Dolar 47,1634
Euro 53,9889
Altın 6.093,10
BİST 13.981,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Açık
İstanbul
31°C
Açık
Cts 30°C
Paz 30°C
Pts 31°C
Sal 32°C

İstanbul İçin Deprem Uyarısı

İstanbul İçin Deprem Uyarısı
17 Temmuz 2026 09:00

Marmara’da beklenen olası büyük deprem yeniden gündemin en önemli başlıklarından biri oldu. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, depremin büyüklüğüne ilişkin farklı senaryolar bulunduğunu belirterek, hazırlıkların en kötü ihtimal dikkate alınarak yapılması gerektiğini söyledi. Kutoğlu, özellikle İstanbul’un Marmara kıyıları ile zemin yapısı zayıf bölgelerinde hasar riskinin daha yüksek olabileceğine dikkat çekti.


Marmara Denizi’nde beklenen olası büyük depremle ilgili bilim insanlarının değerlendirmeleri sürerken, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Geomatik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu’ndan dikkat çeken açıklamalar geldi. Depremin tam büyüklüğünün bugünden kesin olarak tahmin edilemeyeceğini belirten Kutoğlu, bu nedenle hazırlıkların en kötü senaryo dikkate alınarak yapılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.

Kutoğlu’na göre deprem ister 6 büyüklüğünde ister 7’nin üzerinde gerçekleşsin, şehirlerin afet planları en yüksek risk ihtimaline göre hazırlanmalı. Özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi için 7.5 büyüklüğündeki olası bir deprem senaryosunun esas alınması gerektiğini vurgulayan Kutoğlu, bilim dünyasında süren tartışmaların ise hazırlık sürecini geciktirmemesi gerektiğini söyledi.


“TARTIŞMA DEĞİL HAZIRLIK ÖNCELİKLİ OLMALI”

Prof. Dr. Kutoğlu, deprem büyüklüğü konusunda farklı bilimsel görüşlerin bulunmasının doğal olduğunu söyledi. Yer bilimlerinde kesin sonuçlara ulaşmanın her zaman mümkün olmadığını belirtti. Bu nedenle farklı senaryoların masada tutulması gerektiğini ifade etti. Ancak hazırlık konusunda tek bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Ona göre en güvenli yöntem, en büyük risk ihtimalini esas almak.


7.5 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ SENARYOYA DİKKAT ÇEKTİ

Kutoğlu, İstanbul ve Marmara Bölgesi için yapılacak tüm planlamaların 7.5 büyüklüğündeki olası bir deprem dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini belirtti. Bunun bir deprem tahmini olmadığını, afet yönetimi açısından önerilen hazırlık senaryosu olduğunu ifade etti. Risk yönetiminin ihtimaller üzerinden yapılması gerektiğini söyledi. Hazırlık seviyesinin düşük tutulmasının daha büyük sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi. Bu nedenle kamu kurumlarının en kötü ihtimali göz önünde bulundurmasının önemli olduğunu kaydetti.


MARMARA’DAKİ FAYLAR YAKINDAN İZLENİYOR

Marmara Denizi’ndeki fay sistemleri uzun yıllardır bilim insanlarının araştırma konusu olmayı sürdürüyor. Bölgedeki hareketlilik farklı yöntemlerle takip ediliyor. Yerli ve yabancı araştırma ekipleri düzenli olarak yeni veriler paylaşıyor. Elde edilen bulgular olası deprem senaryolarının güncellenmesine katkı sağlıyor. Bilimsel çalışmaların devam ettiği belirtiliyor.


“7’DEN BÜYÜK DEPREM ÜRETEBİLİR” DEĞERLENDİRMESİ

Prof. Dr. Kutoğlu, bazı uluslararası araştırmalarda Marmara’daki belirli fay segmentlerinin kilitli olabileceğine yönelik değerlendirmeler bulunduğunu söyledi. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde 7’nin üzerinde deprem üretme ihtimalinin bilimsel olarak tartışıldığını ifade etti. Bunun kesin bir öngörü olmadığını da özellikle vurguladı. Farklı bilim insanlarının farklı görüşlere sahip olduğunu belirtti. Çalışmaların sürdüğünü hatırlattı.


BATIDAN DOĞUYA İLERLEYEN HAREKETLİLİK İDDİASI

Kutoğlu, bazı araştırmalarda Marmara’daki depremlerin batıdan doğuya doğru ilerleyen bir karakter gösterdiğinin öne sürüldüğünü aktardı. Son yıllarda meydana gelen depremlerin bu görüşü desteklediğini savunan çalışmalar bulunduğunu söyledi. Ancak bu konuda da bilim dünyasında tam bir görüş birliği bulunmadığını ifade etti. Yeni araştırmaların devam ettiğini belirtti. Kesin sonuçlar için daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.


