Bedava tatil vaadiyle devre mülk satışı yapan şirket iflas etti

Ücretsiz tatil davetleri, devre mülk sözleşmeleri, yüksek aidat talepleri ve icra tehdidi iddialarıyla gündeme gelen Royal Doğa Sağlık Termal Turizm İnşaat şirketi hakkında iflas kararı verildi. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15 Ekim 2026 tarihli kararının ardından İstanbul 1. İflas Dairesi tasfiye sürecini başlattı. Şirketle sözleşme imzalayan tüketicilerin alacak talepleri ve devam eden hukuki uyuşmazlıklar yeniden gündeme geldi.
Royal Doğa Sağlık Termal Turizm İnşaat şirketi hakkında İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından iflas kararı verildi. Daha önce devre mülk satışları nedeniyle çok sayıda tüketici şikâyetine konu olan şirketin iflasının açıldığı, İstanbul 1. İflas Dairesi tarafından yayımlanan ilanla duyuruldu. Kararla birlikte şirketin mal varlığının tasfiyesi ve alacaklıların taleplerinin değerlendirilmesine yönelik hukuki süreç başladı.
Haber Hürriyeti tarafından aktarılan bilgilere göre mahkemenin 15 Ekim 2026 tarihli ve 2026/1247 esas numaralı dosyası kapsamında verilen karar, şirketin iflas işlemlerinin temelini oluşturuyor. İflasın açılmasıyla birlikte şirketten alacağı bulunduğunu ileri süren kişilerin taleplerinin ilgili iflas dosyası üzerinden değerlendirilmesi gündeme geldi.
Ücretsiz tatil kazandıklarını düşünen tüketiciler tesislere götürüldü
Şirketin geçmiş dönemde uyguladığı öne sürülen satış yönteminde tüketicilere ücretsiz tatil veya çekiliş sonucunda konaklama hakkı kazandıkları yönünde bildirimler yapıldığı iddia edildi. Bu davetleri kabul eden kişilerin termal tesislere götürülerek devre mülk tanıtımlarına katılmalarının sağlandığı ileri sürüldü.
Şikâyet platformlarında yer alan tüketici anlatımlarından birinde, İstanbul’dan hareket eden otobüslerle çok sayıda ailenin Yalova’daki tesise götürüldüğü belirtildi. Katılımcılara başlangıçta tatil imkânı sunulduğu, daha sonra devre mülk satın almalarına yönelik görüşmeler gerçekleştirildiği iddia edildi.
Satış görüşmelerinin gece saatlerine kadar sürdüğü öne sürüldü
Devre mülk satış sürecine ilişkin şikâyetlerde, tüketicilerin uzun süreli tanıtım toplantılarına katıldığı ve sözleşme imzalamaları için yoğun şekilde ikna edilmeye çalışıldığı öne sürüldü.
Şikâyette bulunan bir tüketici, ailesiyle birlikte katıldığı organizasyonda görüşmelerin gece saatlerine kadar devam ettiğini ve bu süreçte sözleşme imzaladıklarını belirtti. Tüketicinin anlatımına göre satın alma kararının ardından vaat edilen hizmetlerle ilgili sorunlar yaşandı.
Yıllık tatil hakkının yanında kira geliri de vaat edildiği iddia edildi
Şirketle ilgili tüketici şikâyetlerinde devre mülk satın alan kişilere her yıl bir haftalık konaklama hakkı sunulduğu belirtildi. Bunun yanında tatil hakkını kullanmayan kişilerin kendilerine ayrılan dönemleri kiraya vererek gelir elde edebileceklerinin anlatıldığı ileri sürüldü.
Ancak bazı tüketiciler, sözleşme imzalamalarına rağmen bekledikleri tatil hizmetinden yararlanamadıklarını ve kira geliri elde edemediklerini iddia etti. Şikâyetlerde, sorunların çözümü için şirket yetkililerine ulaşmakta güçlük yaşandığı da belirtildi.
Tek bir odanın binlerce kişiye satıldığı iddiası gündeme geldi
Royal Doğa Sağlık Termal Turizm İnşaat şirketine yönelik iddialar arasında aynı konaklama biriminin çok sayıda tüketiciye satıldığı yönündeki şikâyetler de yer aldı. Bir tüketici, kendisine tahsis edildiği belirtilen odanın binlerce kişiye de verildiğini ileri sürdü.
Devre mülk sisteminde aynı taşınmaz üzerinde farklı dönemlere ilişkin kullanım hakları kurulabilmekle birlikte tüketicilere tanınan hakların kapsamı ve kullanım süreleri sözleşme koşullarına bağlı bulunuyor. Şirket hakkındaki iddialarda ise tüketicilere vaat edilen kullanım haklarının yerine getirilmediği öne sürüldü. Aynı oda için kaç sözleşme düzenlendiğine ilişkin doğrulanmış bir sayı bulunmuyor.
Aidatlara yüzde 400’e varan zam yapıldığı ileri sürüldü
Şirket hakkında gündeme gelen bir diğer şikâyet, devre mülk sözleşmelerine bağlı yıllık aidat bedelleriyle ilgili oldu. Bazı tüketiciler, aidat tutarlarının yüzde 400’e varan oranlarda artırıldığını iddia etti.
