AB’den Akın Gürlek’e Yaptırım

Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nun 17 Haziran’da oylamaya sunacağı 2026 Yılı Türkiye Raporu taslağına, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi” kapsamına alınması yönünde çarpıcı bir öneri eklendi.
Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinde bir ilk niteliği taşıyan bu hamleye karşı, Adalet Bakanı Akın Gürlek sosyal medya hesabı üzerinden çok sert bir açıklama yayımlayarak iddiaları “beyhude bir çaba” olarak nitelendirdi.
Krizin Arka Planı: Raporda Ne Deniyor?
AP Dışişleri Komisyonu (AFET) tarafından Nisan ayında 10’a karşı 44 oyla kabul edilen ve son şekli 17 Haziran’da oylanacak olan taslak metinde, Akın Gürlek’in geçmişteki hâkimlik ve bakanlık kariyeri boyunca “siyasi bir gündem takip eden siyasi bir aktör” olduğu iddia edildi.
- Hedef Alınan Gerekçeler: Taslak metinde Türkiye’deki demokratik gerileme, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmaması ve muhalif siyasi aktörlere yönelik yargı süreçleri eleştiriliyor.
- Girişimler Reddedildi: AP Yeşiller Grubu üyesi ve gölge raportör Vladimir Prebilic, Ankara’dan ismin rapordan çıkarılması yönünde talepler geldiğini ancak bu taleplerin kesin bir dille reddedildiğini açıkladı.
Önerilen Yaptırımlar Neleri Kapsıyor?
Eğer tavsiye kararı yürütme organları tarafından hayata geçirilirse, Gürlek’e yönelik uygulanması istenen kısıtlamalar üç ana maddeden oluşuyor:
- AB topraklarına giriş ve seyahat yasağı getirilmesi.
- AB üyesi ülkelerdeki olası mal varlıklarının ve banka hesaplarının dondurulması.
- Kişi veya kuruluşlara ekonomik kaynak ve fon sağlanmasının yasaklanması.
Adalet Bakanı Gürlek’ten Sert Yanıt: “İdeolojik Ön Yargı”
Konunun basına yansımasının ardından Adalet Bakanlığı koltuğundaki Akın Gürlek, yazılı bir açıklamayla tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
“Türkiye Cumhuriyeti, bağımsız ve egemen bir ülkedir. Türk yargısı kararlarını anayasa ve kanunlar çerçevesinde verir. Kovuşturması devam eden dosyalar üzerinden siyasi kampanya yürütmek ve şahsıma yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunmak ancak ideolojik ön yargılarla izah edilebilir. AP raporları yalnızca tavsiye niteliğinde siyasi metinlerdir. Bu metinler üzerinden yargıyı hedef almak milli iradeye yönelmiş beyhude bir çabadır.”
Bakan Gürlek ayrıca raporun mimarlarından olan Slovenyalı parlamenter Vladimir Prebilic’i de hedef alarak, “Kendi siyasi kariyerine ilişkin kamuoyuna yansıyan şeffaflık ve etik tartışmalarına bakması yerinde olacaktır” ifadelerini kullandı.
Süreç Nasıl İşleyecek? Karar Bağlayıcı mı?
AP’nin hazırladığı bu raporların hukuki olarak hiçbir bağlayıcılığı bulunmuyor. Parlamento bu kararla AB’nin yürütme organı olan AB Komisyonu ve Konseyi’ni harekete geçmeye zorlamayı amaçlıyor.
Bir ismin nihai olarak yaptırım listesine dahil edilebilmesi için AB üyesi 27 ülkenin tamamının oy birliğiyle onay vermesi gerekiyor. Uzmanlar, AP’nin daha önceki benzer yaptırım çağrılarında olduğu gibi AB Konseyi’nin bu konuda Türkiye ile köprüleri tamamen atmamak adına somut bir adım atmasını uzak bir ihtimal olarak değerlendiriyor.