Dolar 43,8290
Euro 51,6962
Altın 7.183,04
BİST 13.934,06
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 7°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
7°C
Hafif Yağmurlu
Pts 9°C
Sal 12°C
Çar 9°C
Per 7°C

ABD’den İran’a 48 Saat Süre

ABD’den İran’a 48 Saat Süre
22 Şubat 2026 16:47

ABD ile İran arasında yeniden alevlenen nükleer kriz dünya gündeminin ilk sırasına yerleşti. ABD basını, Washington yönetiminin Tahran’a 48 saat içinde ayrıntılı bir nükleer anlaşma teklifi sunması çağrısında bulunduğunu yazdı. ABD’nin en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford’un bölgeye yönelmesi ise askeri tansiyonu daha da yükseltti.


ABD ile İran arasındaki gerilim yeni bir dönüm noktasına ulaştı. Amerikan basınında yer alan haberlere göre Washington yönetimi, İran’ın 48 saat içinde kapsamlı ve ayrıntılı bir nükleer anlaşma teklifi sunması halinde diplomatik görüşmelere açık olduğunu iletti.

Axios tarafından yayımlanan haberde, üst düzey bir ABD’li yetkiliye dayandırılan bilgilere göre taraflar cuma günü İsviçre’nin Cenevre kentinde yeniden masaya oturabilir.

Diplomatik kanallar açık tutulurken, askeri hazırlıkların da eş zamanlı ilerlemesi dikkat çekiyor. ABD Donanması’na ait en büyük uçak gemisi olan USS Gerald R. Ford’un bölgeye sevk edilmesi, sürecin yalnızca diplomatik değil stratejik bir boyut taşıdığını gösteriyor.


Washington’dan Net Mesaj: 48 Saatlik Süre

ABD yönetimi, İran’a resmi olmayan kanallar üzerinden 48 saatlik bir diplomatik pencere açtı. Bu süre içinde ayrıntılı ve teknik çerçevesi net bir nükleer teklif bekleniyor.

Yetkililere göre teklifin; uranyum zenginleştirme oranları, denetim mekanizmaları ve uluslararası gözlem şartlarını içermesi gerekiyor.

Aksi halde diplomatik sürecin askıya alınabileceği belirtiliyor. Bu durum, askeri seçeneklerin masada kalmaya devam ettiği şeklinde yorumlanıyor.

Süre sınırı, krizin seyrini belirleyecek kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.


Cenevre Masası Yeniden Kurulabilir

ABD basınına göre Washington, teklif gelmesi halinde Cenevre’de yeni bir görüşmeye hazır.

Daha önce de taraflar İsviçre’nin diplomatik merkezlerinden biri olan Cenevre’de bir araya gelmişti.

Yeni görüşmenin, kesintiye uğrayan müzakerelerin devamı niteliğinde olması bekleniyor.

Diplomatik çevreler, bu toplantının ya süreci kurtaracağını ya da tamamen koparacağını ifade ediyor.


“Son Şans” Vurgusu

Haberde yer alan en dikkat çekici ifade ise “son şans” değerlendirmesi oldu.

ABD’li yetkililere göre mevcut diplomatik girişim, askeri operasyon öncesi son fırsat olabilir.

Bu ifadenin özellikle iç ve dış kamuoyuna mesaj niteliği taşıdığı belirtiliyor.

Washington’un bu çıkışı, İran üzerindeki baskıyı artırma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.


Askeri Hazırlıklar Hız Kazandı

Diplomasi sürerken ABD’nin askeri varlığını artırması dikkat çekiyor.

USS Gerald R. Ford’un bölgeye yaklaşması, Doğu Akdeniz ve Basra Körfezi hattında askeri yoğunluğu artırdı.

Uçak gemisinin taşıdığı savaş uçakları ve füze sistemleri caydırıcılık mesajı veriyor.

Bu adım, diplomasi başarısız olursa askeri planların devreye girebileceği yorumlarına yol açtı.


İran Cephesinde Sessizlik Hakim

Tahran yönetiminden henüz resmi ve kapsamlı bir yanıt gelmedi.

