Fon skandalını denetleyen şirkette AKP bağlantısı ortaya çıktı

Fon piyasasındaki soruşturma ve tasfiye süreci devam ederken, soruşturmanın merkezindeki şirketlerden Pusula Portföy’ün bazı fonlarında bağımsız denetim görevini üstlenen Aksis Uluslararası Bağımsız Denetim A.Ş.’nin yöneticilerinin kamu görevleri ve geçmişteki siyasi bağlantıları gündeme geldi. Aksis Yönetim Kurulu Başkanı Tayyip Yaşar’ın Darülaceze İdare Meclisi’nde Bilal Erdoğan ile birlikte görev yaptığı, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet İhsan Ünlüsan’ın ise geçmişte AK Parti’den çeşitli siyasi görevlerde bulunduğu bildirildi.
Pusula Portföy’ün fonlarında denetçi Aksis
Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yer alan fon kayıtlarında, Pusula Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından kurulan çeşitli fonların bağımsız denetim kuruluşunun Aksis Uluslararası Bağımsız Denetim A.Ş. olduğu görülüyor. KAP kayıtlarında Pusula Portföy Para Piyasası Fonu başta olmak üzere farklı Pusula fonlarında Aksis’in bağımsız denetim kuruluşu olarak yer aldığı belirtiliyor.
Aksis’in KAP’taki şirket bilgilerinde ise Yönetim Kurulu Başkanı olarak Tayyip Yaşar, Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak Mehmet İhsan Ünlüsan bulunuyor. Aynı kayıtta her iki ismin de sorumlu denetçi olarak görev yaptığı bilgisi yer alıyor.
Tayyip Yaşar, Darülaceze İdare Meclisi’nde
Aksis Yönetim Kurulu Başkanı Tayyip Yaşar’ın kamuoyuna yansıyan bir diğer görevi ise Darülaceze İdare Meclisi üyeliği.
Darülaceze Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde Yaşar, İdare Meclisi üyesi olarak listeleniyor. Kurumun 28 Mart 2026 tarihli toplantı duyurusunda da Yaşar’ın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş başkanlığındaki toplantıya katılan İdare Meclisi üyeleri arasında yer aldığı görülüyor. Aynı listede Necmettin Bilal Erdoğan da bulunuyor.
Darülaceze’nin resmi yönetim organları sayfasında Bilal Erdoğan’ın 2017 yılından bu yana İdare Meclisi üyesi olduğu, Tayyip Yaşar’ın ise aynı kurulda görev yaptığı belirtiliyor.
Ünlüsan’ın geçmişinde AK Parti görevleri bulunuyor
Aksis Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet İhsan Ünlüsan’ın ise geçmişinde AK Parti ile bağlantılı siyasi görevler bulunduğu aktarılıyor.
Buna göre Ünlüsan’ın geçmişte Ataşehir Belediye Meclis Üyeliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Belediyeler Birliği’nde meclis üyeliği yaptığı, 2018 genel seçimleri öncesinde de AK Parti’den İstanbul 1. Bölge milletvekili aday adayı olduğu belirtiliyor. Bu bilgiler mevcut haber kaynaklarında Ünlüsan’ın siyasi geçmişi kapsamında yer alıyor.
Bu durum, Aksis’in bağımsız denetim faaliyetinin siyasi bir faaliyet olduğu anlamına gelmiyor. Ancak şirketin yönetim kadrosundaki isimlerin kamu görevleri ve siyasi geçmişleri, fon soruşturmasının sürdüğü dönemde kamuoyunun dikkatini çeken başlıklardan biri oldu.
Fon krizinde 131 fon tasfiye kapsamına alındı
Söz konusu bağlantıların gündeme geldiği dönemde fon piyasasındaki soruşturma da devam ediyor. SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararları kapsamında Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls portföy yönetim şirketlerine ait toplam 131 fonun tasfiyesine karar verildi.
SPK’nın 23 Eylül’de yaptığı açıklamaya göre, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarında bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. Kurul, yatırımcıların süreçle ilgili yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaları dikkate almalarını istedi.
Pusula yöneticisi Muhammed Yarız tutuklandı
Fon soruşturması kapsamında Pusula Portföy Yönetimi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız da tutuklanan isimler arasında bulunuyor. Soruşturma kapsamında Tera ve Pusula başta olmak üzere çeşitli şirketlerin yöneticileri hakkında adli işlemler gerçekleştirildi.
Soruşturmanın adli boyutu devam ederken, Pusula Portföy’e ait fonlarda bağımsız denetim görevini üstlenen Aksis’in yönetim kadrosundaki isimlerin siyasi ve kamu görevleri de ayrı bir başlık olarak gündeme geldi.
Buradaki görev ve geçmiş bağlantılarının varlığı, tek başına söz konusu kişiler hakkında soruşturmadaki işlemlerle ilgili herhangi bir sorumluluk bulunduğunu göstermiyor. Bu nedenle siyasi geçmiş, kamu görevi, bağımsız denetim ilişkisi ve soruşturma kapsamındaki adli işlemlerin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.