ASLI AYDEMİR’e TAHLİYE KARARI MAHKEMEDEN ÇIKTI

LeMan dergisinin Beyoğlu ofisine saldıran gruba tepki gösterdiği için tutuklanan akademisyen Aslı Aydemir hakkında mahkeme tahliye kararı verdi. Aydemir, 190 gündür cezaevinde tutuluyordu ve yargılanacağı davanın ilk duruşması 12 Şubat’ta görülecek.
Cezaevinde Geçirilen 190 Gün
Aslı Aydemir, 30 Haziran 2025’te yaşanan olayların ardından tutuklandı ve Silivri Cezaevi’ne gönderildi. 190 gün boyunca cezaevinde kalan Aydemir’in tahliye edilmesi, hukuk çevrelerinde dikkat çeken bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, tutukluluk süresinin uzunluğuna rağmen tahliye kararının adalet mekanizmasının işlediğine işaret ettiğini belirtiyor.
Tahliye Kararının Detayları
Mahkeme, Aydemir hakkında hazırlanan üçüncü iddianamenin kabul edilmesinin ardından tahliye kararı verdi. Önceki iki iddianame savcısına iade edilmişti. Tahliye kararı, Aydemir’in yargılama sürecinde cezaevinde kalmasına gerek olmadığını gösteriyor ve yargılamanın adil şekilde ilerlemesi için önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
İddianame ve Suçlama Konusu
İddianamede, Aydemir’in “Görevi yaptırmamak için direnme” suçundan cezalandırılması talep ediliyor. İddianameye göre Aydemir, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü’nde görev yapan Mustafa Ö.’ye olay sırasında elindeki bardakla vurmuş ve görevini engellemeye çalışmış. Bu iddia, Aydemir’in sosyal ve akademik çevresinde tartışma yarattı.
Müvekkil ve Savunma Stratejisi
Aydemir’in avukatları, müvekkilinin eyleminin kamuoyuna tepki gösterme ve ifade özgürlüğü çerçevesinde gerçekleştiğini savunuyor. Savunma, olayın hukuki olarak “görevi engelleme” değil, demokratik tepki gösterme boyutunda değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Tahliye kararı, savunma stratejisinin olumlu bir yansıması olarak yorumlanıyor.
Dava Süreci ve Tarihi
Aydemir’in yargılandığı davanın ilk duruşması 12 Şubat’ta saat 11.00’de görülecek. Bu duruşmada, iddianamenin detayları ve deliller ele alınacak. Dava süreci, akademik ve toplumsal çevrelerce yakından takip ediliyor ve kararın sonuçları, ifade özgürlüğü ve akademik haklar açısından önemli bir emsal teşkil edebilir.
Akademisyenlerin ve Toplumsal Tepkiler
Aydemir’in tutukluluğu boyunca akademisyenler ve sivil toplum örgütlerinden tepki geldi. Tahliye kararı, bu çevreler tarafından olumlu karşılandı ve hukuki sürecin adil ilerlediğine dair bir işaret olarak değerlendirildi. Toplumsal tepki, davanın takipçileri için de moral kaynağı oldu.
Olayın Başlangıcı: LeMan Ofisi Saldırısı
Olay, 30 Haziran 2025’te LeMan dergisinin Beyoğlu ofisine yapılan saldırıyla başladı. Aydemir’in olay anındaki tepkisi, gerici gruba karşı çıkan duruşu, hem sosyal medyada hem akademik çevrelerde geniş yankı uyandırdı. Saldırının ardından başlayan yargılama, ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Hukuki Süreçte Önceki İddianameler
Aydemir hakkında ilk iki iddianame mahkeme tarafından savcısına iade edilmişti. Üçüncü iddianame ise Aralık ayında kabul edildi. Bu durum, hukuki sürecin dikkatli ve titiz yürütüldüğünü gösteriyor. Ayrıca, tahliye kararı, iddianamenin hukuki olarak yeterli değerlendirmeye tabi tutulduğunu da ortaya koyuyor.
Kamu Görevlisine Karşı Suç İddiası
İddianamede, Aydemir’in kamu görevlisine karşı görevini yaptırmamak için hareket ettiği ve bardakla vurduğu ileri sürülüyor. Bu iddia, davanın hukuki boyutunu belirleyen kritik bir detay olarak öne çıkıyor. Mahkemenin tahliye kararı, delillerin değerlendirilmesinde tutukluluğun zorunlu olmadığını vurguluyor.
Tahliye Kararının Sosyal Etkileri
Tahliye kararı, akademik çevreler ve sosyal medya kullanıcıları tarafından olumlu karşılandı. Karar, ifade özgürlüğü ve akademisyen hakları bağlamında tartışma başlattı. Uzmanlar, bu tür kararların toplumda adalet ve hukukun üstünlüğüne olan güveni artırabileceğini belirtiyor.
İddianamenin Kabul Edilmesi ve Dava Takvimi
Üçüncü iddianamenin kabul edilmesi, dava sürecini resmi olarak başlattı. İlk duruşmanın 12 Şubat’ta görülmesiyle, hem mahkeme hem de kamuoyunun olay ve deliller üzerinde değerlendirme yapması mümkün olacak. Bu durum, yargı sürecinin şeffaflığını da artırıyor.
Akademik ve Toplumsal Tartışma Boyutu
Aydemir’in tahliyesi, akademik özgürlük ve ifade hakkı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Olay ve yargılama süreci, akademisyenlerin toplumsal olaylara müdahale biçimi ve hakları üzerine değerlendirmeler yapılmasına neden oluyor. Bu durum, davanın sadece hukuki değil, toplumsal boyutunu da ortaya koyuyor.
Akademisyen Aslı Aydemir’in tahliye kararı, hem hukuki hem toplumsal açıdan önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. 190 gün süren tutukluluğun ardından gelen karar, ifade özgürlüğü ve akademik haklar açısından dikkatle izleniyor. Dava süreci ve 12 Şubat’taki duruşma, akademik çevreler, medya ve toplumsal kesimler için belirleyici olacak bir gelişme olarak öne çıkıyor.