BAKAN TUNÇ : TERÖRSÜZ TÜRKİYE MİLLETİMİZİN GELECEĞİ İÇİN HAYATİ ÖNEMDE

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ankara’da yaptığı açıklamalarda “Terörsüz Türkiye” sürecinin yalnızca bir güvenlik politikası değil, milletin geleceğini doğrudan ilgilendiren tarihi bir mücadele olduğunu vurguladı. Tunç, 41 yıllık terörle mücadelenin geldiği noktayı ve atılan demokratikleşme adımlarını detaylarıyla anlattı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ankara’da gündeme ilişkin yaptığı değerlendirmelerde terörle mücadelede gelinen noktaya ve “Terörsüz Türkiye” sürecinin önemine dikkat çekti. Bakan Tunç, bu sürecin yalnızca son bir yılın değil, 41 yıllık büyük bir mücadelenin sonucu olduğunu belirterek, devletin tüm kurumlarının ve milletin büyük bir koordinasyon içinde hareket ettiğini söyledi.
Tunç, terörle mücadele sürecinde binlerce şehit verildiğini, büyük acılar yaşandığını hatırlatarak, geçmişte yaşanan karanlık günlere bir daha dönmek istemediklerini vurguladı. Özellikle son 23 yılda, terörün istismar ettiği alanların birer birer ortadan kaldırıldığını ifade eden Tunç, demokratikleşme ve normalleşme adımlarının bu mücadelenin temel taşlarından biri olduğunu dile getirdi.
“Terörsüz Türkiye bir devlet politikasıdır”
Bakan Tunç, Terörsüz Türkiye sürecinin herhangi bir dönemsel yaklaşım olmadığını, devletin kararlı ve uzun vadeli politikası olduğunu söyledi. Bu sürecin başarısı için yalnızca güvenlik güçlerinin değil, tüm kamu kurumlarının koordinasyon içinde çalıştığını vurguladı. Milletin de bu sürecin en büyük destekçisi olduğunu ifade eden Tunç, toplumsal birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti. Sürecin, Türkiye’nin geleceği açısından kritik bir eşik olduğunu belirtti.
41 yıllık mücadelenin ağır bilançosu
Tunç, terörle mücadelede geçen 41 yıl boyunca binlerce asker, polis ve sağlık görevlisinin şehit edildiğini hatırlattı. Şehit cenazelerinde yaşanan acıların unutulmadığını belirten Bakan, bu yükün devlet adamlarının ve siyasetçilerin omuzlarında büyük bir sorumluluk olduğunu söyledi. “O günleri unutmadık ve bir daha yaşamak istemiyoruz” sözleriyle kararlılığı vurguladı. Terörün Türkiye’ye maddi ve manevi büyük bedeller ödettiğini dile getirdi.
Son 23 yılda terörün istismar alanları kapatıldı
AK Parti iktidarı döneminde terörün beslendiği alanların sistemli şekilde ortadan kaldırıldığını belirten Tunç, bu sürecin kararlılıkla yürütüldüğünü ifade etti. Sosyal, ekonomik ve demokratik reformlarla terör örgütlerinin zemin kaybettiğini söyledi. Güvenlik politikalarının tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Tunç, bütüncül bir mücadele yürütüldüğünü belirtti. Bu yaklaşımın sahadaki başarıyı doğrudan etkilediğini dile getirdi.
OHAL’in kaldırılması kritik bir dönüm noktası oldu
Bakan Tunç, 2002 yılında AK Parti’nin iktidara gelmesiyle ilk adım olarak Olağanüstü Hal’in kaldırıldığını hatırlattı. Bu kararın, Türkiye’de normalleşme sürecinin başlangıcı olduğunu ifade etti. Devlet-millet ilişkilerinde güvenin yeniden tesis edilmesinde bu adımın büyük rol oynadığını söyledi. Hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesiyle terörün propaganda alanlarının daraltıldığını vurguladı.
Demokratikleşme adımları tüm toplumu kapsadı
Tunç, atılan demokratikleşme adımlarının sadece Kürt vatandaşlar için değil, tüm Türkiye için hayata geçirildiğini belirtti. Temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesiyle toplumun her kesiminin kazanım elde ettiğini söyledi. Bu sürecin, terörün istismar ettiği mağduriyet söylemini zayıflattığını ifade etti. Demokratik standartların yükseltilmesinin terörle mücadelede stratejik bir unsur olduğunu vurguladı.
“Terörle mücadele sadece silahla olmaz”
Bakan Tunç, terörle mücadelenin yalnızca güvenlik operasyonlarıyla sınırlı olmadığını açıkça ifade etti. Sosyal adalet, hukuk devleti ve özgürlüklerin güçlendirilmesinin bu mücadelenin ayrılmaz parçası olduğunu söyledi. Eğitimden ekonomiye kadar birçok alanda yapılan reformların terörün zeminini daralttığını dile getirdi. Devletin bütüncül yaklaşımının sahadaki başarıyı artırdığını belirtti.
Şehitlerin hatırası sürecin en güçlü motivasyonu
Tunç, terörle mücadelede hayatını kaybeden şehitlerin hatırasının, devletin kararlılığını pekiştirdiğini söyledi. Şehit ailelerine duyulan sorumluluğun her zaman ön planda olduğunu vurguladı. Bu mücadelenin, şehitlerin emanetine sahip çıkma mücadelesi olduğunu ifade etti. “Bu ülkenin geleceği için bu acıları bir daha yaşatmamalıyız” dedi.
Kurumlar arası koordinasyon vurgusu
Terörsüz Türkiye sürecinde kurumlar arası koordinasyonun üst düzeyde olduğunu belirten Tunç, güvenlik, adalet ve sosyal politikaların uyum içinde yürütüldüğünü söyledi. Devletin tüm birimlerinin aynı hedef doğrultusunda hareket ettiğini ifade etti. Bu koordinasyonun sahadaki başarıyı doğrudan etkilediğini vurguladı. Sürecin istikrarla devam edeceğini dile getirdi.
Toplumsal destek sürecin kilit unsuru
Bakan Tunç, milletin desteğinin terörle mücadelede en kritik unsur olduğunu söyledi. Toplumun teröre karşı ortak duruş sergilemesinin, örgütlerin hareket alanını daralttığını belirtti. Birlik ve beraberliğin korunmasının hayati önemde olduğunu vurguladı. Terörsüz bir Türkiye hedefinin toplumun ortak beklentisi olduğunu ifade etti.
Gelecek nesillere terörsüz bir ülke hedefi
Tunç, Terörsüz Türkiye sürecinin temel amacının gelecek nesillere huzurlu ve güvenli bir ülke bırakmak olduğunu söyledi. Çocukların ve gençlerin terör korkusu olmadan yaşamasının en büyük hedef olduğunu vurguladı. Bu mücadelenin sadece bugünü değil, Türkiye’nin yarınlarını da şekillendirdiğini belirtti. Sürecin kararlılıkla sürdürüleceğinin altını çizdi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un açıklamaları, Terörsüz Türkiye sürecinin yalnızca güvenlik merkezli değil, demokratikleşme ve toplumsal bütünlük temelli bir devlet politikası olduğunu ortaya koyuyor. 41 yıllık mücadelenin ardından gelinen noktada, geçmişten alınan derslerle hareket edildiği ve kararlılığın sürdüğü mesajı veriliyor. Açıklamalar, terörle mücadelede geri dönüşün olmadığını ve hedefin kalıcı huzur olduğunu net şekilde ortaya koyuyor.
I don’t think the title of your article matches the content lol. Just kidding, mainly because I had some doubts after reading the article.