Bankadan Ret Alanlar Sosyal Medyada Borç Arıyor

Bankalardan kredi alamayan yurttaşlar çareyi sosyal medyada arıyor. “Senetle para verilir”, “elden nakit”, “yüz yüze işlem” başlıkları altında yayılan ilanlar yeni bir borçlanma riskini gündeme taşıdı. Uzmanlar, yüksek faizli senetli borçlanmanın ekonomik krizin ötesinde ciddi bir toplumsal güven sorunu yarattığını vurguluyor.
Artan enflasyon, derinleşen yoksulluk ve yükselen borç yükü, binlerce kişiyi bankacılık sisteminin dışına itti. Kredi notu düşen ya da mevcut limitlerini tüketen yurttaşlar, sosyal medya gruplarında borç aramaya başladı.
Platformlarda “senetle para”, “elden nakit”, “haciz kapıda” gibi ifadelerle açılan ilanlar dikkat çekiyor. Bu ilanların bir kısmında, kısa vadeli küçük meblağların katlanarak geri ödenmesi şart koşuluyor.
Ekonomist Onur Çanakçı ve sosyolog Zeliha Bürtek, yaşanan sürecin yalnızca ekonomik değil, sosyal bir kırılma yarattığını belirtiyor.
Bankacılık Sisteminden Dışlanma Artıyor
Kredi notu düşen yurttaşlar bankalardan finansmana erişemiyor.
Mevcut kredi limitlerini tüketenler yeni borç alamıyor.
İcra ve iflas dosyalarındaki artış dikkat çekiyor.
Finansmana erişim daraldıkça alternatif yollar aranıyor.
Sosyal Medyada “Senetle Para” İlanları
Facebook ve Telegram gibi platformlarda borç ilanları çoğaldı.
“Elden nakit”, “yüz yüze işlem” gibi ifadeler öne çıkıyor.
Borç verenler senet imzalatmayı şart koşuyor.
Faiz oranları ise çoğu zaman fahiş seviyede.
25 Bin Al, 100 Bin Öde
Uzmanlara göre küçük meblağlar katlanarak geri isteniyor.
25 bin TL borç alan kişinin 100 bin TL ödeme taahhüdü verdiği örnekler var.
Bu durum rasyonel bir finansal tercih olarak görülmüyor.
Çaresizlik kaynaklı bir yönelim olarak değerlendiriliyor.
İcra Dosyaları Rekor Seviyede
Ekonomist Onur Çanakçı’ya göre icra ve iflas dosyaları 24 milyonu aştı.
Bu rakam finansal sistemdeki sıkışıklığı gösteriyor.
Borçlu kişi ve şirket sayısındaki artış dikkat çekiyor.
Bankacılık ürünlerine erişim ciddi biçimde kısıtlanmış durumda.
“Gelir Gideri Karşılamıyor”
Çanakçı, yurttaşların büyük bölümünün gelirinin giderini karşılamadığını belirtiyor.
Artan kira ve gıda fiyatları bütçeleri zorluyor.
Sabit gelirli kesim en fazla etkilenen grup olarak öne çıkıyor.
Borçlanma artık geçim aracı haline gelmiş durumda.
Sosyolojik Kırılma Uyarısı
Sosyolog Zeliha Bürtek, yaşanan sürecin toplumsal güven krizine yol açtığını ifade ediyor.
Yasal ve güvenli yollar daraldıkça alternatif yöntemler artıyor.
Bu durum sosyal dokuyu zedeliyor.
Borç ilişkileri bireyler arası güvensizliği büyütüyor.
Devlet Tahsilat Mekanizmaları Sertleşti
Uzmanlara göre vergi ve SGK tahsilatları daha hızlı yürütülüyor.
Yurttaşlar beklemedikleri anda mali yüklerle karşılaşabiliyor.
Önceden zamana yayılan uygulamalar artık daha ani hissediliyor.
Bu da ekonomik kırılganlığı artırıyor.
Haciz Korkusu Yayılıyor
Sosyal medya ilanlarında “haciz kapıda” ifadeleri dikkat çekiyor.
Borç baskısı psikolojik bir stres yaratıyor.
Ev ve araç hacizleri kaygıyı artırıyor.
Bu korku insanları riskli borçlanmaya itiyor.
Yüksek Faizli Senet Riski
Senetli borçlanma çoğu zaman kayıt dışı ilerliyor.
Yasal denetim mekanizmaları zayıf kalabiliyor.
Borçlu kişiler daha ağır yük altına girebiliyor.
Tefecilik riski büyüyor.
Ekonomik Krizden Güven Krizine
Uzmanlar, sorunun yalnızca ekonomik olmadığını vurguluyor.
Finansal sistemin dışına düşenler alternatif ağlara yöneliyor.
Bu durum toplumsal güveni aşındırıyor.
Resmi kurumlara olan inanç zayıflayabiliyor.
Kayıt Dışı Borçlanmanın Tehlikesi
Kayıt dışı işlemler hukuki güvenceden yoksun.
Borçlu kişiler yasal koruma mekanizmalarından faydalanamıyor.
Anlaşmazlıklar çoğu zaman mağduriyetle sonuçlanıyor.
Uzmanlar bu konuda dikkatli olunması gerektiğini söylüyor.
Çözüm Ne Olmalı?
Ekonomistler, finansmana erişimin kolaylaştırılması gerektiğini belirtiyor.
Sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi öneriliyor.
Borç yapılandırma süreçlerinin daha kapsayıcı olması gerektiği ifade ediliyor.
Aksi halde kayıt dışı borçlanmanın büyümesi kaçınılmaz görülüyor.
Bankacılık sisteminin dışında kalan yurttaşların sosyal medya üzerinden yüksek faizli senetli borçlara yönelmesi, ekonomik krizin yeni bir boyutunu ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu tablo yalnızca gelir-gider dengesizliğinin değil, aynı zamanda toplumsal güven aşınmasının da göstergesi.
Finansal erişim kanalları daraldıkça kayıt dışı yöntemlerin yaygınlaşması risk oluşturuyor. Ekonomik istikrarın sağlanması kadar, güvenli ve erişilebilir finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi de kritik önem taşıyor.