ADALET BAKANI TUNÇ: YASAL DÜZENLEME OLABİLİR AMA ”BARIŞ YASASI” OLMAZ

DEM Parti’nin TBMM’ye sunduğu raporda “acilen barış yasası çıkarılmalı” çağrısına Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan net bir yanıt geldi. Tunç, olası yasal düzenlemelerin TBMM’nin yetkisinde olduğunu vurgulayarak, “Barış yasası ifadesi doğru değil” dedi.
‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde siyasi gündem hareketlenirken, DEM Parti’nin “barış yasası” çağrısı hükümet cephesinde karşılık buldu. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak DEM Parti’nin taleplerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tunç’un açıklamaları, sürecin nasıl ilerleyeceğine dair önemli ipuçları verdi.
Bakan Tunç, terör örgütünün tasfiyesinin hukuk çerçevesinde yürütüleceğini vurgularken, gerekli görülmesi halinde yasal düzenleme yapılabileceğini ancak bunun “barış yasası” adıyla anılmasının doğru olmadığını ifade etti. Açıklamalar, hükümetin sürece yaklaşımını netleştiren bir çerçeve sundu.
DEM Parti’den “barış yasası” çağrısı
DEM Parti, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na 99 sayfalık kapsamlı bir rapor sundu. Raporda, silahların susmasının tek başına yeterli olmadığı ve bunun bir başlangıç olarak görülmesi gerektiği savunuldu. Parti, demokratik entegrasyonu esas alan bir “barış yasası” çıkarılması gerektiğini dile getirdi. Bu çağrı siyasi gündemin merkezine oturdu.
Koçyiğit: “Silahların susması başlangıçtır”
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, rapora ilişkin yaptığı açıklamada dikkat çeken ifadeler kullandı. Koçyiğit, TBMM’nin acilen bir demokratik entegrasyon ve barış yasası çıkarması gerektiğini savundu. Silahların susmasının tek başına çözüm anlamına gelmediğini vurguladı. Açıklamalar, muhalefet ve iktidar cephesinde geniş yankı uyandırdı.
Bakan Tunç’tan doğrudan yanıt
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, DEM Parti’nin çağrısına doğrudan yanıt verdi. Tunç, partilerin hazırladığı raporlar doğrultusunda ortak bir değerlendirme yapılacağını söyledi. Sürecin tek taraflı taleplerle değil, TBMM çatısı altında yürütüleceğini vurguladı. Açıklamalar, hükümetin süreci kontrollü şekilde ele aldığını gösterdi.
“Barış yasası ifadesi doğru değil”
Bakan Tunç, açıklamalarında “barış yasası” tanımına açıkça karşı çıktı. Böyle bir isimlendirmeyi doğru bulmadığını ifade eden Tunç, kavramın kamuoyunda yanlış algılara yol açabileceğini dile getirdi. Hukuki süreçlerin doğru kavramlarla yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Bu sözler, hükümetin terminolojiye verdiği önemi ortaya koydu.
Yasal düzenleme kapısı tamamen kapatılmadı
Tunç, açıklamalarında yasal düzenleme ihtimalini tamamen dışlamadı. Gerekli görülmesi halinde TBMM’nin bu konuda adım atabileceğini belirtti. Ancak bunun siyasi dayatmalarla değil, ortak akılla yapılacağını ifade etti. Sürecin anayasal ve hukuki çerçevede ilerleyeceğini vurguladı.
Terör örgütünün tasfiyesi hukuk çerçevesinde
Adalet Bakanı, terör örgütünün tasfiye sürecinin hukukun dışına çıkılmadan yürütüleceğini net bir dille ifade etti. Devletin güvenlik politikalarının yanı sıra hukuk devleti ilkesinden taviz vermeyeceğini söyledi. Bu yaklaşımın, geçmişte yaşanan olumsuz tecrübelerden ders alındığını gösterdiği yorumları yapıldı. Hukuki meşruiyet vurgusu öne çıktı.
Ortak raporla yol haritası çizilecek
Tunç, siyasi partilerin sunduğu raporların ortak bir çerçevede değerlendirileceğini belirtti. Hazırlanacak ortak rapor doğrultusunda nasıl bir yol haritası izleneceğinin netleşeceğini söyledi. Sürecin kişisel ya da partisel taleplerle değil, kurumsal mekanizmalarla yürütüleceğini vurguladı. TBMM’nin merkez rolü ön plana çıktı.
Hükümetten temkinli yaklaşım mesajı
Açıklamalar, hükümetin sürece temkinli ve kontrollü yaklaştığını ortaya koydu. Ani ve kamuoyunu sarsacak adımlar yerine, zamana yayılan bir değerlendirme sürecinin tercih edildiği görüldü. Hukuki ve siyasi dengelerin gözetileceği mesajı verildi. Bu tutumun, geniş toplumsal mutabakat hedefiyle örtüştüğü değerlendirildi.
Siyasi tartışma Meclis zeminine taşındı
DEM Parti’nin çağrısı ve Bakan Tunç’un yanıtı, tartışmanın TBMM zemininde şekilleneceğini gösterdi. Sokak veya medya üzerinden değil, Meclis çatısı altında yürütülecek bir sürece işaret edildi. Bu durum, siyasi tansiyonun kontrollü tutulması açısından önemli bir sinyal olarak yorumlandı. Gözler Meclis’teki komisyon çalışmalarına çevrildi.
Süreçte isimlendirme kadar içerik de önemli
Uzmanlara göre tartışmanın merkezinde yalnızca yasa çıkıp çıkmayacağı değil, içeriğinin ne olacağı da yer alıyor. Hükümetin “isimlendirme” konusundaki hassasiyeti, içerik tartışmasının önüne geçilmek istenmediğini gösteriyor. Sürecin, kamuoyunda yanlış algı oluşturmadan yürütülmesi hedefleniyor. Önümüzdeki dönemde içerik tartışmalarının daha da yoğunlaşması bekleniyor.
DEM Parti’nin “acil barış yasası” çağrısına hükümetten gelen yanıt, sürecin tek taraflı taleplerle değil, TBMM merkezli ve hukuki çerçevede yürütüleceğini net biçimde ortaya koydu. Adalet Bakanı Tunç’un açıklamaları, yasal düzenleme ihtimalini tamamen reddetmeden, isimlendirme ve yöntem konusunda kırmızı çizgileri işaret etti. Önümüzdeki süreçte gözler, Meclis’te hazırlanacak ortak rapor ve izlenecek yol haritasına çevrilmiş durumda.