Dervişoğlu: Türkiye’yi Bir Aileye İpotek Etmek İstiyorlar

Müsavat Dervişoğlu, yeni anayasa tartışmaları üzerinden iktidara sert sözlerle yüklendi. “Türkiye’nin geleceğini yeni bir anayasa ile bir aileye ipotek etmek isteyen üç partinin telaşını izliyoruz” diyen Dervişoğlu, bunun bir “iktidar mühendisliği” olduğunu savundu.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, yaptığı açıklamada yeni anayasa tartışmalarına ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı. İktidarın anayasa sürecini siyasi mühendislik aracı olarak kullandığını öne süren Dervişoğlu, Türkiye’nin geleceğinin belirli bir siyasi projeye göre şekillendirilmek istendiğini savundu.
Dervişoğlu, mevcut siyasi atmosferin yalnızca bir hukuk ya da güvenlik meselesi olmadığını belirterek, sürecin arka planında güç dengelerinin yeniden tasarlanmak istendiğini iddia etti. Muhalefetin etkisizleştirilmesi ve rekabetin ortadan kaldırılması yönünde bir plan yürütüldüğünü öne sürdü.
Ekonomik sorunlara da değinen Dervişoğlu, orta sınıfın eridiğini ve toplumsal yapının zayıfladığını ifade etti. Türkiye’nin tehlikede olduğunu ancak bunun sebebinin yalnızca ekonomik değil, hukuki ve kurumsal aşınma olduğunu söyledi.
Yeni Anayasa Üzerinden Sert Eleştiri
Dervişoğlu, anayasa tartışmalarının siyasi amaç taşıdığını savundu.
Sürecin demokratik değil, iktidar odaklı yürütüldüğünü iddia etti.
“Bir aileye ipotek” ifadesiyle güçlü bir mesaj verdi.
Bu çıkış, muhalefet cephesinde yankı buldu.
“İktidar Mühendisliği” İddiası
Sürecin sadece hukuk ya da güvenlik meselesi olmadığını belirtti.
Yeni anayasanın siyasi dengeleri yeniden kurma amacı taşıdığını öne sürdü.
Rekabetin ortadan kaldırılmak istendiğini savundu.
Bu durumu “iktidar mühendisliği” olarak nitelendirdi.
Üç Parti Vurgusu
Dervişoğlu, üç partinin anayasa sürecinde ortak hareket ettiğini iddia etti.
“Küçük ortak” ve “büyük ortak” ifadeleri dikkat çekti.
Kamu kaynakları üzerinden hesap yapıldığını öne sürdü.
Projenin uzun vadeli bir devridaim planı olduğunu savundu.
Muhalefetin Etkisizleştirilmesi İddiası
Muhalefetin sistematik biçimde zayıflatılmak istendiğini söyledi.
Siyasi rekabetin daraltıldığını öne sürdü.
“Sahte zafer” yaratılmak istendiğini ifade etti.
Demokratik alanın daraldığını savundu.
Ekonomik Gerileme Vurgusu
Orta sınıfın eridiğini belirtti.
Orta sınıf hayalinin çöktüğünü ifade etti.
Fakirliğin kader gibi sunulduğunu savundu.
Ekonomik sorunların siyasi sonuç doğurduğunu söyledi.
Uluslararası İttifaklar Eleştirisi
Uluslararası kural ve kurumların işlevini yitirdiğini dile getirdi.
Mevcut ittifakların yönünü kaybettiğini savundu.
Bunun ülke içindeki dengeleri de etkilediğini ifade etti.
Türkiye’nin yalnızlaştırıldığını öne sürdü.
“Millet Olmaktan Daha Büyük Savunma Yoktur”
Dervişoğlu, milli birlik vurgusu yaptı.
Toplumsal dayanışmanın en güçlü savunma sistemi olduğunu belirtti.
Kurumsal yapının korunması gerektiğini söyledi.
Devlet ile terörün eşitlenemeyeceğini ifade etti.
Şehitler Üzerinden Siyasi Eleştiri
Şehitlerin hatırasının siyasi pazarlık konusu yapıldığını iddia etti.
Bu durumun kamu vicdanını yaraladığını savundu.
Sürecin hassasiyetle ele alınması gerektiğini belirtti.
Güvenlik konularının araçsallaştırılmaması gerektiğini söyledi.
“Türkiye Tehlikededir” Mesajı
Türkiye’nin yalnızca fakirleştiği için değil, fakirliğe alıştırıldığı için tehlikede olduğunu ifade etti.
Yalnızlığın strateji gibi sunulduğunu savundu.
Tartışılmaz konuların pazarlık masasına taşındığını söyledi.
Bu durumun sistemsel risk oluşturduğunu dile getirdi.
Hukuk Devleti Vurgusu
Kanunların yazılmamasının değil, uygulanmamasının sorun olduğunu belirtti.
Hukuk devleti ilkesinin aşındığını savundu.
Kurumsal yapının korunması gerektiğini söyledi.
Adalet mekanizmasının güçlendirilmesi çağrısı yaptı.
Cumhuriyet ve Kurumlar Uyarısı
Anayasa ve kurumların siyasi hesaplara kurban edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Cumhuriyet değerlerinin korunması gerektiğini vurguladı.
Devlet yapısının şahsi çıkarlarla şekillendirilemeyeceğini savundu.
Bu sürecin tarihi sorumluluk taşıdığını belirtti.
Siyasi Atmosferde Gerilim Artıyor
Yeni anayasa tartışmaları siyasette tansiyonu yükseltiyor.
Muhalefet ile iktidar arasındaki söylem farkı derinleşiyor.
Önümüzdeki süreçte polemiklerin artabileceği değerlendiriliyor.
Siyasi gündemin uzun süre bu başlık etrafında şekillenmesi bekleniyor.
Müsavat Dervişoğlu’nun açıklamaları, yeni anayasa tartışmalarının yalnızca hukuki değil siyasi boyutunun da sertleştiğini gösteriyor. “Bir aileye ipotek” ve “iktidar mühendisliği” ifadeleri, muhalefetin sürece nasıl baktığını net biçimde ortaya koyuyor.
Önümüzdeki dönemde anayasa başlığının hem Meclis’te hem kamuoyunda daha yoğun tartışılması bekleniyor. Siyasi gerilimin artması, anayasa sürecinin nasıl şekilleneceğini belirleyen en önemli faktörlerden biri olacak.