HANGİ BÖLGELER DAHA RİSKLİ?

Uzman isme göre olası büyük depremde İstanbul’un Marmara Denizi’ne kıyısı bulunan ilçeleri daha güçlü sarsıntılar hissedebilir. Bunun en önemli nedenlerinden biri zemin özellikleri olarak gösteriliyor. Zemin yapısının sağlam olmadığı bölgelerde hasar riskinin artabileceği ifade ediliyor. Deprem etkisinin ilçeden ilçeye değişebileceği belirtiliyor. Bu nedenle yerel risk analizlerinin büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.


ZEMİN YAPISI BELİRLEYİCİ OLACAK

Depremin oluşturacağı hasarın yalnızca büyüklüğe bağlı olmadığı ifade ediliyor. Zeminin özellikleri, yapı kalitesi ve bina yaşı da risk seviyesini doğrudan etkiliyor. Aynı büyüklükteki deprem farklı bölgelerde farklı sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle yapı stokunun güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar kentsel dönüşümün önemine dikkat çekiyor.


SARSINTI GENİŞ BİR ALANDA HİSSEDİLEBİLİR

Olası büyük Marmara depreminin yalnızca İstanbul’u etkilemeyeceği değerlendiriliyor. Sarsıntının çevre iller başta olmak üzere geniş bir bölgede hissedilebileceği belirtiliyor. Ancak hissedilen sarsıntı ile yıkıcı etki arasında önemli fark bulunduğu ifade ediliyor. Uzak bölgelerde sarsıntının hissedilmesinin doğal olduğu aktarılıyor. Hasarın ise fay hattına yakınlık ve zemin özelliklerine göre değişeceği belirtiliyor.


AFET PLANLARI GÜNCELLENMELİ

Uzmanlar yalnızca bireysel değil kurumsal hazırlıkların da önem taşıdığına dikkat çekiyor. Toplanma alanları, ulaşım planları ve acil müdahale senaryolarının sürekli güncellenmesi gerektiği belirtiliyor. Yerel yönetimlerin depreme hazırlık çalışmalarını hızlandırmasının önemli olduğu ifade ediliyor. Vatandaşların afet bilinci konusunda düzenli eğitim alması gerektiği vurgulanıyor. Hazırlığın can kayıplarını azaltan en önemli unsur olduğu belirtiliyor.


BİLİMSEL ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR

Marmara Denizi’ndeki fay hatlarıyla ilgili araştırmalar hem Türkiye’de hem de uluslararası kuruluşlar tarafından sürdürülüyor. Yeni teknolojiler sayesinde fay hareketleri daha ayrıntılı takip ediliyor. Bilim insanları farklı modeller üzerinden olası senaryoları değerlendiriyor. Elde edilen her yeni veri deprem risk analizlerine katkı sağlıyor. Çalışmaların önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor.


UZMANLARIN ORTAK ÇAĞRISI: HAZIRLIK GECİKMEMELİ

Deprem uzmanlarının farklı görüşleri bulunsa da ortak noktada hazırlığın önemine dikkat çekiliyor. Olası depremin zamanı ve büyüklüğü kesin olarak bilinmese de riskin göz ardı edilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Vatandaşların bireysel önlemlerini almasının hayati önem taşıdığı belirtiliyor. Kamu kurumlarının da afet planlarını sürekli güncellemesi gerektiği vurgulanıyor. Depreme karşı hazırlıklı olmanın en etkili korunma yöntemi olduğu ifade ediliyor.


Marmara’da beklenen olası büyük deprem konusunda bilim insanlarının farklı senaryolar üzerinde çalışmaları sürüyor. Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu’nun açıklamalarında öne çıkan nokta ise belirli bir deprem büyüklüğünü tahmin etmekten çok, hazırlıkların en kötü senaryoya göre yapılması gerektiği yönündeki uyarısı oldu. Uzmanlara göre depremi ne zaman yaşayacağımız bilinmese de, alınacak önlemler ve güçlü afet planları olası can ve mal kayıplarını azaltmanın en etkili yolu olmaya devam ediyor. Bu nedenle tartışmaların ötesinde, hazırlık çalışmalarının hızlandırılması gerektiği çağrısı yinelendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.