IBAN Tuzağı Hayatını Kararttı: 20 Yıl Hapis

Mersin’de üniversite öğrencisi Ömer Faruk Yiğit, komşusunun “hesabım bloke” diyerek IBAN istemesi üzerine banka bilgilerini paylaştı. Ardından hakkında 45 ayrı dolandırıcılık soruşturması açıldı. 6 dosyada toplam 20 yıl hapis cezası alan genç 1 yıldır cezaevinde. Dosya, “emanet hesap” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Mersin Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencisi 24 yaşındaki Ömer Faruk Yiğit’in davası, Türkiye’de son yıllarda artan “banka hesabı kullandırma” vakalarının hukuki sonuçlarını gözler önüne serdi. Yiğit, hesabını üçüncü kişiye kullandırdığı iddiasıyla Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi kapsamında yargılandı ve ilk 6 dosyada ağır hapis cezalarına çarptırıldı.
“Emanet Hesap” Tuzağı Nasıl Kuruldu?
İddiaya göre komşu K.Ç., kendisini askeri personel olarak tanıtarak güven kazandı.
“Kız kardeşimin düğünü var, hesabım bloke” diyerek IBAN talep etti. Bu senaryo, dolandırıcılık vakalarında en sık kullanılan yöntemlerden biri.
Hesap Sahibinin Sorumluluğu Neden Doğuyor?
Ceza hukukunda banka hesabı, doğrudan hesap sahibinin kontrol ve sorumluluğunda kabul edilir.
Hesap üzerinden işlenen suçta, hesap sahibinin “bilerek veya isteyerek katkı sunduğu” kanaati oluşursa doğrudan fail gibi yargılanabiliyor.
45 Ayrı Soruşturma Ne Anlama Geliyor?
Dolandırıcılık mağdurları farklı şehirlerde olduğu için her biri ayrı dosya olarak açıldı.
Bu durum cezanın katlanmasına neden oluyor çünkü her mağdur için ayrı suç isnadı söz konusu oluyor.
TCK 158’in Ağırlığı
Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi, “bilişim sistemlerinin veya banka kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu kapsıyor.
Bu suç, basit dolandırıcılıktan farklı olarak nitelikli suç sayılıyor ve alt sınırı oldukça yüksek.
6 Dosyada 20 Yıl Hapis Nasıl Çıktı?
Mahkeme, her dosyada ayrı ayrı ceza belirledi.
Toplamda 20 yıl hapis ve 130 bin TL adli para cezası verildi. Diğer dosyalar sonuçlandığında cezanın artma ihtimali bulunuyor.
Kast Tartışması: Bilerek mi, Bilmeden mi?
Savunma tarafı, Yiğit’in dolandırıcılık kastı olmadığını savunuyor.
Ancak mahkemeler genellikle “hesabını başkasına kullandırmanın bilerek risk almak anlamına geldiği” görüşünü benimsiyor.
İstinaf Süreci Neyi Değiştirebilir?
4 dosya istinafa taşındı.
İstinaf mahkemesi, delil değerlendirmesini ve ceza miktarını yeniden inceleyebilir. Ancak bozma kararı çıkıp çıkmayacağı belirsiz.
1 Yıldır Cezaevinde
Yiğit yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunuyor.
Yargılama süreci devam ederken cezanın infazı fiilen başlamış durumda.
Ailenin Dramı
Anne Elif Yiğit, eşinin üzüntüden lösemi olduğunu ve hayatını kaybettiğini söyledi.
“Hem eşimi hem oğlumu kaybettim” sözleri, davanın insani boyutunu gözler önüne serdi.
TCK 158 Mağdurları Platformu Ne İstiyor?
Platform üyeleri, maddenin uzlaşma kapsamına alınmasını talep ediyor.
Şu an bu suç tipi uzlaşmaya tabi değil ve alt sınırı yüksek olduğu için tutuklama sık uygulanıyor.
“Hesap Kiralama” Vakaları Artıyor
Uzmanlara göre gençler, küçük komisyon karşılığında veya güven ilişkisi nedeniyle hesaplarını kullandırıyor.
Bu durum organize dolandırıcılık şebekeleri tarafından sistematik şekilde kullanılıyor.
Hukuki Emsal Olabilir mi?
Dosya, özellikle “kasten yardım mı yoksa doğrudan faillik mi?” tartışması açısından dikkat çekiyor.
İstinaf veya Yargıtay sürecinde çıkacak karar, benzer davalar için emsal oluşturabilir.
Ömer Faruk Yiğit dosyası, Türkiye’de banka hesabı kullandırmanın sonuçlarını çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. 45 soruşturma, 20 yıl hapis ve devam eden dosyalar, “emanet IBAN” kavramının aslında ağır bir ceza riski taşıdığını gösteriyor.
Bu dava yalnızca bir üniversite öğrencisinin hikâyesi değil; gençler için kritik bir uyarı niteliğinde. Hukuki süreç devam ederken gözler istinaf mahkemesinin vereceği kararda olacak.