14 Ağustos 2026, 18:50:12
Dolar 47,8809
Euro 55,4933
Altın 6.761,77
BİST 14.172,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
27°C
Hafif Yağmurlu
Cts 28°C
Paz 27°C
Pts 28°C
Sal 29°C

Murat Bakan Cemaatlar kapatılsın

Murat Bakan Cemaatlar kapatılsın
14 Ağustos 2026 12:00

YENİ Parti İzmir Milletvekili Murat Bakan, tarikat ve cemaatlerin yalnızca denetlenmesinin yeterli olmayacağını savunarak tümünün kapatılması gerektiğini söyledi. Bakan’ın herhangi bir yapı ayrımı yapılmaması gerektiği yönündeki açıklamaları sosyal medyada geniş tartışma başlattı.

YENİ Parti İzmir Milletvekili Murat Bakan’ın Sözcü TV’de tarikat ve cemaatlere ilişkin yaptığı açıklamalar siyasetin yeni tartışma başlıklarından biri oldu. Bakan, bu yapıların devlet tarafından denetlenerek faaliyetlerini sürdürmesi seçeneğine karşı çıktığını belirterek tamamının kapatılması gerektiğini savundu. Devlete tehdit oluşturan yapılar ile yasal sınırlar içerisinde faaliyet gösteren dini topluluklar arasında ayrım yapılması gerektiği görüşünü de kabul etmediğini söyleyen Bakan’ın sözlerine sosyal medyada farklı kesimlerden tepkiler geldi.

“KÖKTEN KAPATILMALARI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

Canlı yayında görüşlerini açıklayan Murat Bakan, tarikat ve cemaatlerin yalnızca kamu denetimine alınmasının yeterli bir çözüm olmayacağını öne sürdü. Bu yapıların dünya genelinde inanç temelli organizasyonlar şeklinde faaliyet gösterebildiğini kabul eden Bakan, Türkiye açısından farklı bir yaklaşım gerektiğini savundu. Bakan, devletin yalnızca ulusal güvenliğe tehdit oluşturan yapılara müdahale etmesi gerektiği görüşüne katılmadığını belirterek bütün tarikat ve cemaatlerin kapatılmasını istedi. Bu yaklaşım, açıklamanın en fazla tartışılan bölümü oldu.

İYİ-KÖTÜ CEMAAT AYRIMINA KARŞI ÇIKTI

Bakan, dini yapılanmaların faaliyetleri, amaçları veya devletle ilişkileri üzerinden farklı kategorilerde değerlendirilmesine de karşı çıktı. Bir cemaatin yasal faaliyet yürütmesi veya devlete karşı herhangi bir suç unsurunun bulunmamasının kendi yaklaşımını değiştirmediğini ifade etti. “İyisi vardır, kötüsü vardır” şeklindeki ayrımların doğru olmadığını savunan Bakan, tüm yapıların aynı temel sorun içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Böylece milletvekili, yalnızca suç veya güvenlik tehdidi oluşturan yapıları değil bütün tarikat ve cemaatleri kapsayan bir öneriyi gündeme getirdi.

TÜRKİYE’NİN SİYASİ TARİHİYLE İLİŞKİLENDİRDİ

Murat Bakan açıklamasında tarikat ve cemaatlerin Türkiye’nin yakın siyasi tarihindeki etkilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Özellikle 1950’lerden itibaren yaşanan siyasi ve toplumsal gelişmelerde bu yapılanmaların önemli rol oynadığını savundu. Türkiye’nin bugün karşı karşıya bulunduğu bazı sorunların temelinde tarikat ve cemaat ilişkilerinin bulunduğunu ileri sürdü. Bakan, konunun ayrıntılarına daha fazla girmek istemediğini belirterek bu görüşünü genel bir siyasi değerlendirme olarak ortaya koydu.

