Özel Plajlara Yargıtay Şoku

Vatandaşın ücretsiz denize girme hakkını engelleyen işletmelere karşı Yargıtay’dan emsal niteliğinde karar çıktı. Halk plajında denize girmek isteyen bir aileyi alandan çıkarmaya çalışan işletme çalışanı ile işletme yetkilisine verilen hapis cezaları Yargıtay tarafından onandı. Karar, kıyıların herkesin ortak kullanımına açık olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Yaz aylarında sık sık gündeme gelen özel plaj ve ücretli şezlong tartışmalarında dikkat çeken bir yargı kararı alındı. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, vatandaşların kamuya açık kıyılardan ücretsiz yararlanmasını engelleyen uygulamaların hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Böylece kıyıya erişimi engelleyen işletmelere yönelik verilen hapis cezaları kesinleşmiş oldu.
ÇEŞME’DE YAŞANAN OLAY YARGITAY’A KADAR TAŞINDI
İzmir’in Çeşme ilçesindeki Altınkum Plajı’nda yaşanan olay, emsal niteliğindeki kararın temelini oluşturdu. İki çocuğuyla birlikte halk plajına giden bir doktor, herhangi bir işletmeden hizmet almadan havlusunu sererek denize girmek istedi. Ancak bölgede faaliyet gösteren özel işletmenin çalışanı aileden alanı terk etmesini talep etti. Yaşanan tartışmanın ardından doktor durumu jandarmaya bildirerek şikâyetçi oldu. Başlatılan soruşturma sonunda olay yargıya taşındı.
YEREL MAHKEME İŞLETMEYİ HAKSIZ BULDU
Dosyayı inceleyen yerel mahkeme, vatandaşın kıyıdan yararlanma hakkının engellendiğine karar verdi. İşletme çalışanının hukuka aykırı şekilde aileyi plajdan uzaklaştırmaya çalıştığı değerlendirildi. Mahkeme ayrıca bu talimatın işletme yönetimi tarafından verildiğini de tespit etti. Böylece hem çalışan hem de işletme yetkilisi hakkında mahkûmiyet kararı verildi. Karar daha sonra temyiz sürecine taşındı.
ÇALIŞAN VE YETKİLİYE HAPİS CEZASI VERİLDİ
Mahkeme, işletme çalışanını “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. İşletme yetkilisi ise çalışanı bu eyleme yönlendirdiği gerekçesiyle “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmayı azmettirme” suçundan aynı cezayı aldı. Verilen cezaların hukuki dayanakları ayrıntılı şekilde kararda yer aldı. Böylece kıyıya erişimin engellenmesi yalnızca idari değil ceza hukuku yönünden de değerlendirildi. Dosya daha sonra Yargıtay’ın önüne geldi.
YARGITAY KARARI ONAYLADI
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, yerel mahkemenin verdiği kararı hukuka uygun bularak onadı. Kurul, vatandaşın kamuya açık kıyılardan yararlanma hakkının korunması gerektiğini vurguladı. Böylece sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet kararları kesinleşmiş oldu. Karar, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterici nitelik kazandı. Hukuk çevreleri de kararı emsal olarak değerlendirdi.
ANAYASA’NIN 43. MADDESİ HATIRLATILDI
Kararda Anayasa’nın 43. maddesine açık şekilde atıf yapıldı. Bu maddeye göre kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunuyor. Aynı zamanda kıyılar toplumun ortak kullanımına açık alanlar olarak kabul ediliyor. Kamu yararı esas alınarak kıyılardan herkesin eşit şekilde faydalanması öngörülüyor. Yargıtay da değerlendirmesini bu anayasal ilke doğrultusunda yaptı.
KIYI KANUNU’NUN HÜKÜMLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Kararda ayrıca 3621 sayılı Kıyı Kanunu hükümleri de hatırlatıldı. Kanuna göre kıyılar herkesin serbestçe yararlanabileceği ortak yaşam alanları arasında yer alıyor. Hiçbir gerçek ya da tüzel kişinin bu alanları tamamen kapatma hakkı bulunmuyor. Vatandaşların sahilde dolaşması ve denize ulaşması engellenemiyor. Yargıtay kararında bu hükümlerin bağlayıcılığına vurgu yapıldı.
ÜCRETLİ HİZMET ALMA ZORUNLULUĞU GETİRİLEMEZ
Karar, özel işletmelerin sunduğu şezlong, şemsiye veya benzeri hizmetlerin ücretli olabileceğini değiştirmiyor. Ancak vatandaşların bu hizmetleri satın almaya zorlanamayacağı açık biçimde ortaya konuldu. Sadece denize girmek isteyen kişilerin plajdan uzaklaştırılması hukuka aykırı kabul edildi. Kamuya açık kıyıya erişim herhangi bir ticari şartın konusu olamıyor. Bu yönüyle karar önemli bir sınır çizmiş oldu.
YAZ SEZONUNDA TARTIŞMALARA NOKTA KOYABİLİR
Özellikle yaz aylarında birçok sahilde benzer şikâyetler gündeme geliyor. Vatandaşlar zaman zaman ücret ödemedikleri gerekçesiyle kıyıya alınmadıklarını öne sürüyor. Yargıtay’ın verdiği bu karar benzer uygulamalara karşı önemli bir hukuki dayanak oluşturuyor. Bundan sonraki süreçte benzer olaylarda mahkemelerin bu kararı dikkate alması bekleniyor. Kararın yaz sezonundaki uygulamaları da etkilemesi öngörülüyor.
İŞLETMELER İÇİN ÖNEMLİ UYARI NİTELİĞİNDE
Karar, kıyı işletmelerine yönelik önemli bir hukuki uyarı olarak değerlendiriliyor. Kamuya açık alanlarda vatandaşın temel kullanım hakkını engelleyen uygulamaların ciddi sonuçlar doğurabileceği ortaya konuldu. İşletmelerin faaliyetlerini yürütürken mevzuata uygun hareket etmeleri gerektiği bir kez daha hatırlatıldı. Aksi durumda ceza yargılamasıyla karşı karşıya kalabilecekleri görüldü. Bu nedenle kıyı kullanımına ilişkin kuralların titizlikle uygulanması önem taşıyor.
VATANDAŞLARIN HAKLARI GÜVENCE ALTINDA
Yargıtay’ın kararı, kıyıların herkes için ortak kullanım alanı olduğu yönündeki hukuki yaklaşımı güçlendirdi. Vatandaşların denize ulaşma ve kıyıda bulunma hakkının anayasal güvence altında olduğu yeniden teyit edildi. Kamuya açık sahillerde bu hakkın keyfi şekilde sınırlandırılamayacağı açık biçimde ortaya konuldu. Karar, benzer mağduriyet yaşayan vatandaşlar açısından da önemli bir emsal oluşturdu. Böylece kıyılara erişim konusunda hukuki çerçeve bir kez daha netleşmiş oldu.
Yargıtay’ın onadığı bu karar, yalnızca Çeşme’de yaşanan bir olayla sınırlı kalmayıp Türkiye genelindeki kıyı kullanımına ilişkin önemli bir emsal niteliği taşıyor. Kamuya açık plajlarda vatandaşların ücretsiz şekilde denize girme ve kıyıdan yararlanma hakkının engellenemeyeceği bir kez daha yargı kararıyla ortaya konulurken, bu hakkı hukuka aykırı şekilde kısıtlayan işletmelerin ceza sorumluluğuyla karşı karşıya kalabileceği de netleşmiş oldu.