İSTANBUL ADALAR ADLİYESİ’nde SİLAH SKANDALI : EMANET ODASI SOYULDU

İstanbul Adalar Adliyesi’nin emanet deposunda 12 silahın kaybolduğu ortaya çıktı. 3 silah bulunurken, silahları çaldığı belirlenen zabıt katibi tutuklandı. Kayıp 9 silahı arama çalışmaları sürüyor.
Türkiye, Büyükçekmece Adliyesi’nde milyonlarca liralık altın ve gümüşün çalındığı skandalı konuşurken bir başka olay İstanbul Adalar Adliyesi’nde patlak verdi. Adliyede zabıt katibi olarak görev yapan bir kişinin, adli emanet odasında bulunan silahları çalarak sattığı tespit edildi.
Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı’na ait Suç Eşyası ve Emanet Deposu’nda yapılan rutin denetimde toplam 12 silahın kayıp olduğu anlaşıldı. Yapılan çalışmalar sonucu kayıp silahlardan 3’ü bulunurken, geri kalan 9 silah için arama ve iz sürme çalışmaları devam ediyor.
Olayla bağlantılı olduğu tespit edilen zabıt katibi gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma genişletilerek sürdürülüyor.
Adalar Adliyesi’ndeki silah hırsızlığı, Türkiye’de adliye emanet depolarının güvenliğiyle ilgili yapısal sorunları bir kez daha su yüzüne çıkardı. Silahların bir kamu görevlisi tarafından çalınmış olması, sistemin yalnızca dış tehditlere değil, iç kaynaklı suistimallere karşı da açık olduğunu gösteriyor.
Denetimde Ortaya Çıkan Uyuşmazlık: Emanet Defteri ile Silah Sayısı Tutmayınca Alarm Verildi
Adalar Adliyesi’ndeki emanet deposunda yapılan rutin envanter kontrolünde, kayıt altındaki silah sayısıyla depoda bulunan silahların sayısı arasında tutarsızlık tespit edildi. Denetçiler ilk etapta sayım hatası ihtimali üzerinde dursa da, dijital kayıtlar ve fiziksel envanterin karşılaştırılması sonucunda kayıp silah sayısının 12 olduğu kesinleşti. Bu bulgu, soruşturmanın genişletilmiş bir iç denetim süreciyle başlamasına yol açtı.
Kamera Kayıtları ve Giriş–Çıkış Logları Şüpheyi Tek Bir Personel Üzerinde Topladı
Depoya giriş yetkisi olan personelin listesi çıkarıldı ve kamera kayıtları saat saat incelendi. Görüntülerde depoya olağandışı giriş yapan tek kişinin, zabıt katibi olduğu belirlendi. Ayrıca elektronik kilit sistemindeki log kayıtları da aynı kişiyi işaret etti. Elde edilen bulgular, soruşturmanın yönünü hızla belirledi.
Çalınan Silahların Çeşitleri ve Seri Numaraları Tek Tek İncelendi
Kayıp silahların detaylı listesi çıkarıldı: tabancalar, ruhsatsız yakalama silahları ve bazı soruşturmalarda delil olarak saklanan bireysel ateşli silahlar kayıp envantere dahildi. Seri numaraları Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gönderilerek olası satış ve dolaşım izlerinin tespiti için çalışma başlatıldı. Bu noktada 3 silahın izinin bulunmasıyla dosyaya yeni deliller dahil edildi.
Silahların Satıldığı Kişilere Ulaşıldı: Kaçak Piyasayla Temas İddiası Güçlendi
Bulunan 3 silahın iz sürülmesiyle, bunların üçüncü kişilere satıldığı ortaya çıktı. Bu kişilerle yapılan sorgulamalarda, silahların adliye personeli tarafından getirildiği beyan edildi. İfadeler soruşturmanın yönünü genişletti; kaçak silah ticareti yapan bir alt piyasa ile bağlantı ihtimali üzerinde durulmaya başlandı.
