GAZZE İÇİN ADALET ÇAĞRISI! ULUSLARARASI NİHAİ KARAR ERDOĞAN’a İLETİLDİ

İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF), İsrail’in Gazze’de işlediği savaş suçlarını araştırmak üzere kurulan bağımsız girişim “Gazze Mahkemesi”nin Nihai Kararı’nı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sundu. Kararda, Gazze’de yaşananların uluslararası hukuka göre ağır suçlar içerdiği vurgulandı.
Gazze Mahkemesi’nin Nihai Kararı Açıklandı
Gazze’de yaşanan insanlık dramını incelemek üzere kurulan “Gazze Mahkemesi”, 26 Ekim 2025’te İstanbul’da Nihai Kararı’nı kamuoyuna duyurdu. Küresel ve bağımsız nitelikteki bu girişim, Gazze’de yaşananları hukuki ve vicdani açıdan değerlendirdi. Karar, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Sürecin sembolik ve siyasi etkisi dikkat çekti.
İlk Sunum Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Yapıldı
Gazze Mahkemesi’nin Nihai Kararı, ilk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunuldu. ICYF Başkanı Taha Ayhan, hazırlanan raporu 9 Ocak Cuma günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’a arz etti. Bu tercih, Türkiye’nin Filistin meselesindeki duruşunun altını çizdi. Görüşme, diplomatik açıdan güçlü bir mesaj olarak değerlendirildi.
ICYF’den Yazılı Açıklama Geldi
İslam İşbirliği Gençlik Forumu, görüşmeye ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Gazze’de devam eden ağır insan hakları ihlallerine dikkat çekildi. Nihai Karar’ın, uluslararası sivil toplumun ortak vicdanını yansıttığı vurgulandı. ICYF, adalet çağrısını en üst düzeyde ilettiklerini bildirdi.
Vicdan Jürisi Kararı Erdoğan’a Aktarıldı
Gazze Mahkemesi bünyesinde oluşturulan Vicdan Jürisi tarafından hazırlanan Nihai Karar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a detaylarıyla sunuldu. Raporda, Gazze’de yaşananların yalnızca siyasi değil, hukuki bir mesele olduğu belirtildi. Uluslararası toplumun sorumluluk alması gerektiği vurgulandı. Karar, evrensel adalet çağrısı niteliği taşıdı.
Uluslararası Sivil Toplumun Ortak Değerlendirmesi
Nihai Karar’da, farklı ülkelerden sivil toplum kuruluşlarının değerlendirmelerine yer verildi. Gazze’deki durumun münferit ihlallerden ibaret olmadığı ifade edildi. Sistematik ve süreklilik arz eden suçlara dikkat çekildi. Bu yönüyle rapor, küresel vicdanın ortak sesi olarak sunuldu.
Açlığın Silah Olarak Kullanılması Vurgusu
Kararda, sivillerin aç bırakılmasının bir savaş yöntemi olarak kullanıldığına dikkat çekildi. Açlığın silah haline getirilmesinin uluslararası hukuka göre ağır bir suç olduğu belirtildi. Bu uygulamanın özellikle çocukları ve yaşlıları hedef aldığı vurgulandı. İnsanlık onurunun açıkça ihlal edildiği ifade edildi.
Ekokırım ve Domicide Suçlaması
Raporda, Gazze’de doğanın sistematik biçimde tahrip edilmesi “ekokırım” olarak nitelendirildi. Konutların ve yaşam alanlarının yok edilmesi ise “domicide” kavramıyla tanımlandı. Bu fiillerin savaş suçu kapsamına girdiği belirtildi. Sivil yaşamın bilinçli biçimde hedef alındığı kayda geçirildi.
Sağlık Altyapısı Bilinçli Olarak Hedef Alındı
Gazze Mahkemesi’nin Nihai Kararı’nda sağlık altyapısına yönelik saldırılar özel olarak ele alındı. Hastanelerin, ambulansların ve sağlık çalışanlarının hedef alınmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Bu saldırıların, uluslararası sözleşmelere açıkça aykırı olduğu ifade edildi. Sağlık hizmetlerinin çökertilmesinin siviller üzerindeki etkisi detaylandırıldı.
Gazeteciler ve Eğitim Kurumları Hedefte
Kararda, gazetecilere ve eğitim kurumlarına yönelik saldırılara da yer verildi. Bilgi alma hakkının engellendiği ve gerçeğin karartılmaya çalışıldığı belirtildi. Okulların hedef alınmasının, geleceğin bilinçli biçimde yok edilmesi anlamına geldiği vurgulandı. Bu durumun savaş suçu niteliği taşıdığı ifade edildi.
Sivil Yaşam Sistematik Olarak Yok Ediliyor
Raporda, sivil yaşamın rastlantısal değil sistematik biçimde ortadan kaldırıldığına dikkat çekildi. Günlük hayatın sürdürülemez hale getirildiği ifade edildi. Temel yaşam haklarının tamamen ihlal edildiği belirtildi. Bu tablonun uluslararası müdahale gerektirdiği vurgulandı.
Uluslararası Hukuka Açık Atıf
Gazze Mahkemesi Nihai Kararı, uluslararası hukuk normlarına doğrudan atıflar içeriyor. Cenevre Sözleşmeleri ve insan hakları metinleri çerçevesinde değerlendirmeler yapıldı. İşlenen fiillerin ağır savaş suçları kapsamına girdiği net biçimde ortaya kondu. Hukuki sürecin başlatılması çağrısı yapıldı.
Adalet Çağrısı Dünyaya Duyuruldu
ICYF, Nihai Karar aracılığıyla uluslararası topluma güçlü bir adalet çağrısı yaptı. Sessizliğin suça ortaklık anlamına geldiği vurgulandı. Kararın, hukuki ve vicdani bir belge olduğu ifade edildi. Gazze için küresel sorumluluk çağrısı yinelendi.
Gazze Mahkemesi’nin Nihai Kararı’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulması, Gazze’de yaşananlara ilişkin uluslararası sivil toplumun en üst düzeyde dile getirdiği güçlü bir adım olarak öne çıkıyor. Raporda yer alan ağır suçlamalar, yalnızca siyasi değil hukuki süreçlerin de kaçınılmaz olduğunu ortaya koyuyor. Bu girişim, Gazze için adalet arayışında yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.