Ancak İranlı yetkililer daha önce yaptıkları açıklamalarda “eşit ve karşılıklı güvene dayalı” bir anlaşmadan yana olduklarını belirtmişti.

İran’ın kırmızı çizgileri arasında uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin tamamen durdurulmaması yer alıyor.

Bu durum, müzakere sürecini karmaşık hale getiriyor.


Trump Faktörü

ABD Başkanı Donald Trump’ın sürece doğrudan müdahil olduğu belirtiliyor.

Haberde, Trump’ın olası büyük bir operasyon öncesinde diplomatik seçeneğe son bir şans verdiği ifade edildi.

Trump’ın sert dış politika söylemi, İran üzerinde baskıyı artırıyor.

Bu durum, müzakerelerin siyasi boyutunu daha da belirgin hale getiriyor.


Daha Önceki Görüşmeler

İran ile ABD arasındaki nükleer müzakereler daha önce kesintiye uğramıştı.

Haziran 2025’te yaşanan saldırılar sonrası diplomatik temaslar durmuştu.

6 Şubat’ta Umman’da yeniden başlayan süreç, umutları artırmıştı.

18 Şubat’ta Cenevre’de yapılan ikinci tur görüşme ise somut ilerleme sağlayamamıştı.


Avrupa’nın Rolü

Avrupa ülkeleri, özellikle İsviçre ve Umman arabulucu rol üstleniyor.

Avrupa Birliği’nin de süreci yakından takip ettiği bildiriliyor.

Enerji güvenliği ve bölgesel istikrar açısından Avrupa’nın diplomatik çözümden yana olduğu belirtiliyor.

Brüksel’in olası askeri bir tırmanmadan endişe duyduğu ifade ediliyor.


Küresel Enerji Piyasaları Alarmda

ABD-İran gerilimi petrol fiyatlarını doğrudan etkiliyor.

Basra Körfezi’nde yaşanacak olası bir çatışma, küresel enerji arzını sekteye uğratabilir.

Uzmanlar, piyasaların diplomatik çözüm beklentisi içinde dalgalandığını belirtiyor.

Her yeni açıklama, petrol fiyatlarında sert hareketlere yol açıyor.


Bölgesel Güvenlik Dengesi

Orta Doğu’daki güç dengeleri bu krizden doğrudan etkileniyor.

İsrail’in güvenlik endişeleri süreci daha hassas hale getiriyor.

Körfez ülkeleri ise temkinli bir diplomasi izliyor.

Olası bir askeri operasyon, bölgesel çatışma riskini büyütebilir.


Diplomasi mi, Operasyon mu?

Washington’un attığı adımlar iki ihtimali de canlı tutuyor.

Bir yandan diplomasi için kapı aralanırken, diğer yandan askeri güç gösterisi sürüyor.

Bu strateji, “baskı ve müzakere” politikası olarak tanımlanıyor.

48 saatlik süre dolduğunda sürecin yönü netleşecek.


Kritik 48 Saat

Önümüzdeki iki gün, ABD-İran ilişkilerinde tarihi bir dönemeç olabilir.

Tahran’ın sunacağı teklifin kapsamı ve içeriği belirleyici olacak.

Diplomatik çözüm ihtimali halen masada olsa da risk seviyesi yüksek.

Uluslararası kamuoyu, Cenevre’den çıkacak olası karara odaklanmış durumda.


ABD’nin İran’a verdiği 48 saatlik süre, yalnızca iki ülke arasındaki diplomatik pazarlığı değil, küresel güvenlik dengelerini de yakından ilgilendiriyor. Diplomasi kapısı açık tutulsa da askeri hazırlıkların eş zamanlı ilerlemesi, sürecin son derece kırılgan olduğunu gösteriyor.

Cenevre’de kurulacak olası bir masa krizi yumuşatabilir; ancak teklif gelmemesi durumunda bölgesel tansiyonun hızla tırmanması ihtimali güçlü görünüyor. Önümüzdeki 48 saat, Orta Doğu’nun geleceği açısından belirleyici olabilir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.