Tüketiciler, başlangıçta kabul ettikleri ödeme koşullarının daha sonraki yıllarda önemli ölçüde değiştiğini ileri sürdü. Aidatların hangi dönemlerde ve hangi sözleşmeler kapsamında artırıldığına ilişkin ayrıntılı bir mali tablo ise paylaşılmadı.
Ödeme yapmayan tüketicilere icra uyarıları gönderildiği belirtildi
Yüksek aidat taleplerine itiraz eden veya ödeme yapmayan bazı tüketicilerin icra takibi başlatılacağı yönünde bildirimler aldıkları öne sürüldü. Şikâyetlerde, kullanılmadığı iddia edilen tatil haklarına rağmen aidat ödemelerinin talep edilmeye devam ettiği belirtildi.
Devre mülk sözleşmelerinden kaynaklanan aidat borçlarının hukuki durumu, sözleşmenin geçerliliğine, tarafların yükümlülüklerine ve somut uyuşmazlığın koşullarına göre değişebiliyor. İcra uyarısı gönderildiği iddiası ise tek başına borcun kesinleştiği veya tahsil edildiği anlamına gelmiyor.
Sözleşmesini iptal ettirmek isteyenler yargıya başvurdu
Şirketle ilgili şikâyetlerin önemli bir bölümünü devre mülk sözleşmelerinin sona erdirilmesine yönelik talepler oluşturdu. Bazı tüketiciler, vaat edilen hizmetleri alamadıkları gerekçesiyle sözleşmelerinin iptalini istediklerini ancak bu süreçte sorunlarla karşılaştıklarını ileri sürdü.
Şikâyet platformunda açıklama yapan bir tüketici, yaşadığı uyuşmazlık nedeniyle dava açtığını ve davanın kendi lehine sonuçlandığını belirtti. Ancak bu kararın kapsamı, hangi talepleri içerdiği ve kesinleşip kesinleşmediği konusunda ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.
İflas kararı tüketicilerin alacak taleplerini gündeme getirdi
Mahkemenin iflas kararıyla birlikte şirketten alacağı olduğunu ileri süren tüketicilerin hukuki durumu da önem kazandı. Devre mülk sözleşmeleri nedeniyle bedel iadesi veya başka bir parasal talebi bulunan kişilerin, alacaklarının niteliğine göre iflas sürecindeki haklarını değerlendirmeleri gerekiyor.
İflasın açılması, tüketicilerin ileri sürdüğü bütün taleplerin kendiliğinden kabul edildiği veya ödeneceği anlamına gelmiyor. Alacakların değerlendirilmesi ve olası ödemeler, ilgili mevzuat ve iflas masasının durumu çerçevesinde yürütülüyor.
İflas tasfiyesinde şirketin mal varlığı değerlendirilecek
İflas sürecinde şirketin tasfiyeye dahil olan mal varlığı ile borç ve alacaklarının belirlenmesi gerekiyor. Bu işlemler, iflas idaresine ilişkin usuller doğrultusunda yürütülerek alacaklıların taleplerinin incelenmesine temel oluşturuyor.
Tasfiye sonunda alacaklılara ödeme yapılıp yapılamayacağı ve ödeme yapılması halinde bunun hangi oranda gerçekleşeceği, iflas masasındaki varlıkların değeri ile kabul edilen alacakların tutarına bağlı bulunuyor. Royal Doğa Sağlık Termal Turizm İnşaat şirketinin mal varlığının toplam değeri ve borç miktarı hakkında paylaşılan bilgilerde kesin bir rakam yer almıyor.
Alacaklılar için resmi iflas ilanındaki süreler önem taşıyor
Şirketten alacak talebinde bulunacak kişilerin, İstanbul 1. İflas Dairesi tarafından yayımlanan resmi ilanı ve devamında yapılacak duyuruları takip etmesi gerekiyor. Alacak kaydına ilişkin süreler, başvuru yöntemi ve gerekli belgeler ilgili tasfiye işlemlerinin niteliğine göre belirleniyor.
Devre mülk sözleşmeleri, ödeme belgeleri, aidat bildirimleri ve varsa mahkeme kararları, tüketicilerin ileri sürdükleri taleplerin dayanakları arasında bulunabiliyor. Ancak her başvurunun hukuki durumu ve kabul edilip edilmeyeceği somut belgelere göre değerlendiriliyor.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15 Ekim 2026 tarihli kararıyla Royal Doğa Sağlık Termal Turizm İnşaat şirketinin iflasına hükmedildiği ve İstanbul 1. İflas Dairesi tarafından tasfiye işlemlerinin başlatıldığı bildirildi.
İflas kararı, şirketin devre mülk satışlarına ilişkin tüketici şikâyetlerinin tamamının mahkeme tarafından doğrulandığı anlamına gelmiyor. Bundan sonraki süreçte alacak başvurularının değerlendirilmesi, şirketin tasfiyeye dahil mal varlığının belirlenme