Dolar 48,2973
Euro 55,9616
Altın 6.717,64
BİST 13.953,27
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Açık
İstanbul
29°C
Açık
Per 29°C
Cum 28°C
Cts 29°C
Paz 30°C

İzinsiz cam balkona söküm riski

İzinsiz cam balkona söküm riski
2 Eylül 2026 11:02

Apartmanlarda yaygın olarak kullanılan cam balkonlar ve güvenlik amacıyla takılan demir parmaklıklarla ilgili Yargıtay kararı milyonlarca ev sahibini yakından ilgilendiriyor. Onaylı mimari projeye aykırı yapılan ve gerekli izinleri bulunmayan uygulamalar için mahkeme kararıyla eski hale getirme istenebiliyor. Üstelik dava açılması için bütün apartmanın birlikte hareket etmesi gerekmiyor.

Apartmanlarda balkonların camla kapatılması ya da zemin kattaki pencerelere demir parmaklık takılması uzun süredir sık karşılaşılan uygulamalar arasında bulunuyor. Ancak dairenin kendi kullanım alanında yapılmış olması, her değişikliğin serbestçe yapılabileceği anlamına gelmiyor. Binanın ortak görünümünü veya mimari yapısını etkileyen değişikliklerde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri devreye giriyor. Özellikle onaylı mimari projeden farklı uygulamalar hukuki uyuşmazlıklara neden olabiliyor.

TEK BİR KAT MALİKİ DAVA AÇABİLİYOR

Kararın en dikkat çekici noktalarından biri, değişikliğe karşı çıkılması için apartmandaki tüm maliklerin şikâyetçi olmasının gerekmemesi. Projeye aykırı olduğu düşünülen bir uygulama konusunda tek bir kat maliki Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurabiliyor. Mahkeme, yapılacak incelemenin ardından değişikliğin hukuka veya onaylı projeye aykırı olduğuna karar verirse eski hale getirme gündeme gelebiliyor. Bu durumda cam balkonun ya da ilgili yapı unsurunun kaldırılması istenebiliyor. Dolayısıyla “diğer komşular ses çıkarmadı” düşüncesi tek başına yeterli bir hukuki güvence oluşturmuyor.

CAMIN ŞEFFAF VE KATLANABİLİR OLMASI YETERLİ DEĞİL

Cam balkon sistemlerinin şeffaf, hareketli veya katlanabilir olması da her durumda uygulamayı mevzuata uygun hale getirmiyor. Burada belirleyici konulardan biri binanın dış görünüşünde ve mimari projesinde değişiklik oluşup oluşmadığı. Balkonun kapatılması dış cepheyi etkiliyorsa gerekli izinlerin bulunması önem taşıyor. Yönetim planında farklı bir hüküm bulunmaması halinde dış görünüşe müdahale niteliğindeki işlemlerde kat maliklerinin gerekli yazılı onayının alınması gerekiyor. Bu nedenle cam balkon yaptırmadan önce yalnızca firmadan fiyat almak değil, apartmanın hukuki ve mimari durumunu da kontrol etmek önem kazanıyor.

BEŞTE DÖRT ONAYI ÖNEM TAŞIYOR

Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde ortak yerlerde yapılan bazı değişikliklerde kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası aranıyor. Balkon kapatma işlemi de binanın ortak görünümünü etkilediği durumlarda bu kapsamda değerlendirilebiliyor. Daha önce benzer uygulamaların başka dairelerde yapılmış olması ise yeni bir uygulamanın otomatik olarak hukuka uygun olduğu anlamına gelmiyor. Her uyuşmazlıkta mimari proje, yönetim planı ve alınan izinler ayrı ayrı inceleniyor. Bu nedenle apartmanda yıllardır cam balkon bulunması tek başına söküm riskini ortadan kaldırmıyor.

DEMİR PARMAKLIKLAR İÇİN DE AYNI RİSK VAR

Kararın etkisi yalnızca cam balkonlarla sınırlı değil. Özellikle zemin ve alt katlarda hırsızlığa karşı kullanılan demir parmaklıklar da hukuki incelemeye konu olabiliyor. Parmaklıkların binanın dış cephesini değiştirmesinin yanı sıra diğer bağımsız bölümlerin güvenliğini etkileyip etkilemediğine de bakılıyor. Tırmanmayı kolaylaştıran yatay veya dışarı doğru bombeli sistemler, üst katlara erişimi kolaylaştırdığı gerekçesiyle güvenlik tartışmasına neden olabiliyor. Bir dairenin güvenliğini artırmak amacıyla yapılan uygulamanın diğer daireler açısından yeni bir risk oluşturmaması gerekiyor.

ÜÇ DURUMDA SÖKÜM RİSKİ ÖNE ÇIKIYOR

Cam balkon veya demir parmaklıkların kaldırılması özellikle üç temel durumda gündeme gelebiliyor. Bunların başında yapılan değişikliğin binanın onaylı mimari projesine aykırı olması geliyor. İkinci önemli nokta, kanunun veya yönetim planının gerektirdiği kat maliki onaylarının alınmamış olması. Üçüncü başlık ise uygulamanın diğer kat maliklerinin can veya mal güvenliği açısından risk oluşturması. Mahkemeler bu unsurları dosyanın özelliklerine göre birlikte değerlendiriyor.

HER CAM BALKON SÖKÜLMEYECEK

Kararın, Türkiye’deki bütün cam balkonların veya demir parmaklıkların topluca kaldırılacağı şeklinde yorumlanmaması gerekiyor. Her apartmanın onaylı mimari projesi ve yönetim planı farklı olabiliyor. Ayrıca daha önce alınmış geçerli izinler ve kat maliki kararları da değerlendirmede önem taşıyor. Bu nedenle söküm konusunda otomatik bir sonuçtan söz etmek mümkün değil. Uyuşmazlık yaşanması halinde son kararı, somut dosyadaki belgeleri inceleyen mahkeme veriyor.

CAM BALKON YAPTIRACAKLAR ÖNCE BELGELERİ KONTROL ETMELİ

Yeni cam balkon veya dış cepheye müdahale niteliğinde bir uygulama yaptırmayı düşünen ev sahipleri açısından en güvenli yol, işlemden önce binanın mimari projesini ve yönetim planını kontrol etmek. Gerekiyorsa kat maliklerinden yazılı izin alınması da sonradan yaşanabilecek uyuşmazlıkların önüne geçebilir. Mevcut cam balkonu bulunanların ise uygulamanın projeye ve alınan kararlara uygunluğunu kontrol etmesi önem taşıyor. Aksi durumda tek bir kat malikinin başvurusu bile mahkeme sürecinin başlamasına neden olabiliyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.