HİTİT SERAMİK’e İFLAS KARARI: 1,5 MİLYAR TL BORÇLA TARİHE GEÇTİ

Türkiye’nin en büyük seramik üreticilerinden Hitit Seramik, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından iflas ettirildi. 300’den fazla çalışanı bulunan şirket, 2024’te konkordato ilan etmiş ancak ekonomik bunalımdan çıkamamıştı.
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, Türkiye’nin önde gelen seramik üreticilerinden Hitit Seramik AŞ hakkında iflas kararı verdi. 2024’te konkordato ilan eden şirket, mali sıkıntılardan kurtulamayınca mahkeme tarafından tasfiye yoluna gidilmesine karar verildi. Aynı karar Beril Seramik Hammaddeleri AŞ için de uygulandı.
İflas kararıyla birlikte, İbrahim Hızal Holding AŞ için daha önce verilen tedbir kararı da kaldırıldı ve şirket hacizlere karşı korumasız duruma geldi. Hitit Seramik’in borcunun 1,5 milyar TL seviyesinde olduğu belirtiliyor.
Şirketin mali tablolarına bakıldığında, 2025 yılında 92 milyon TL kar hedeflenirken, yılın ilk dört ayında 72 milyon TL zarar oluştuğu görülüyor.
Şirket, 2000’li yıllardan itibaren yurtiçi ve yurtdışında büyüyerek dünyanın en büyük 5 seramik firması arasına girdi. 2023’te yıllık ihracatı 450 milyon TL’ye ulaşan firma, özellikle Ortadoğu ve Avrupa pazarında önemli projelerde yer aldı. Ancak hızlı büyüme, mali disiplin eksikliği ile birleşince kırılganlık yarattı.
Konkordato Kararı ve Geçici Mühlet Süreci
2024 Ekim’de konkordato ilan eden Hitit Seramik, mahkeme tarafından 3 aylık geçici mühlet ile hacizlerden korundu. Bu süre zarfında borç yapılandırması ve finansal kurtarma planları uygulanmaya çalışıldı, ancak alacaklıların talepleri ve pazar koşulları beklenen toparlanmayı engelledi.
Finansal Tablolarda Kritik Zararlar
2025’in ilk dört ayında şirket, 72 milyon TL zarar açıkladı. Bu, yıl için planlanan 92 milyon TL kar hedefinin tamamen tersine dönmesi anlamına geliyor. Uzmanlar, bu kaybın büyük kısmının hammadde fiyatlarındaki artış ve ihracat pazarındaki talep düşüşünden kaynaklandığını belirtiyor.
İflas Kararının İşçi ve İstihdam Üzerindeki Etkisi
300’den fazla çalışanı bulunan Hitit Seramik’te iflas kararı, iş güvencesini tehdit ediyor. Sendikalar ve çalışan temsilcileri, tazminatların ödenmesi ve işten çıkarılacak personelin haklarının korunması için mahkeme sürecini yakından takip ediyor.
Borç Yapısı ve Alacaklılar
Şirketin toplam borcu 1,5 milyar TL seviyesinde. Bankalar, tedarikçiler ve devlet kurumları başta olmak üzere çok sayıda alacaklı, tasfiye sürecinde alacaklarını geri almak için harekete geçecek. Finans uzmanları, alacaklıların büyük kısmının geri dönüş alamama riski bulunduğunu söylüyor.
İbrahim Hızal Holding AŞ Tedbir Kararının Kaldırılması
Mahkeme, İbrahim Hızal Holding AŞ için daha önce verilen tedbir kararını kaldırdı. Bu durum, holdingin hacizlere karşı tamamen korunmasız hale gelmesi anlamına geliyor. Analistler, bu kararın sektörde zincirleme iflas riskini artırabileceğini ifade ediyor.
Sektör Analizi ve Rekabet Baskısı
Hitit Seramik’in iflası, Türkiye seramik sektöründe rekabet ve mali yönetim sorunlarını gözler önüne serdi. Piyasadaki diğer büyük firmalar da benzer borç ve nakit akışı sorunları yaşayabilir. Uzmanlar, sektörün kısa vadede fiyat dalgalanmaları ve tedarik zinciri sıkıntılarıyla karşılaşabileceğini öngörüyor.
Yan Kuruluşlara Etkisi: Beril Seramik Hammaddeleri AŞ
Hitit Seramik’in yan kuruluşu Beril Seramik Hammaddeleri AŞ’ye de iflas kararı verilmesi, yan şirketlerin borç yükünün ana şirketten bağımsız olmadığını gösterdi. Bu, sektördeki tedarik zincirinde ciddi aksamalara yol açabilir.
Geleceğe Yönelik Değerlendirme ve Öneriler
Uzmanlar, Türkiye’de büyük ölçekli sanayi şirketlerinin mali yönetimde daha şeffaf ve disiplinli olması gerektiğini vurguluyor. Hitit Seramik örneği, hızlı büyümenin mali istikrarı gölgede bıraktığını ve alacaklıların korunmasının kritik önem taşıdığını gösteriyor.
Hitit Seramik’in iflası, Türkiye’nin ihracat gücü yüksek sanayi şirketleri arasında yaşanan finansal kırılganlığı gözler önüne serdi. 2024’te ilan edilen konkordato sürecinin yetersiz kalması, büyük şirketlerin bile piyasa dalgalanmalarına karşı kırılgan olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde, alacaklılar ve çalışanlar için zorlu bir süreç yaşanacak. Sektör genelinde ise likidite ve mali yönetim konularının öneminin artacağı öngörülüyor.