Emanet Depolarında Erişim Yetkileri İncelendi: Sistem Açıklarının Yıllardır Devam Ettiği Belirlendi
İlk değerlendirmelerde, adliye emanet odasında tek kişinin belirli saatlerde depo anahtarına erişim sağlayabildiği ortaya çıktı. Bu erişim modeli, denetim mekanizmasının zayıf olduğunun göstergesi olarak raporlara geçti. Ayrıca depo kameralarının bazı açılarda kör noktaya sahip olması da güvenlik zafiyeti olarak işaretlendi.
Olayın Adli Personel Moraline Etkisi: İç Denetim Tüm Birimlere Yayılacak
Adalar Adliyesi’nde çalışan personel, olay sonrası bir tür iç soruşturma sürecine dahil edildi. Buna göre, tüm birimlerde dolap, depo ve delil odası envanterleri yeniden sayılacak. Diğer adliyelerde de benzer bir uygulamanın devreye alınması için Adalet Bakanlığı’nın hazırlık yaptığı öğrenildi.
Kayıp 9 Silahın Suç Dünyasına Karışma Riski Polis Teşkilatını Hızlı Takibe Zorladı
Silahların halen bulunamaması üzerine İstanbul Emniyeti’ne geniş çerçeveli bir operasyon talimatı verildi. Silahların olası suç işlemlerinde kullanılmaması için sokak pazarları, karaborsa hatları, belirli bölgelerdeki silah satıcıları ve riskli şahıs grupları yakın takibe alındı.
Dosya Büyükçekmece Adliyesi Skandalıyla Birlikte Değerlendiriliyor: Yapısal Sorun Vurgusu
Adliyelerdeki emanet güvenliği tartışmaları, Büyükçekmece’de yaklaşık 150 milyon TL değerindeki altın ve gümüş hırsızlığı sonrasında yoğunlaşmıştı. Adalar’daki silah hırsızlığının da benzer zaaflardan kaynaklanması, sistemde yapısal bir problem olduğu yönünde ciddi kanaat oluşturdu. Bu nedenle iki dosyanın bulguları birlikte değerlendiriliyor.
Zabıt Katibinin Hat Geçmişi ve Mali Hareketleri Mercek Altında
Tutuklanan personelin banka hesapları, son altı aylık para hareketleri, kripto varlık işlemleri ve telefon temasları inceleniyor. Çalıntı silahlardan elde edilen gelirin nereye aktarıldığı araştırılıyor. Ayrıca personelin yaşam standardındaki ani değişimler de soruşturma dosyasına dahil edildi.
Adalet Bakanlığı Yeni Güvenlik Protokolü Hazırlığında: ‘Çok Aşamalı Erişim’ Modeli Geliyor
Bakanlık, olay sonrası tüm adliyeler için yeni bir emanet odası güvenlik protokolü tasarlamaya başladı. Buna göre:
- Depolara giriş en az iki personelin ortak onayıyla yapılacak.
- Kamera sistemi 7/24 kayıt zorunluluğuna bağlanacak.
- Emanet envanterleri dijital sisteme aktarılacak ve günlük otomatik karşılaştırma yapılacak.
Bu düzenlemenin kısa sürede tüm Türkiye’de uygulanması hedefleniyor.
Emanet depolarında envanter takip sistemlerinin dijitalleştirilmesi, çok aşamalı yetkilendirme uygulanması ve periyodik denetimlerin sıklaştırılması bundan sonraki süreç için kritik öneme sahip. Öte yandan kayıp silahların hâlâ bulunamamış olması, hem adli güvenlik açısından hem de kamu vicdanı açısından ciddi bir soru işareti yaratıyor.
Bu olay, adliyelerdeki emanet süreçlerinin köklü bir revizyona ihtiyaç duyduğunu bir kez daha ortaya koyarken, yürütülen soruşturmanın kapsamı ve hızının kamuoyunda yakından takip edildiği görülüyor.