Hürmüz’de Gemiler Vuruluyor, Ateşkes Çöktü

ABD, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik saldırıları gerekçe göstererek İran’ın kıyı hattındaki yaklaşık 90 askeri hedefi vurdu. İran ise Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD üslerini füze ve İHA’larla hedef aldı. Ateşkesin bozulmasıyla Orta Doğu’da yeni ve daha büyük bir çatışma ihtimali yeniden gündeme geldi.
ABD’DEN İRAN’A EN SERT SALDIRILARDAN BİRİ
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran’a yönelik yeni hava harekâtının başarıyla tamamlandığını açıkladı. Operasyonda İran’ın kıyı şeridinde bulunan yaklaşık 90 askeri hedefin vurulduğu bildirildi. Hedefler arasında hava savunma sistemleri, füze depoları, insansız hava aracı üsleri, kıyı gözetleme radarları, deniz kuvvetlerine ait tesisler ve askeri lojistik merkezleri yer aldı.
Washington yönetimi, operasyonun Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik saldırılara karşı düzenlenen misilleme olduğunu duyurdu.
ABD SALDIRILARINI GENİŞLETTİ
CENTCOM’un açıklamasına göre son operasyon, önceki gün düzenlenen ve 80’den fazla hedefin vurulduğu hava harekâtının devamı niteliğinde gerçekleştirildi.
ABD yönetimi, İran’ın deniz trafiğini tehdit eden askeri kapasitesini zayıflatmayı amaçladığını belirtirken, bölgede görev yapan Amerikan savaş uçakları ve deniz unsurlarının operasyonlara katıldığı ifade edildi.
İRAN’DAN ANINDA MİSİLLEME GELDİ
ABD saldırılarının ardından İran sabaha karşı Körfez’deki Amerikan askeri varlığını hedef aldı.
Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD üslerine çok sayıda füze ve insansız hava aracı gönderildi. Saldırıların ardından bölgede alarm seviyesi en üst düzeye çıkarıldı.
KUVEYT HAVA SAVUNMASI DEVREYE GİRDİ
Kuveyt ordusu yaptığı açıklamada hava savunma sistemlerinin füze ve İHA saldırılarını önlemeye çalıştığını duyurdu.
Askeri kaynaklar saldırıların büyük bölümünün etkisiz hale getirildiğini belirtirken, olası hasara ilişkin resmi açıklamanın daha sonra yapılacağı bildirildi.
TRUMP’TAN YENİ TEHDİT
ABD Başkanı Donald Trump, operasyon görüntülerini sosyal medya hesabından paylaşarak İran’a açık mesaj verdi.
Trump paylaşımında, “Bu, İran’ın dün gemilere düzenlediği saldırının misillemesidir. Eğer bu tekrar olursa sonuçları çok daha ağır olacaktır.” ifadelerini kullandı.
ATEŞKES KISA SÜRDÜ
15 Haziran’da taraflar arasında imzalanan ateşkes anlaşmasının uzun ömürlü olmadığı görüldü.
Tarafların yeniden karşılıklı saldırılara başlaması, müzakere sürecini fiilen durma noktasına getirdi.
HÜRMÜZ BOĞAZI YENİDEN KRİZ MERKEZİ
Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı yeniden küresel güvenlik gündeminin ilk sırasına yerleşti.
Uzmanlar, bölgede yaşanacak yeni saldırıların enerji piyasalarında sert dalgalanmalara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
KÖRFEZ ÜLKELERİ ALARMDA
Kuveyt ve Bahreyn başta olmak üzere Körfez ülkeleri güvenlik önlemlerini artırdı.
ABD üslerinin bulunduğu bölgelerde hava savunma sistemleri tam kapasiteyle görev yaparken, yeni saldırı ihtimaline karşı askeri hareketlilik sürüyor.
BÖLGEDE GERİLİM TIRMANIYOR
Karşılıklı operasyonların devam etmesi, çatışmanın daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceği endişelerini artırdı.
Uluslararası toplum ise taraflara yeniden itidal çağrısında bulunuyor.
DÜNYA GÖZÜNÜ ORTA DOĞU’YA ÇEVİRDİ
ABD ile İran arasında yeniden başlayan askeri hareketlilik, küresel piyasalar ve diplomatik çevreler tarafından yakından takip ediliyor.
Önümüzdeki saatlerde yaşanacak gelişmelerin bölgenin geleceği açısından kritik önem taşıdığı değerlendiriliyor.
YENİ BİR SAVAŞ RİSKİ GÜNDEMDE
Uzmanlar, saldırıların mevcut seviyede kalmaması halinde Orta Doğu’da çok daha geniş kapsamlı bir çatışmanın başlayabileceğine dikkat çekiyor.
Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin, küresel ekonomi ve enerji güvenliği üzerinde doğrudan etkili olabileceği belirtiliyor.
HABER SONU DEĞERLENDİRME
Hürmüz Boğazı’nda başlayan yeni kriz, ABD ile İran arasındaki ateşkes sürecini fiilen sona erdirdi. ABD’nin yaklaşık 90 askeri hedefe yönelik hava harekâtına İran’ın Körfez’deki Amerikan üslerini hedef alan füze ve İHA saldırılarıyla karşılık vermesi, bölgede tansiyonu yeniden zirveye taşıdı. Tarafların atacağı yeni adımlar yalnızca Orta Doğu’nun değil, küresel enerji güvenliği ve uluslararası siyasetin de yönünü belirleyebilecek kritik gelişmeler olarak değerlendiriliyor.