Yürek Burkan Hayat Hikayesi

Artvin’de yaşayan Şengül Gezer, yıllar içerisinde bebeğini, kızını, iki oğlunu ve eşini kaybetti. Hayatın peş peşe getirdiği ağır acılara rağmen ayakta kalmayı başaran Gezer, şimdi çocuklarından geriye kalan dört torununa bakarak yaşam mücadelesini sürdürüyor.
Artvin’in Ardanuç ilçesine bağlı Yolüstü köyünde yaşayan 66 yaşındaki Şengül Gezer’in hayat hikâyesi, duyanların yüreğini burkuyor. Yıllar içerisinde bir bebeğini, kızını, iki oğlunu ve eşini kaybeden Gezer, yaşadığı tarifsiz acılara rağmen hayata tutunmayı başardı. Gezer, bugün çocuklarından geriye kalan dört torununu büyütebilmek için mücadele ediyor.
Peş peşe gelen kayıpların ardından büyük bir yaşam savaşı veren Şengül Gezer, yaşadığı acıların hiçbir anneye yaşatılmaması gerektiğini belirterek, evlat acısının dünyadaki en ağır sınavlardan biri olduğunu söyledi. Gezer’in yaşam hikâyesi, sabrın, fedakârlığın ve aile bağlarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
İlk Acıyı Doğumdan Bir Gün Sonra Yaşadı
Şengül Gezer’in hayatındaki ilk büyük acı 1982 yılında dünyaya getirdiği kız bebeği Yeşim’i doğumdan sadece bir gün sonra kaybetmesiyle başladı. Henüz anneliğin sevincini yaşayamadığı dönemde gelen bu kayıp, Gezer’in hayatında derin izler bıraktı. Yaşadığı büyük üzüntünün ardından sağlık sorunları da yaşayan Gezer, felç geçirdi. Uzun süren tedavi sürecinin ardından yeniden ayağa kalkmayı başardı. Ancak hayat onun için daha birçok sınav hazırlıyordu.
Felç Geçirmesine Rağmen Mücadeleyi Bırakmadı
İlk evladını kaybetmesinin ardından felç geçiren Şengül Gezer, zorlu bir tedavi sürecinden geçti. Doktorların desteği ve ailesinin yardımıyla yeniden günlük yaşamına dönmeyi başardı. Sağlığına kavuşması onun için yeni bir başlangıç oldu. Ancak yaşadığı acının etkileri yıllarca devam etti. Buna rağmen hayata küsmek yerine ailesi için mücadele etmeyi seçti.
Kızı Gözde’yi Genç Yaşta Kaybetti
Şengül Gezer’in ikinci büyük evlat acısı 2005 yılında yaşandı. Kızı Gözde’nin attan düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi aileyi derinden sarstı. Beklenmedik şekilde yaşanan olay, köyde de büyük üzüntüye neden oldu. Bir annenin evladını toprağa vermesinin ne kadar ağır olduğunu ifade eden Gezer, o günleri unutamadığını söylüyor. Acılarının her geçen yıl biraz daha büyüdüğünü dile getiriyor.
Yıldırım Büyük Oğlunu Hayattan Kopardı
2012 yılında yaşanan bir başka trajedi ise ailenin hayatını tamamen değiştirdi. Yaylada küçükbaş hayvan sürüsünün başında bulunan oğlu Savaş Gezer’e yıldırım isabet etti. Henüz 33 yaşında hayatını kaybeden Savaş’ın ölümü, aile için büyük bir yıkım oldu. Doğanın acımasız yüzüyle karşı karşıya kalan Gezer ailesi, bir kez daha derin bir yas sürecine girdi. Şengül Gezer ise bir evladını daha kaybetmenin acısıyla baş başa kaldı.
Eşini Kanser Hastalığında Kaybetti
Yıllar süren mücadelelerin ardından aileyi bekleyen bir başka acı da eşi Yalçın Gezer’in hastalığı oldu. Kansere yakalanan Yalçın Gezer, tedavi sürecine rağmen 2021 yılında yaşamını yitirdi. Uzun yıllar hayatı birlikte paylaşan eşini kaybetmek Şengül Gezer için yeni bir yıkım anlamına geldi. Ancak çocukları ve torunları için güçlü durmaya çalıştı. Eşinin yokluğu bugün hâlâ ailede hissediliyor.
