öcalan’a ait olduğu belirtilen açıklama, DEM Parti tarafından yazılı bir metinle paylaşıldı. Açıklamanın zamanlaması ve içeriği, Suriye’deki siyasi ve askeri dengelerin yeniden şekillendiği bir döneme denk gelmesi nedeniyle dikkat çekti.
Suriye’deki kaos vurgusu ön plana çıktı
Öcalan’ın mesajında, Suriye’de uzun süredir devam eden çatışmalar ve yönetim krizi “kaotik tablo” olarak tanımlandı. Bu tablonun, ülkede demokratikleşme ihtiyacını daha görünür hale getirdiği savunuldu.
Tekçi yönetim eleştirisi dikkat çekti
Açıklamada, yıllardır süren tekçi ve baskıcı yönetim anlayışının farklı kimliklerin taleplerini bastırdığı ifade edildi. Kürtler, Araplar, Aleviler ve diğer halkların özgürlük ve eşitlik taleplerinin bu nedenle güç kazandığı belirtildi.
10 Mart Mutabakatı merkeze alındı
Öcalan’ın mesajında en güçlü vurgu, SDG ile Şam yönetimi arasında 10 Mart’ta imzalanan mutabakata yapıldı. Bu mutabakatın, Suriye’de yeni bir siyasal denge oluşturma potansiyeli taşıdığı ifade edildi.
Demokratik siyasal model çağrısı yapıldı
Açıklamada, halkların kendi kendini birlikte yönetebileceği demokratik bir siyasal modelin temel talep olduğu kaydedildi. Bu modelin, farklı kimliklerin ortak yaşamını güvence altına alacağı savunuldu.
Merkezi yapıyla müzakere mesajı verildi
Öcalan’ın açıklamasında, önerilen modelin merkezi yönetimle çatışmacı değil, müzakereye açık bir entegrasyon zeminine sahip olduğu vurgulandı. Bu yaklaşımın, Suriye’nin toprak bütünlüğü içinde ele alınabileceği ifade edildi.
Mutabakatın uygulanması “kilit adım” olarak gösterildi
10 Mart Mutabakatı’nın yalnızca bir niyet belgesi olmadığı, hayata geçirilmesi halinde sahadaki tansiyonu düşüreceği savunuldu. Uygulamanın, siyasi süreci daha öngörülebilir hale getireceği ifade edildi.
“Süreci rahatlatır ve hızlandırır” vurgusu
Açıklamada yer alan en dikkat çekici ifadelerden biri, mutabakatın uygulanmasının süreci hem rahatlatacağı hem de hızlandıracağı yönündeki değerlendirme oldu. Bu sözler, sürecin tıkandığı yönündeki eleştirilere yanıt olarak yorumlandı.
Bölgesel dengelere dolaylı mesaj
Öcalan’ın mesajında doğrudan aktör isimleri zikredilmese de, açıklamanın bölgesel güçlere dolaylı mesajlar içerdiği değerlendirmeleri yapıldı. Suriye sahasında etkin olan ülkelerin bu çağrıyı nasıl karşılayacağı merak konusu oldu.
Türkiye açısından olası yansımalar
Açıklamanın, Türkiye’nin Suriye politikası ve terörle mücadele yaklaşımı açısından nasıl okunacağı da tartışılmaya başlandı. Özellikle SDG vurgusu, güvenlik çevrelerinde dikkatle izleniyor.
Siyasi tartışmaların fitilini ateşledi
DEM Parti’nin açıklamayı paylaşmasının ardından, iç siyasette yeni bir tartışma dalgasının başlaması bekleniyor. Açıklamanın muhalefet ve iktidar cephesinde nasıl yankı bulacağı önümüzdeki günlerde netleşecek.
Zamanlama tesadüf mü, stratejik mi?
Mesajın, Suriye’de diplomatik ve askeri hareketliliğin arttığı bir dönemde gelmesi, zamanlamanın bilinçli olduğu yorumlarını beraberinde getirdi. Bu durum, açıklamanın etkisini daha da artırdı.
Abdullah Öcalan’a atfedilen bu açıklama, yalnızca bir görüş beyanı değil, Suriye merkezli bölgesel denklemlere yönelik açık bir siyasi çağrı niteliği taşıyor. 10 Mart Mutabakatı’nın öne çıkarılması, sahadaki aktörlere “uygulama” baskısı anlamına gelirken; açıklamanın Türkiye, Suriye ve bölgesel güçler açısından yeni tartışma başlıklarını beraberinde getirmesi bekleniyor. Önümüzdeki süreçte bu çağrının sahada ve siyasette nasıl karşılık bulacağı belirleyici olacak.