CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ, YENİ ASGARİ ÜCRETİN HAYIRLI OLMASINI DİLEDİ

2026 yılı asgari ücreti yüzde 27 artışla net 28 bin 75 TL olarak belirlendi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, devlet desteğinin de bin 270 TL’ye yükseldiğini duyurarak, artışın çalışanlar ve işverenler için hayırlı olmasını diledi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın açıkladığı 2026 yılı asgari ücretine ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’dan açıklama geldi. Yılmaz, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, yüzde 27 artışla net 28 bin 75 TL’ye yükselen aylık asgari ücret ve bin liradan bin 270 liraya çıkan devlet desteğinin çalışanlar ve işverenler için hayırlı olmasını diledi. Yılmaz, enflasyonun yüzde 20’nin altına düşürülmesi hedefi doğrultusunda artışın gerçekleştiğini ve istihdamı artırmaya, kayıt dışılığı azaltmaya yönelik politikaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
Tarihi Zam ve Yüzde 27 Artışın Etkisi
2026 asgari ücreti, yüzde 27 oranında artışla net 28 bin 75 TL’ye yükseldi. Bu artış, son yılların en yüksek zamlarından biri olarak değerlendiriliyor. Çalışanlar açısından reel gelir artışı sağlarken, enflasyon ve yaşam maliyetleri göz önünde bulundurulduğunda halen sınırlı bir rahatlama yaratıyor. Ekonomistler, bu artışın iç talep ve tüketici harcamaları üzerindeki etkilerini yakından takip ediyor.
Açlık Sınırının Altında Kalan Asgari Ücret
CHP lideri Özgür Özel, yeni ücretin resmi açlık sınırının altında kaldığını vurguladı. Açlık sınırının altında kalan asgari ücret, çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamada ciddi zorluklarla karşılaşabileceğini gösteriyor. Bu durum, sosyal huzursuzluk ve ekonomik adalet tartışmalarını da gündeme taşıyor.
Devlet Desteği Artışı ve Sosyal Refah
Devlet desteği bin liradan bin 270 liraya çıkarıldı. Bu artış, düşük gelirli çalışanların gelirini destekleyerek sosyal refahı artırmayı hedefliyor. Uzmanlar, devlet desteğinin özellikle asgari ücretli aileler üzerindeki pozitif etkisini ve temel ihtiyaçlarını karşılama kapasitesini artıracağını belirtiyor.
İşveren Maliyetleri ve Ekonomik Denge
Artış, çalışan refahını artırırken işveren maliyetlerini de yükseltiyor. KOBİ’ler ve küçük işletmeler, maaş bütçelerini yeniden planlamak zorunda kalabilir. Hükümetin amacı, ücret artışını enflasyon ve üretkenlik dengesi ile uyumlu hâle getirerek ekonomik istikrarı korumak.
Enflasyon ve Ekonomik Strateji
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, artışın yüzde 20’nin altına düşürülmesi hedeflenen enflasyon ortamında gerçekleştiğini belirtti. Bu strateji, çalışanlar için reel gelir artışı sağlarken, fiyat istikrarını bozmadan ekonomik büyümeyi desteklemeyi amaçlıyor.
Kayıt Dışı İstihdam ve İstihdam Artışı
Yılmaz, politikaların kayıt dışılığı azaltmayı ve istihdamı artırmayı hedeflediğini vurguladı. Artan asgari ücret ve devlet desteği, çalışanları resmi kayıtlara geçmeye teşvik ederek sosyal güvenlik kapsamını genişletecek ve uzun vadede sürdürülebilir iş gücü piyasası oluşturacak.
Siyasi Boyut ve Seçim Mesajı
Özgür Özel’in açıklaması, asgari ücret tartışmasını ekonomik olduğu kadar siyasi bir mesele hâline getiriyor. “2026 geçim yılı olamayacağına göre seçim yılıdır” sözleri, muhalefetin hükümete yönelik stratejik ve seçime dönük mesajını ortaya koyuyor.
Toplumsal Tepki ve Psikolojik Etki
Açlık sınırının altındaki ücret, çalışanlar arasında moral bozukluğu ve ekonomik kaygıyı artırabilir. Uzmanlar, bu durumun toplumsal huzur ve işgücü motivasyonu üzerinde kısa vadeli olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor.
İş Dünyası Açısından Beklentiler
Yükselen ücret ve devlet desteği, işverenler için hem maliyet artışı hem de planlama kolaylığı sunuyor. Devlet desteği ile birlikte maliyetlerin dengelenmesi, KOBİ’lerin ve büyük şirketlerin ekonomik sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor.
Gelecek Beklentileri ve Ekonomik Patika
2026 asgari ücret zammı, önümüzdeki yılın ekonomik ve sosyal politikalarının şekillenmesinde belirleyici olacak. İç talebi canlandırması, istihdamı desteklemesi ve sosyal refahı artırması beklenirken, muhalefetin tepkisi siyasi atmosferi de etkileyecek. Bu karar, ekonomik, sosyal ve siyasi dengelerin bir arada değerlendirilmesini gerektiriyor.
2026 asgari ücret artışı, hükümetin ekonomik dengeleri gözeterek gerçekleştirdiği bir adım olarak öne çıkıyor. Yüzde 27’lik zam ve devlet desteği, çalışanların gelirini artırırken işverenlerin maliyetlerini dengeli şekilde yönetmeyi hedefliyor. Öte yandan Özgür Özel’in tepkisi, zamın açlık sınırının altında kaldığı vurgusuyla sosyal ve siyasi tartışmayı gündeme taşıyor. Yılmaz’ın açıklaması, hükümetin istihdam, kayıt dışı mücadele ve sosyal refah hedeflerini güçlendirdiğini gösterirken, ekonomik ve siyasi denklemin önümüzdeki yıl nasıl şekilleneceğine dair önemli ipuçları sunuyor.