Çığ Felaketi Son Acıyı Getirdi
Ailenin son büyük kaybı ise yaklaşık beş ay önce yaşandı. Artvin’in Aksu Yaylası’nda meydana gelen çığ felaketinde kaybolan oğlu Bülent Gezer için günlerce arama çalışması yürütüldü. Umutlu bekleyiş aylar boyunca sürdü. Ancak acı haber geldi ve Bülent Gezer’in cansız bedenine 125 gün sonra ulaşıldı. Bu gelişme aileyi bir kez daha yasa boğdu.
125 Günlük Bekleyiş Yürekleri Dağladı
Çığ felaketinin ardından başlayan arama çalışmaları bölgede büyük yankı uyandırdı. Aile, aylar boyunca gelecek iyi haberi bekledi. Her geçen gün umutlar azalsa da bekleyiş sürdü. Ancak 125 gün sonra ulaşılan acı gerçek, ailenin yaşadığı üzüntüyü daha da derinleştirdi. Şengül Gezer için bir evladını daha kaybetmenin tarifi olmayan bir acı olduğu ifade edildi.
Dört Torunu İçin Hayata Tutunuyor
Tüm yaşadığı kayıplara rağmen Şengül Gezer’in en büyük dayanağı torunları oldu. Çocuklarından geriye kalan dört torununun geleceği için mücadele eden Gezer, onların eğitimleri ve yaşamlarıyla yakından ilgileniyor. Her gününü torunlarına adayan Gezer, hayata onların sayesinde bağlandığını söylüyor. Aile bağlarının kendisine güç verdiğini ifade ediyor.
Besicilik Yaparak Geçimini Sağlıyor
İleri yaşına rağmen çalışmayı sürdüren Şengül Gezer, besicilik yaparak ailesinin geçimine katkı sağlıyor. Köy yaşamının zorluklarına rağmen üretmekten vazgeçmiyor. Günlük işlerini kendi imkânlarıyla yürütmeye çalışan Gezer, yaşam mücadelesini sürdürüyor. Çalışmanın kendisine moral verdiğini belirtiyor. Bu çabası çevresindekilerin de takdirini topluyor.
Evlat Acısını Anlattığı Sözler Duygulandırdı
Şengül Gezer’in evlat acısına ilişkin sözleri yürekleri dağladı. Gezer, “Evlat acısını Allah kimsenin başına vermesin. Aç kalsın, susuz kalsın, kapıda dilensin ama evlat acısı yaşamasın” ifadelerini kullandı. Bu sözler, yaşadığı acının büyüklüğünü gözler önüne serdi. Pek çok kişi tarafından duygusal bulunan açıklamalar sosyal medyada da ilgi gördü.
Köy Halkının Desteği Sürüyor
Yolüstü köyünde yaşayan vatandaşlar da Gezer ailesinin yaşadığı acılara yakından tanıklık etti. Komşuları ve yakınları, aileyi bu zorlu süreçte yalnız bırakmamaya çalışıyor. Dayanışma kültürünün güçlü olduğu bölgede aileye destek verilmeye devam ediliyor. Özellikle torunların geleceği konusunda çevrenin duyarlılık gösterdiği belirtiliyor.
Hayat Mücadelesi Umuda Dönüştü
Şengül Gezer’in yaşadıkları birçok kişi için hayat dersi niteliği taşıyor. Peş peşe gelen ağır kayıplara rağmen hayattan kopmayan Gezer, torunları için mücadele etmeyi sürdürüyor. Yaşadığı acıları unutmasa da geleceğe umutla bakmaya çalışıyor. Onun hikâyesi sabrın ve aile sevgisinin en güçlü örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Şengül Gezer’in hikâyesi, bir insanın hayatı boyunca karşılaşabileceği en ağır sınavlardan bazılarını içeriyor. Buna rağmen hayata tutunmaya devam etmesi ve torunları için verdiği mücadele, toplumda dayanışma ve aile bağlarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Yaşadığı tüm kayıplara rağmen umudunu kaybetmeyen Gezer’in yaşam öyküsü, birçok kişiye ilham verecek nitelikte.