KÖYÜN TARLASINDAN TELEVİZYON EKRANLARINA UZANAN BİR BAŞARI HİKÂYESİ: YUSUF FENERCİ

Giresun’un Çamoluk ilçesinden İstanbul’a uzanan sanat yolculuğu, 18 yıllık televizyon programcılığıyla Anadolu’nun kültürünü ekranlara taşıyan Yusuf Fenerci’nin hikâyesi, azim, emek ve sanat sevgisinin güçlü bir örneği oldu.
1971 yılında Giresun’un Çamoluk ilçesine bağlı Çakılkaya köyünde dünyaya gelen Yusuf Fenerci’nin müzikle tanışması henüz çocukluk yıllarında başladı. İlkokulu köyünde okuyan Fenerci, okul öğretmeninin dikkatini kısa sürede çekti.
Aynı zamanda müzisyen olan öğretmeni, Yusuf Fenerci’nin müziğe olan ilgisini ve yeteneğini fark etti. Tarlalarda çalışırken “timrik” çeken ve türküleri mırıldanan küçük Yusuf’un sesindeki ve müziğe olan sevgisindeki farklılığı keşfeden öğretmeni, onu okul derslerinin dışında da sanatçı olmaya hazırlamaya başladı.
KÖYDEN İSTANBUL’A UZANAN İLK ADIM
İlkokul eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul’a gelen Yusuf Fenerci, Okmeydanı’ndaki San Düğün Salonu’nda sahne almaya başladı. Bir yandan sanatını geliştiren Fenerci, diğer yandan Beyoğlu’nda bir konfeksiyon atölyesinde çırak olarak çalışmaya başladı.
Çıraklığının ardından kısa sürede makineciliği öğrenerek ustalaştı. Askerliğine kadar hafta içi konfeksiyonda çalışan, hafta sonlarında ise düğün salonunda sahne alan Fenerci, sanat ile çalışma hayatını aynı anda sürdürdü.
Evliliğini askerlik görevinden üç ay önce yapan Fenerci, üç ay sonra, henüz 20 yaşındayken vatani görevini yerine getirmek üzere askere gitti.
Askerlik dönüşünde ise İstanbul’daki yaşamına kaldığı yerden devam etti. Hafta içi konfeksiyonda çalışan, cumartesi ve pazar günleri sahne alan Fenerci, yıllar boyunca emeği ve azmiyle sanat hayatında kendisine sağlam bir yer edindi.
30 YAŞINDA HAYATININ YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ
Yusuf Fenerci 30 yaşına geldiğinde konfeksiyon işini bırakarak tamamen profesyonel sanatçılığa yöneldi. Albüm çalışmasını hayata geçiren Fenerci, düzenlediği görkemli bir geceyle sanatını ve adını önce kendi yöresi olan Kelkit Vadisi’ne duyurdu.
Ancak onun sanat yolculuğu yalnızca albüm yapmakla sınırlı kalmadı.
Albümünden yaklaşık bir yıl sonra televizyon programcılığına başlayan Yusuf Fenerci, ekranlarda Anadolu’yu anlatmaya, yöresel kültürleri tanıtmaya ve farklı bölgelerden dernek başkanlarını konuk etmeye başladı.
“EDİRNE’DEN KARS’A KADAR SELAM OLSUN”
Yusuf Fenerci’nin televizyon programları zamanla geniş kitlelere ulaştı. Anadolu’nun farklı yörelerini, geleneklerini, insanlarını ve kültürel değerlerini ekranlara taşıyan Fenerci, yıllar boyunca halkla iç içe bir yayıncılık anlayışı benimsedi.
“Edirne’den Kars’a kadar selam olsun” sözleriyle Anadolu’nun dört bir yanına seslenen Fenerci, tam 18 yıl boyunca aralıksız televizyon programları hazırladı.
Sanatçılığı, sunuculuğu ve kültür çalışmalarının yanı sıra halkla kurduğu güçlü bağ sayesinde geniş bir izleyici kitlesinin sevgisini kazandı.
SANAT AİLEDE BİR MİRAS HALİNE GELDİ
Evli ve üç çocuk babası olan Yusuf Fenerci, sanat sevgisini çocuklarına da aktardı.
Büyük oğlu Kadir Fenerci’yi henüz dokuz yaşındayken saz kursuna göndererek onun da sanatla tanışmasını sağladı. Kadir Fenerci, müzik çalışmalarının yanında eğitim hayatını da sürdürerek devlet memuru oldu. Baba-oğul, yıllardır televizyon programlarında birlikte yer alarak sanat yolculuklarını sürdürüyor.
Fenerci’nin küçük oğlu Yunus Emre Fenerci ise henüz 10 yaşındayken saz grubunda asma davul çalmaya başladı. Sanatla birlikte eğitimini de başarıyla sürdüren Yunus Emre Fenerci, İstanbul Üniversitesi’nde Bilim Tarihi ve Edebiyat bölümlerini tamamladı. Ardından iki yıllık yüksek lisans eğitimini bitirdi ve İstanbul Üniversitesi’nde dört yıllık doktora programına kabul edildi. Doktorasını tamamlamak üzere olan Yunus Emre Fenerci, akademik kariyerine öğretim üyesi olarak devam etmeye hazırlanıyor.
Ailenin kızı Melike Fenerci de eğitim hayatını başarıyla tamamladıktan sonra halkla ilişkiler alanında kariyer yaptı. Bir şirkette halkla ilişkiler müdürlüğü görevini üstlenen Melike Fenerci, daha sonra kendi şirketi Nakşe Medya’yı kurdu.
Bugün yaklaşık 15 kişilik ekibiyle Türkiye’nin farklı bölgelerine ulaşan Nakşe Medya; şirketlerin, firmaların ve iş yerlerinin tanıtım ve reklam çalışmalarını hazırlayarak Euro Star TV ekranlarında yayınlıyor.
SANATLA GEÇEN BİR ÖMÜR
Yıllar önce Giresun’un Çamoluk ilçesine bağlı Çakılkaya köyünde, tarlalarda türkü mırıldanan küçük bir çocuğun yüreğinde başlayan sanat sevgisi; bugün televizyon ekranlarına, albümlere, kültür programlarına ve yeni nesil sanatçılara uzanan büyük bir hikâyeye dönüşmüş durumda.
Yusuf Fenerci, bugün hâlâ sanat hayatını sürdürüyor. Bir yandan sahnelerde ve ekranlarda sanatını yaşatırken, diğer yandan çocuklarının ve ailesinin çalışmalarını yakından takip ediyor.
Çakılkaya’dan İstanbul’a uzanan bu hikâye; emek, azim, sanat sevgisi ve kültüre sahip çıkmanın nesilden nesile aktarılabileceğini gösteren bir aile hikâyesi olarak dikkat çekiyor.
Yusuf Fenerci ve ailesi, sanatın yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda kültürü yaşatmanın ve gelecek kuşaklara aktarmanın güçlü bir yolu olduğunu ortaya koyuyor.
Saygılarımla.