Ortaokul ve liselerde yeni sınav dönemi Hangi sınıflar ve dersler kapsama alındı?

Millî Eğitim Bakanlığı, ortaokul ve liselerde sınav hazırlama ve değerlendirme sürecini dijital ortama taşıyan Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ni kullanıma sundu. 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci dönem ilk yazılılarından itibaren uygulanacak sistem, 5, 6 ve 7’nci sınıflarla 9, 10 ve 11’inci sınıfları kapsayacak. Toplam 16 branşta kullanılacak platform için başlangıçta yaklaşık 8 bin soruluk havuz oluşturulması, her sınav döneminde de havuza yeni sorular eklenmesi planlanıyor.
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), okullarda yapılan yazılı sınavların hazırlanması, uygulanması ve sonuçlarının değerlendirilmesi süreçlerinde ortak standart oluşturmak amacıyla yeni bir dijital platform geliştirdi. Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) adı verilen uygulama, öğretmenlerin sınav hazırlama sürecini desteklerken öğrencilerin hangi konularda başarılı olduğunu ve hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu belirlemeyi hedefliyor.
Bakanlığın 16 Ekim 2026’da düzenlediği tanıtım programıyla duyurulan sistem, Yeni EBA üzerinden öğretmenlerin kullanımına sunuldu. Uygulamanın 2026-2027 eğitim öğretim yılı birinci dönem ilk yazılı sınavlarından itibaren devreye alınması planlanıyor.
Yeni sistemin temelini, öğretim programlarındaki öğrenme hedefleriyle uyumlu, beceri temelli ve açık uçlu sorulardan oluşan dijital soru havuzu oluşturuyor. Böylece sınavların yalnızca öğrencilerin bilgiyi hatırlama düzeyini değil, öğrendiklerini kullanma, yorumlama ve açıklama becerilerini de ölçmesi amaçlanıyor.
Yeni sınav sistemi hangi sınıfları kapsıyor?
OYSS, ortaokul ve liselerde belirlenen sınıf düzeylerinde uygulanacak. Ortaokullarda 5, 6 ve 7’nci sınıflar; liselerde ise 9, 10 ve 11’inci sınıflar sistemin kapsamına alındı.
Uygulamanın amacı, farklı okullarda hazırlanan sınavların öğretim programlarıyla uyumlu olmasını ve değerlendirme sürecinde daha tutarlı ölçütler kullanılmasını sağlamak. Sistem, ülke genelinde yapılan merkezi sınavlardan farklı olarak okullarda gerçekleştirilen yazılıların hazırlanmasına ve değerlendirilmesine yönelik dijital bir altyapı olarak tasarlandı.
Bu nedenle yeni uygulama, bütün öğrencilerin aynı gün ve saatte aynı sınava gireceği anlamına gelmiyor. Bakanlığın açıkladığı modelde sınavlar, ilgili sınıfların konu ve soru dağılım tablolarındaki öğrenme hedefleri doğrultusunda öğretmenler tarafından oluşturulacak.
16 farklı branşta uygulanacak
Sistemin kapsamındaki dersler, ortaokul ve lise kademelerine göre belirlendi.
Ortaokullarda Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce dersleri yer alıyor.
Liselerde ise Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, felsefe, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce dersleri bulunuyor.
Böylece uygulama, iki eğitim kademesinde toplam 16 branşı kapsıyor. Derslere yönelik sınavların, öğretim programlarında belirlenen öğrenme çıktılarıyla uyumlu hazırlanması öngörülüyor.
İlk aşamada yaklaşık 8 bin soru hazırlanacak
Yeni sistemin önemli parçalarından biri, Bakanlık tarafından oluşturulan geniş soru havuzu olacak. MEB, ilk dönem ilk yazılı sınavları öncesinde sisteme yaklaşık 8 bin nitelikli soru aktarılmasını hedefliyor. Sonraki her sınav döneminde de yaklaşık 8 bin yeni sorunun hazırlanarak havuzun geliştirilmesi planlanıyor.
Sorular, öğrencilerin yalnızca ezberledikleri bilgileri tekrar etmelerine değil, bilgiyi farklı durumlarda kullanmalarına ve düşüncelerini kendi ifadeleriyle ortaya koymalarına imkân verecek biçimde hazırlanacak. Soruların öğretim programlarındaki hedeflerle ilişkilendirilmesi sayesinde sınav sonuçlarının öğrencilerin öğrenme düzeyleri hakkında daha ayrıntılı bilgi sağlaması amaçlanıyor.
Havuzdaki soruların farklı güçlük düzeylerinde oluşturulması da sistemin parçalarından biri. Böylece öğretmenler, sınıflarının ihtiyaçlarını ve sınavın hedeflerini dikkate alarak soru seçimi yapabilecek.
Sınav sorularını sistem nasıl oluşturacak?
