Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Ataması Yargı Gündeminde

Ankara Barosu’na bağlı 5 avukatın Adalet Bakanı Akın Gürlek’in atanmasına karşı açtığı davada önemli bir gelişme yaşandı. Danıştay 12. Dairesi, davanın reddine karar vermedi ve başvurunun esastan incelenmesine hükmetti.
Ankara Barosu’na bağlı 5 avukatın Adalet Bakanı Akın Gürlek’in atanmasına karşı açtığı davada Danıştay’dan dikkat çeken bir karar çıktı. Danıştay 12. Dairesi, dava dilekçesinin reddedilmesi yerine dosyanın esastan incelenmesine karar verdi.
Avukatlar Ömer Faruk Eminağaoğlu, Doğan Erkan, Sait Kıran, Selcik Ulusoy ve İsmail Çelik 16 Şubat’ta Danıştay’a başvurarak Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasının Anayasa’ya ve ilgili yasal düzenlemelere aykırı olduğunu savunmuştu.
5 avukat Danıştay’a başvurdu
Ankara Barosu’na bağlı beş avukat, Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı görevine atanmasının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla Danıştay’da dava açtı.
Başvuruda atama işleminin hem Anayasa hükümleri hem de yargı bağımsızlığı ilkeleri açısından değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Davacı avukatlar, söz konusu atamanın hukuki açıdan tartışmalı olduğunu ileri sürdü.
Dava dilekçesinde atama işleminin iptali talep edildi.
Atamanın Anayasa’ya aykırı olduğu savunuldu
Davacılar dilekçelerinde, Gürlek’in bakan olarak atanmasının savcılık görevinden ayrılma anlamına geldiği yorumunun hukuken kabul edilemeyeceğini belirtti.
Bu durumun fiilen görevden azil anlamına geldiği ifade edildi.
Avukatlar, bunun Anayasa’da yer alan hakim ve savcıların görev güvencesine aykırı olduğunu savundu.
Başvuruda bu nedenle atama işleminin iptali gerektiği vurgulandı.
Anayasa’nın 139. maddesi gündeme getirildi
Dava dilekçesinde özellikle Anayasa’nın 139. maddesine dikkat çekildi.
Söz konusu maddede hakim ve savcıların görevlerinden azledilemeyeceği hükmü yer alıyor.
Davacı avukatlar bu düzenlemenin atama işlemiyle çeliştiğini öne sürdü.
Bu nedenle işlemin hukuki denetime tabi tutulması gerektiği ifade edildi.
“Yemin hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaz”
Davacılar dilekçelerinde bakanlık yemininin hukuka aykırı bir işlemi geçerli hale getirmeyeceğini savundu.
Atama işleminin hukuka uygun olup olmadığının, atama anındaki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Yemin işleminin bu durumu değiştirmeyeceği ifade edildi.
Bu görüş dilekçede açık şekilde yer aldı.
Danıştay dava dilekçesini reddetmedi
Danıştay 12. Dairesi başvuruyu inceledikten sonra dikkat çeken bir karar verdi.
Mahkeme dava dilekçesinin reddine karar vermedi.
Bu durum davanın doğrudan reddedilmediği ve inceleme sürecinin devam edeceği anlamına geliyor.
Dosyanın esastan incelenmesine karar verildi.
4’e karşı 1 oyla karar çıktı
Danıştay 12. Dairesi davanın esastan incelenmesine 4’e karşı 1 oyla karar verdi.
Mahkeme davacıların davayı açma ehliyetinin bulunduğunu kabul etti.
Bu kararla birlikte dava süreci resmen devam edecek.
Dosya kapsamlı bir hukuki incelemeye tabi tutulacak.
Cumhurbaşkanlığı’na tebligat yapılacak
Mahkeme kararına göre dava dilekçesi Cumhurbaşkanlığı’na tebliğ edilecek.
Davalı tarafın savunması alındıktan sonra mahkeme değerlendirmesine devam edecek.
Bu süreçte tarafların hukuki görüşleri incelenecek.
Mahkeme daha sonra kararını verecek.
Yürütmeyi durdurma talebi daha sonra değerlendirilecek
Davacı avukatlar yürütmenin durdurulmasını da talep etmişti.
Ancak Danıştay bu konuda henüz karar vermedi.
Mahkeme yürütmeyi durdurma talebinin savunma alındıktan sonra değerlendirileceğini belirtti.
Bu nedenle karar ilerleyen süreçte verilecek.
Hukuki süreç devam edecek
Danıştay’ın esastan inceleme kararıyla birlikte dava süreci resmen başlamış oldu.
Mahkeme atama işlemini hukuki açıdan değerlendirecek.
Tarafların savunmaları ve dilekçeleri incelenecek.
Davanın sonucu ilerleyen süreçte netleşecek.
Karar hukuk çevrelerinde tartışılıyor
Danıştay’ın verdiği karar hukuk çevrelerinde dikkatle takip ediliyor.
Yargı mensuplarının yürütme görevlerine atanması konusu uzun süredir tartışılıyor.
Bu davanın sonucu benzer durumlar açısından emsal oluşturabilir.
Bu nedenle dava yakından izleniyor.
Danıştay 12. Dairesi’nin davayı reddetmeyip esastan inceleme kararı vermesi, Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı’na atanmasının hukuki yönünün yargı tarafından ayrıntılı şekilde değerlendirileceğini gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı’nın savunmasının alınmasının ardından mahkeme yürütmeyi durdurma talebi dahil olmak üzere dosyayı incelemeye devam edecek.