İRAN’dan SERT MESAJ: ABD ve İSRAİL’i AÇIKÇA HEDEF GÖSTERDİLER

İran’da ekonomik sorunlar nedeniyle patlak veren protestolar 14. gününe girerken can kaybı hızla artıyor. ABD ve İsrail’den gelen destek açıklamaları sonrası Tahran yönetimi sert bir karşılık verdi. İran Parlamento Başkanı Muhammed Bağher Ghalibaf, olası bir askeri müdahalede ABD ve İsrail’e ait askeri ve lojistik noktaların hedef alınacağını duyurdu.
İRAN’DA SOKAKLAR 14 GÜNDÜR KARIŞIK
İran genelinde başlayan protestolar iki haftayı geride bırakırken, gösteriler birçok kentte güvenlik güçleriyle çatışmalara sahne oluyor. Ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığına karşı başlayan eylemler kısa sürede rejim karşıtı sloganların atıldığı geniş çaplı protestolara dönüştü. Ülkede tansiyon her geçen gün yükseliyor.
CAN KAYBI TARTIŞMASI BÜYÜYOR
Protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısına ilişkin açıklamalar çelişkili. İnsan hakları örgütleri ölü sayısının yüzlerle ifade edildiğini duyururken, resmi makamlar daha düşük rakamlar paylaşıyor. Ancak sahadan gelen bilgiler, can kayıplarının ciddi boyutlara ulaştığını ortaya koyuyor.
HRANA’DAN ÇARPICI RAKAMLAR
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na göre protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı 116’ya yükseldi. Aynı raporda yüzlerce kişinin yaralandığı ve binlerce protestocunun gözaltına alındığı belirtildi. Güvenlik güçlerinin sert müdahalesi, uluslararası tepkileri artırıyor.
RESMİ KAYNAKLAR FARKLI SAYI VERİYOR
İranlı bakanlık kaynakları ise ölü sayısının 217 olduğunu ifade ediyor. Yetkililer, protestolar sırasında bir savcının da hayatını kaybettiğini doğruladı. Açıklanan bu rakamlar, olayların boyutunun resmi söylemin ötesine geçtiğini gösteriyor.
ABD VE İSRAİL’DEN DESTEK AÇIKLAMALARI
Washington ve Tel Aviv yönetimleri, İran’daki protestolara destek veren açıklamalar yaparak göstericilerin yanında olduklarını duyurdu. Bu açıklamalar, Tahran yönetimi tarafından “içişlerine müdahale” olarak değerlendirildi ve sert tepkiyle karşılandı.
TANHRAN’DAN SERT TEPKİ
İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bağher Ghalibaf, ABD ve İsrail’in açıklamalarına doğrudan karşılık verdi. Ghalibaf, İran’a yönelik olası bir askeri hamlenin ağır sonuçları olacağını vurguladı. Açıklamalar, bölgedeki tansiyonu daha da yükseltti.
“MEŞRU HEDEF” ÇIKIŞI
Ghalibaf, yaptığı açıklamada ABD’nin askeri saldırı başlatması halinde karşılık verileceğini net ifadelerle dile getirdi. İsrail ve ABD’ye ait askeri üsler ile nakliye merkezlerinin hedef alınacağını söylemesi, açıklamaların bir uyarıdan öte tehdit olarak algılanmasına yol açtı.
ASKERİ GERİLİM ENDİŞESİ
Uzmanlara göre İran’dan gelen bu açıklamalar, yalnızca diplomatik bir rest değil, aynı zamanda caydırıcılık mesajı taşıyor. Bölgedeki ABD üsleri ve İsrail’in savunma altyapısı, olası bir çatışmada ilk hedefler arasında yer alabilir.
ORTA DOĞU’DA YENİ KRİZ Mİ?
İran, ABD ve İsrail arasında yaşanabilecek bir askeri gerilim, Orta Doğu’daki dengeleri derinden sarsabilir. Özellikle Körfez ülkeleri ve enerji hatları açısından böyle bir senaryonun küresel etkiler yaratacağı ifade ediliyor.
ULUSLARARASI TOPLUM TETİKTE
Birleşmiş Milletler ve bazı Avrupa ülkeleri, İran’daki olaylara ilişkin itidal çağrısı yaparken, tarafları gerilimi düşürmeye davet ediyor. Ancak sahadaki gelişmeler ve sert açıklamalar, diplomatik çabaların yetersiz kalabileceği endişesini doğuruyor.
İÇ KRİZ, DIŞ TEHDİTLE BİRLEŞTİ
Analistlere göre İran yönetimi, içerdeki protestoları dış tehdit söylemiyle bastırmaya çalışıyor. ABD ve İsrail’in hedef gösterilmesi, kamuoyunu konsolide etmeyi amaçlayan bir strateji olarak değerlendiriliyor.
BÖLGESEL ÇATIŞMA RİSKİ ARTIYOR
Tahran’dan gelen tehditkâr mesajlar, yalnızca ABD ve İsrail’i değil, bölgedeki tüm aktörleri alarma geçirmiş durumda. Olası bir kıvılcımın, çok daha geniş çaplı bir çatışmayı tetikleyebileceği ifade ediliyor.
İran’da protestolar derinleşirken, ABD ve İsrail’e yöneltilen açık tehditler krizi yeni bir boyuta taşıdı. İç karışıklıkla dış gerilimin aynı anda tırmanması, Tahran yönetiminin daha sert adımlar atabileceğine işaret ediyor. Önümüzdeki süreçte hem sokaklardaki gelişmeler hem de bölgesel askeri dengeler, dünya kamuoyu tarafından yakından izlenecek.