İLETİŞİM BAŞKANI DURAN’dan ÖZEL’e SERT SÖZLER

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dış politika söylemlerine sert ifadelerle karşılık verdi. Duran, Özel’in kullandığı dilin hakikatten uzak, öfke ve çarpıtma üzerine kurulu olduğunu vurgulayarak Türkiye’nin dış politikasının hamasi sloganlarla değil, devlet aklıyla yürütüldüğünün altını çizdi.
Duran’dan net mesaj: Hakikat yerine öfke dili tercih ediliyor
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, yaptığı yazılı açıklamada muhalefetin dış politika konusundaki söylemlerini sert bir dille eleştirdi. CHP lideri Özgür Özel’in kullandığı dilin, gerçekleri yansıtmak yerine kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu ifade etti.
Duran, bu tarz açıklamaların siyasi polemik üretme amacı taşıdığını ve devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını belirtti. Türkiye’nin dış politikada günübirlik çıkışlarla değil, uzun vadeli stratejilerle hareket ettiğini vurguladı.
‘Hamasi sloganlar Türkiye’yi temsil etmez’ vurgusu
Duran açıklamasında, Türkiye’nin dış politikasının popülist ve fırsatçı sloganlarla yönetilemeyeceğini özellikle dile getirdi. Devletlerin uluslararası ilişkilerde söylemden çok eylemle değerlendirildiğini hatırlattı.
Bu çerçevede muhalefetin kullandığı sert ve tepkisel dilin, Türkiye’nin diplomatik kazanımlarını görmezden geldiğini ifade etti. Duran’a göre bu yaklaşım, dış politikada sorumluluk bilincinden uzak bir tablo ortaya koyuyor.
Devlet aklı ve kurumsal diplomasi öne çıkarıldı
İletişim Başkanı, Türkiye’nin dış politikasının kişisel çıkışlara değil, kurumsal devlet geleneğine dayandığını vurguladı. Kararların, ilgili tüm kurumların değerlendirmeleri ve ulusal çıkarlar doğrultusunda alındığını belirtti.
Duran, bu anlayışın Türkiye’ye son yıllarda bölgesel ve küresel ölçekte ciddi bir diplomatik alan kazandırdığını ifade etti.
Uluslararası hukuk ve egemenlik vurgusu
Açıklamada Türkiye’nin uluslararası hukuk ve egemenliğe saygı ilkeleri konusundaki tutarlılığına da dikkat çekildi. Duran, Türkiye’nin bu ilkelerden taviz vermeden hareket ettiğini söyledi.
Türkiye’nin birçok uluslararası kriz başlığında dengeli ve yapıcı bir aktör olarak öne çıktığını belirten Duran, bu çizginin bilinçli bir devlet politikası olduğunu ifade etti.
Muhalefetin dış politika yaklaşımı eleştirildi
Burhanettin Duran, muhalefetin dış politikayı iç siyasete malzeme yapma alışkanlığının Türkiye’ye zarar verdiğini savundu. Bu yaklaşımın, ülkenin uluslararası müzakere gücünü zayıflatmayı amaçladığını öne sürdü.
Duran’a göre dış politika, iç siyasi hesaplardan bağımsız ele alınması gereken stratejik bir alan.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderlik vurgusu
Açıklamada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası platformlardaki duruşuna özel bir yer ayrıldı. Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ikili temaslarda ve zirvelerde Türkiye’nin çıkarlarını net bir şekilde savunduğunu belirtti.
Bu duruşun, Türkiye’nin küresel siyasette etkin bir aktör olmasının temel nedenlerinden biri olduğu ifade edildi.
‘Kararlı ve cesur duruş’ mesajı
Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hak ve menfaatler konusunda sergilediği kararlı tutumun, liderlik iradesinin açık bir göstergesi olduğunu söyledi. Bu yaklaşımın Türkiye’ye saygınlık kazandırdığını vurguladı.
Uluslararası arenada net ve tutarlı bir çizgi izlemenin, Türkiye’nin diplomatik ağırlığını artırdığı kaydedildi.
Devam eden küresel krizlerde Türkiye’nin rolü
Açıklamada Türkiye’nin son yıllarda birçok küresel kriz başlığında kilit rol üstlendiği hatırlatıldı. Arabuluculuk girişimleri ve diplomatik temaslar örnek gösterildi.
Duran, bu rolün tesadüf olmadığını, uzun vadeli ve rasyonel bir dış politika vizyonunun sonucu olduğunu ifade etti.
‘Çarpıtma siyaseti’ uyarısı
İletişim Başkanı, kamuoyuna yönelik yapılan açıklamalarda çarpıtma ve yanlış bilgilendirmenin ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Bu nedenle siyasi aktörlerin, özellikle dış politika gibi hassas alanlarda daha sorumlu bir dil kullanması gerektiğini vurguladı.
Devlet-millet çıkarları ortak payda olarak gösterildi
Duran, Türkiye’nin dış politikasında temel referansın devlet ve millet çıkarları olduğunu yineledi. Bu çizginin iktidar-muhalefet ayrımı gözetmeksizin korunması gerektiğini belirtti.
Aksi halde Türkiye’nin uluslararası pozisyonunun zayıflatılmak istendiğini savundu.
Siyasi polemiklere kapı kapatıldı
Açıklamanın genelinde, dış politikanın günlük siyasi polemiklerin dışında tutulması gerektiği mesajı öne çıktı.
Duran, bu alanın iç siyasete malzeme edilmesinin, Türkiye’ye fayda değil zarar getirdiğini net ifadelerle dile getirdi.
Burhanettin Duran’ın açıklamaları, iktidarın dış politika konusunda muhalefete yönelik eleştirilerinin sertleştiğini ortaya koyuyor. Açıklamada özellikle “devlet aklı”, “kurumsal diplomasi” ve “liderlik iradesi” vurguları dikkat çekiyor. Bu çıkış, dış politikanın iç siyasette bir tartışma alanı olmaktan çıkarılması gerektiği yönündeki iktidar yaklaşımını net biçimde yansıtıyor. Önümüzdeki süreçte dış politika başlıklarının, iç siyasi gerilimlerin merkezinde yer almaya devam etmesi bekleniyor.