Dolar 44,2976
Euro 51,3018
Altın 6.406,80
BİST 13.047,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
10°C
Hafif Yağmurlu
Paz 10°C
Pts 10°C
Sal 11°C
Çar 12°C

Mahfi Eğilmez’den Uyarı: Revizyon Şart

Mahfi Eğilmez’den Uyarı: Revizyon Şart
21 Mart 2026 02:40

Ekonomist Mahfi Eğilmez, Orta Vadeli Program’ın (OVP) artık gerçekleri yansıtmadığını belirterek ekonomi yönetimine sert uyarıda bulundu. Artan faizler, yükselen enflasyon ve büyüyen cari açık hedeflerin sapacağını gösterirken, “Gerçek değişti, program değişmeli” dedi.


Orta Doğu’daki savaşın küresel ekonomiye etkileri Türkiye’de de hissedilmeye başlandı. Artan petrol fiyatları, yükselen faizler ve risk primindeki artış, ekonomi yönetiminin açıkladığı Orta Vadeli Program’ın (OVP) hedeflerini tartışmaya açtı. Ekonomist Mahfi Eğilmez, mevcut programın temel varsayımlarının geçerliliğini yitirdiğini belirterek acil revizyon çağrısı yaptı.


OVP GERÇEKLERDEN KOPTU

Mahfi Eğilmez’e göre Orta Vadeli Program artık ekonomik gerçekleri yansıtmıyor. Programın hazırlandığı dönemdeki küresel koşullar ile bugünkü tablo arasında ciddi fark oluştu. Özellikle savaşın etkileri ve enerji fiyatlarındaki artış, tüm dengeleri değiştirdi. Bu nedenle mevcut hedeflerin korunması ekonomik açıdan gerçekçi görülmüyor.


“PROGRAM DEĞİŞMEZSE HATA OLUR”

Eğilmez, en dikkat çeken açıklamasında “Gerçek değişmişken programın değişmemesi bir tercih değil, hata olur” ifadelerini kullandı. Bu sözler, ekonomi yönetimine doğrudan bir uyarı niteliği taşıyor. Ekonomide değişen koşullara hızlı adapte olunmaması durumunda risklerin büyüyeceği vurgulanıyor. Uzmanlara göre bu çağrı kritik bir döneme işaret ediyor.


FAİZLERDE YÜKSELİŞ KAPIDA

Türkiye’nin dış borçlanma maliyetlerinde ciddi artış yaşanıyor. Yüzde 6.1 seviyesinde olan borçlanma maliyetinin yüzde 7’nin üzerine çıkması bekleniyor. Bu artış hem kamu hem de özel sektör için finansman yükünü artırıyor. Artan faizler yatırım iştahını da doğrudan olumsuz etkiliyor.


ENFLASYON HEDEFİ GERÇEKÇİ DEĞİL

Yıl sonu enflasyon hedefinin mevcut şartlar altında tutturulmasının zor olduğu belirtiliyor. Eğilmez’e göre yüzde 15-21 bandındaki tahminler artık geçerliliğini yitirdi. Yeni gerçekçi beklentinin yüzde 25 seviyesine yakın olduğu ifade ediliyor. Bu durum vatandaşın alım gücünde daha fazla erime anlamına geliyor.


BÜYÜME İVME KAYBEDİYOR

Ekonomide büyümenin yavaşlayacağına yönelik güçlü sinyaller bulunuyor. Artan maliyetler ve küresel belirsizlikler yatırım ortamını zayıflatıyor. İç talepte yaşanabilecek daralma da büyümeyi aşağı çekebilir. Bu tablo, ekonomik aktivitenin hız kesebileceğini gösteriyor.


BÜTÇE AÇIĞI BEKLENTİYİ AŞABİLİR

OVP’de bütçe açığının GSYH’ye oranı yüzde 3.5 olarak öngörülmüştü. Ancak mevcut gelişmeler bu hedefin aşılabileceğini ortaya koyuyor. Eğilmez, bu oranın yüzde 5’in üzerine çıkmasının sürpriz olmayacağını belirtiyor. Artan kamu harcamaları ve faiz yükü bütçe dengesini zorlayabilir.


CARİ AÇIKTA RİSK BÜYÜYOR

Cari açık hedefinin de ciddi şekilde sapabileceği ifade ediliyor. OVP’de 22 milyar dolar olarak öngörülen açığın iki katına yaklaşması ihtimali gündemde. Artan enerji maliyetleri bu açığın büyümesinde en önemli etkenlerden biri. Bu durum döviz ihtiyacını artırarak kur üzerinde baskı oluşturabilir.


PETROL FİYATLARI EKONOMİYİ ZORLUYOR

Orta Doğu’daki gerilim petrol fiyatlarını yukarı çekti. Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler bu durumdan doğrudan etkileniyor. Yükselen enerji maliyetleri hem enflasyonu artırıyor hem de cari açığı büyütüyor. Bu etki zinciri ekonominin tüm alanlarına yayılıyor.


RİSK PRİMİ YENİDEN YÜKSELİŞTE

Türkiye’nin risk primi (CDS) yeniden artış trendine girdi. Bu durum, uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye yönelik risk algısının yükseldiğini gösteriyor. Risk primindeki artış, borçlanma maliyetlerini de yukarı çekiyor. Bu da ekonomideki kırılganlığı artıran bir unsur olarak öne çıkıyor.


MERKEZ BANKASI REZERVLERİ GERİLİYOR

Merkez Bankası rezervlerinde yaşanan düşüş de dikkat çeken bir diğer gelişme. Rezervlerdeki azalma, ekonomik şoklara karşı tampon gücünü zayıflatıyor. Bu durum piyasalarda güven sorununa yol açabilir. Rezervlerin güçlendirilmesi kritik önemde görülüyor.


KÜRESEL ŞARTLAR TÜRKİYE’Yİ ZORLUYOR

Sadece iç dinamikler değil, küresel gelişmeler de Türkiye ekonomisini baskı altında tutuyor. Jeopolitik riskler, faiz politikaları ve ticaret dengeleri doğrudan etkili oluyor. Bu nedenle ekonomi yönetiminin dış gelişmeleri dikkate alarak adım atması gerekiyor. Aksi halde mevcut program sürdürülebilirliğini kaybedebilir.


REVİZYON KAÇINILMAZ HALE GELDİ

Tüm bu gelişmeler ışığında OVP’nin güncellenmesi kaçınılmaz görülüyor. Mevcut hedeflerin korunması, piyasalarda güven kaybına yol açabilir. Yeni gerçeklere uygun bir yol haritası çizilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ekonomistler, gecikmenin maliyetinin daha ağır olacağı konusunda uyarıyor.


Ekonomide yaşanan bu gelişmeler, Türkiye’nin yeni bir yol ayrımında olduğunu gösteriyor. Mahfi Eğilmez’in uyarıları, sadece bir değerlendirme değil aynı zamanda bir alarm niteliği taşıyor. Mevcut programın güncellenmemesi durumunda risklerin daha da büyümesi kaçınılmaz olabilir. Uzmanlara göre ekonomi yönetiminin hızlı ve gerçekçi adımlar atması, önümüzdeki sürecin en belirleyici unsuru olacak.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.