TEKKE VE ZAVİYELERİN KAPATILMASINI ÖRNEK VERDİ

Bakan, tarikat ve cemaatlere ilişkin önerisini savunurken Cumhuriyet’in ilk döneminde tekke ve zaviyelerin kapatılmasını hatırlattı. Bu düzenlemenin farklı inanç grupları üzerinde çeşitli sonuçlar oluşturduğunu söyleyen Bakan, buna rağmen geçmişte alınan kararın yeniden açılma talebine dönüşmediğini savundu. Tekke ve zaviyeler üzerinden yaptığı karşılaştırmayla günümüzdeki dini yapılanmalara yönelik benzer ölçekte bir düzenleme yapılabileceği mesajını verdi. Bu benzetme de siyasi ve toplumsal tartışmanın bir başka boyutunu oluşturdu.

“CUMHURİYETİN DEĞERLERİNE İNANMIŞ ÖZGÜR YURTTAŞ” VURGUSU

Bakan’ın en fazla dikkat çeken ifadelerinden biri, tarikat ve cemaatlerin eğitim süreçlerinden geçen vatandaşlarla ilgili sözleri oldu. Türkiye’nin Cumhuriyet değerlerini benimseyen ve özgür bireylerden oluşan bir toplum yapısına ihtiyaç duyduğunu belirten Bakan, dini cemaatlerin eğitiminden geçmiş insanlara ihtiyaç olmadığını savundu. Bu ifade, bireylerin inanç ve eğitim tercihlerini de tartışmanın merkezine taşıdı. Açıklamalar kısa sürede sosyal medyada geniş bir yorum trafiğine neden oldu.

SOSYAL MEDYADA SERT TEPKİLER GELDİ

Bakan’ın bütün tarikat ve cemaatleri aynı kapsamda değerlendirmesi sosyal medya kullanıcılarını ikiye böldü. Bazı kullanıcılar, suç işleyen veya devlet güvenliğini tehdit eden yapıların hukuki olarak soruşturulması gerektiğini ancak bütün dini toplulukların aynı kategoride değerlendirilmesinin doğru olmadığını savundu. Dini eğitim, burs, öğrenci desteği, gıda yardımı ve sosyal dayanışma alanlarında faaliyet gösteren yapıların da bulunduğuna dikkat çeken kullanıcılar Bakan’ın yaklaşımına itiraz etti. Bazı yorumlarda ise Bakan’ın sözleri YENİ Parti’nin dini yapılara yaklaşımı üzerinden sert biçimde eleştirildi.

DESTEK VERENLER DE DENETİMİN YETERSİZ KALDIĞINI SAVUNDU

Tartışmanın diğer tarafında ise tarikat ve cemaatlerin kamu kurumları, siyaset ve eğitim sistemi üzerinde etkili olmasının önüne geçilmesi gerektiğini savunan görüşler yer aldı. Bakan’ın açıklamasına destek veren bazı kesimler, yalnızca idari denetimin geçmişte yaşanan sorunları engellemekte yetersiz kaldığını ileri sürdü. Böylece tartışma, dini örgütlenme özgürlüğü ile devlet kurumlarının bağımsızlığının hangi sınırlar içerisinde korunması gerektiği sorusuna kadar genişledi. Bakan’ın önerisi yalnızca bir kapatma tartışması değil, devlet ile inanç temelli yapıların ilişkisi açısından da yeni bir siyasi polemik yarattı.

YENİ PARTİ’NİN TUTUMU DA MERAK KONUSU OLDU

Murat Bakan’ın açıklamalarının ardından gözler YENİ Parti yönetiminin tarikat ve cemaatlere yönelik resmi yaklaşımına çevrildi. Milletvekilinin sözlerinin kişisel görüşü mü yoksa partinin gelecekte savunacağı bir politika mı olduğu konusunda kamuoyunda soru işaretleri oluştu. Özellikle bütün dini cemaatlerin istisnasız biçimde kapatılması önerisinin siyasi ve hukuki boyutları tartışılmaya başladı. Bakan’ın çıkışının ardından parti yönetiminden gelecek olası açıklamalar, tartışmanın yönünü belirleyecek başlıklardan biri olacak.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.