Sınav hazırlama sürecinde öğretmenlerin mesleki değerlendirmesi korunacak. Öncelikle eğitim öğretim yılı başında zümre öğretmenleri tarafından belirlenen konu-soru dağılım tablolarındaki senaryolardan biri esas alınacak.
Seçilen senaryoda yer alan öğrenme çıktıları doğrultusunda iki soru, zümre öğretmenlerinin ortak kararıyla hazırlanacak. Sınavın diğer soruları ise Bakanlığın dijital havuzundan, öğretmenlerin belirlediği güçlük düzeylerine göre otomatik olarak seçilecek.
Soruların kolay, orta veya zor olarak sınıflandırılması ve puan değerlerinin belirlenmesi de öğretmenlerin mesleki değerlendirmeleri doğrultusunda yapılacak. Sistem, bu aşamalarda öğretmenlere hazır sınav kâğıdı ve puanlama anahtarı oluşturma imkânı sunacak.
Bu modelle hem ortak bir ölçme standardı oluşturulması hem de sınavların sınıflarda işlenen konularla uyumlu kalması hedefleniyor.
Sınav sonrasında öğrenci bazında analiz yapılacak
OYSS yalnızca sınav hazırlamak için kullanılmayacak. Uygulamanın bir diğer önemli işlevi, sınav sonuçlarını ayrıntılı biçimde analiz ederek öğrenci ve öğretmenlere geri bildirim sağlamak olacak.
Sınavların ardından öğrenci cevapları, hazırlanan puanlama anahtarları doğrultusunda soru bazında değerlendirilecek ve puanlar sisteme girilecek. Elde edilen veriler üzerinden öğrenci, sınıf ve şube düzeyinde analiz raporları oluşturulacak.
Bu raporlarla öğrencilerin hangi öğrenme hedeflerinde başarılı olduklarının, hangi konularda ise desteğe ihtiyaç duyduklarının belirlenmesi amaçlanıyor. Öğretmenler de sonuçlardan yararlanarak ders planlarını ve öğrenme etkinliklerini öğrencilerin ihtiyaçlarına göre düzenleyebilecek.
Velilerin de çocuklarının gelişimini yalnızca sınav puanları üzerinden değil, ilgili öğrenme hedefleri bakımından takip edebilmesi hedefleniyor.
Öğretmenlerin iş yükü tartışması gündeme gelebilir
Yeni sistemin açıklanan hedefleri arasında ölçme ve değerlendirmede standartlaşma, öğrenci gelişiminin daha ayrıntılı izlenmesi ve öğretmenlere veri temelli geri bildirim sağlanması bulunuyor. Bununla birlikte uygulamanın günlük okul işleyişindeki etkisi, sınavların hazırlanması ve değerlendirilmesi aşamalarında ortaya çıkacak iş yüküyle de yakından ilişkili olacak.
Öğrencilerin açık uçlu sorulara verdikleri cevapların incelenmesi, puanların sisteme girilmesi ve sonuçların değerlendirilmesi öğretmenlerin zaman ayırmasını gerektiren işlemler. Bu nedenle uygulamanın sahadaki başarısında dijital altyapının yanı sıra değerlendirme sürecinin öğretmenler açısından ne kadar kolay yürütülebildiği de önem taşıyacak.
Kaynak metinde bazı öğretmenlerin açık uçlu soruların değerlendirilmesi, kâğıtların incelenmesi ve veri girişinin ek iş yükü oluşturabileceği yönündeki kaygıları aktarılıyor. Ancak bu görüşlerin ne ölçüde yaygın olduğunu gösteren bir veri bulunmadığından, tüm öğretmenlerin sistemi aynı şekilde değerlendirdiği sonucuna varmak mümkün değil.
MEB’in duyurduğu modelde sistemin, öğretmenlerin mesleki kararlarını tamamen ortadan kaldıran bir otomasyon yerine, sınav hazırlama ve analiz süreçlerini dijital araçlarla destekleyen bir platform olarak kullanılması öngörülüyor.
Yeni sistemle ne değişecek?
Ortak Yazılı Sınav Sistemi, okul yazılılarının hazırlanmasından sonuçların analiz edilmesine kadar uzanan süreci tek bir dijital yapı içinde birleştirmeyi amaçlıyor. Yaklaşık 8 bin soruyla başlaması planlanan havuzun her sınav döneminde genişletilmesi, öğretmenlerin belirli ölçütler doğrultusunda soru seçebilmesi ve sonuçların öğrenme hedefleriyle ilişkilendirilmesi uygulamanın temel unsurlarını oluşturuyor.
Sistemin öğrencilerin eksiklerini daha erken belirlemeye ve öğretmenlerin ders planlamasını somut verilere dayandırmasına ne ölçüde katkı sağlayacağı ise uygulama sürecindeki sonuçlarla ortaya çıkacak.