Kılıçdaroğlu: İmamoğlu siyasi tutuklu değil

CHP’de yaşanan büyük siyasi ayrışmanın ardından yeniden partinin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun cezaevinde bulunmasını siyasi görüşlerinden kaynaklanan bir tutukluluk olarak değerlendirmediğini belirtti. İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı ile hakkında yürütülen yargı süreçlerinin birbirinden ayrı ele alınması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları siyaset gündeminde yeni bir tartışmanın kapısını araladı.
İMAMOĞLU İÇİN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME
Euronews Türkçe’ye konuşan Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun içinde bulunduğu hukuki sürece ilişkin değerlendirmesinde siyasi tutukluluk tanımına katılmadığını ortaya koydu. İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı için aday gösterilmesi ile hakkındaki dava ve soruşturmaların aynı başlık altında değerlendirilmesine karşı çıkan Kılıçdaroğlu, iki sürecin birbirinden ayrılması gerektiğini savundu.
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı için daha önce yapılan oylamaya kendisinin de katıldığını hatırlatırken, bunun devam eden hukuki süreçlerin siyasi dava olarak nitelendirilmesi için tek başına yeterli olmadığını dile getirdi. Böylece Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun adaylığına verdiği destek ile hakkındaki yargı süreçlerine yönelik değerlendirmesini birbirinden ayırmış oldu.
TUTUKLULUĞUNU DOĞRU BULMUYOR
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarındaki önemli ayrıntılardan biri de İmamoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin yaklaşımı oldu. İmamoğlu’nu siyasi tutuklu olarak görmediğini belirten Kılıçdaroğlu, buna karşın tutuklu yargılanmasını doğru bulmadığını ifade etti.
Kılıçdaroğlu’nun yaklaşımına göre kamu görevinde bulunan kişilerin haklarındaki iddialara karşı hesap verebilir olması gerekiyor. Ancak yargılama sürecinin nasıl yürütüldüğü ile kişinin doğrudan siyasi tutuklu olarak nitelendirilmesinin farklı konular olduğunu savunuyor.
OLASI ADAYLIKTA İŞ BİRLİĞİNE KAPIYI KAPATMADI
CHP’den ayrılan Özgür Özel ve beraberindeki isimlerin YENİ Parti çatısı altında siyasetlerini sürdürmesi muhalefetin gelecekte nasıl bir seçim stratejisi izleyeceği sorusunu da beraberinde getirdi. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun önündeki hukuki engellerin ortadan kalkması ve yeniden cumhurbaşkanı adayı olması ihtimalinde muhalefet partileri arasında görüşme yapılabileceğine işaret etti.
Seçimi kazanmak isteyen muhalefetin geniş bir seçmen kitlesine ulaşmasının zorunlu olduğunu düşünen Kılıçdaroğlu, bunun da partiler arasındaki temas ve iş birliğiyle mümkün olabileceğini savundu. Bu yaklaşım, CHP ile YENİ Parti arasındaki sert ayrışmaya rağmen cumhurbaşkanlığı seçimi söz konusu olduğunda yeniden ortak hareket etme ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını gösterdi.
91 MİLLETVEKİLİNİN AYRILIĞI CHP’Yİ NASIL ETKİLEYECEK?
Özgür Özel ile birlikte 91 milletvekilinin CHP’den ayrılarak YENİ Parti’ye geçmesi de Kılıçdaroğlu’na yöneltilen önemli başlıklardan biri oldu. CHP seçmeninin partiye olan bağlılığını sürdüreceğini savunan Kılıçdaroğlu, tabandaki geleneksel seçmenin seçimlerde yine CHP’nin Altı Ok amblemine yönelmesini beklediğini belirtti.
Buna rağmen yaşanan bölünmenin CHP açısından hiçbir sonuç doğurmayacağını ileri sürmedi. Partide meydana gelen ayrışmanın belirli ölçüde güç kaybı yaratacağını kabul eden Kılıçdaroğlu, bu durumun zaman içerisinde yeniden toparlanabileceği görüşünü dile getirdi.
CHP’DE MUTLAK BUTLAN SONRASI YENİ DÖNEM
CHP’deki siyasi dengeler, 2023 yılında gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultay’a ilişkin yargı süreci sonrasında köklü biçimde değişti. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kurultay hakkında verdiği mutlak butlan kararının ardından Özgür Özel yönetimi görevden uzaklaştırılırken, kurultay öncesinde genel başkanlık görevini yürüten Kemal Kılıçdaroğlu yeniden parti yönetimine döndü.
Kararın ardından CHP içinde başlayan ayrışma ise Özgür Özel ve çok sayıda milletvekilinin partiden ayrılmasıyla yeni bir siyasi oluşuma dönüştü. 91 milletvekilinin katılımıyla kurulan YENİ Parti, Meclis aritmetiğinde de önemli bir değişikliğe neden oldu.
KILIÇDAROĞLU: DAVANIN TARAFI DEĞİLİM
Kılıçdaroğlu, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında yürütülen yargı sürecinde kendisinin herhangi bir girişimde bulunmadığını da vurguladı. Davayı açan, süreci başlatan veya dosyada ifade veren taraflardan biri olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, mahkeme süreciyle kişisel olarak bağlantı kurulmasına karşı çıktı.
CHP’de yaşanan bölünmenin ardından siyasi geleceğe ilişkin mesajlar veren Kılıçdaroğlu’nun özellikle İmamoğlu’nun tutukluluğuna yönelik değerlendirmesi öne çıktı. İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığına destek vermiş olmasına rağmen mevcut davaları siyasi tutukluluk kapsamında değerlendirmemesi, önümüzdeki günlerde hem CHP hem de YENİ Parti cephesinde tartışılabilecek başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.