Ehliyetsiz Sürücüye Tazminat Yolu Açıldı

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, trafik kazalarında dengeleri değiştirecek bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, ehliyetsiz sürücünün kazada kusuru bulunmaması halinde aracında oluşan hasar ve mahrumiyet bedelini karşı taraftan talep edebileceğine hükmetti. Karar, trafik hukuku açısından emsal niteliği taşıyor.
Trafik kazalarında ehliyetsiz sürücülere ilişkin hukuki tartışmalara son noktayı koyan karar, yüksek yargıdan geldi. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, sürücü belgesi bulunmayan bir kişinin kazada kusursuz olması durumunda maddi zararının karşılanabileceğine hükmetti.
Kararda, ehliyetsiz araç kullanmanın idari yaptırıma tabi olduğu ancak bu durumun tazminat hakkını ortadan kaldırmayacağı açıkça vurgulandı. Böylece “ehliyetsizse hiçbir hak talep edemez” yönündeki genel kanaat hukuki açıdan geçerliliğini yitirmiş oldu.
Resmi kayıtlara göre Denizli’de 2023 yılında meydana gelen kazada, ehliyeti olmayan bir sürücünün aracına başka bir araç çarptı. Yerel mahkeme sürecinin ardından dosya Yargıtay’a taşındı ve Yüksek Mahkeme yerel mahkeme kararını bozdu.
Kararın Hukuki Dayanağı
Yargıtay kararında kusur ilkesinin esas alındığı vurgulandı.
Bir kazada tazminat sorumluluğu, sürücünün ehliyet durumuna değil kusur oranına göre belirleniyor.
Ehliyetsiz olmak başlı başına kazaya sebebiyet verdiği anlamına gelmiyor.
Bu nedenle kusursuz sürücünün zararının karşılanabileceği belirtildi.
Ehliyetsiz Olmak İdari Suç
Kararda, sürücü belgesiz araç kullanmanın idari yaptırım gerektirdiği açıkça ifade edildi.
Yani para cezası ve diğer yaptırımlar uygulanmaya devam edecek.
Ancak bu durum özel hukuk kapsamında tazminat talebine engel değil.
İdari yaptırım ile maddi zarar talebi birbirinden ayrıldı.
Denizli’deki Kazanın Detayları
2023 yılında Denizli’de yaşanan kazada, ehliyetsiz sürücünün aracına başka bir araç çarptı.
Bilirkişi raporlarında ehliyetsiz sürücünün kusurlu olduğuna dair tespit bulunmadı.
Araçta maddi hasar oluştu ve araç bir süre kullanılamadı.
Bu durum tazminat talebinin temelini oluşturdu.
Mahrumiyet Bedeli Talebi
Araç sahibi, aracını kullanamadığı süre boyunca başka bir araç kiraladığını belirtti.
Bu nedenle “mahrumiyet bedeli” talebinde bulundu.
Mahrumiyet bedeli, aracın kullanılamaması nedeniyle oluşan ekonomik kaybı ifade ediyor.
Yargıtay bu talebin hukuka uygun olduğunu değerlendirdi.
Yerel Mahkeme Kararı Bozuldu
Yerel mahkemenin önceki değerlendirmesi Yargıtay tarafından uygun bulunmadı.
Dosya yeniden incelenmek üzere bozuldu.
Yüksek Mahkeme kusur tespitine dikkat çekti.
Ehliyet eksikliğinin tek başına ret gerekçesi olamayacağı vurgulandı.
Kusur İlkesi Ön Planda
Trafik hukukunda temel kriter kusur oranıdır.
Kazaya hangi tarafın neden olduğu belirleyici faktör olarak kabul edilir.
Ehliyetsiz olmak, kusurla doğrudan bağlantılı değilse tazminatı engellemez.
Bu yaklaşım hukuki dengeleri değiştirdi.
Sigorta Şirketleri Nasıl Etkilenecek?
Karar, sigorta şirketlerinin değerlendirme süreçlerini de etkileyebilir.
Kusursuz ehliyetsiz sürücüler için ödeme yükümlülüğü doğabilir.
Sigorta poliçelerindeki özel şartlar yeniden yorumlanabilir.
Uzmanlar, sigorta hukukunda yeni tartışmalar yaşanabileceğini belirtiyor.
Trafik Hukukunda Emsal Niteliği
Yargıtay kararları benzer davalar için yol gösterici kabul ediliyor.
Bu karar da ileride açılacak davalarda emsal teşkil edebilir.
Özellikle mahrumiyet bedeli konusunda önemli bir içtihat oluşturdu.
Trafik kazası davalarında yeni bir referans noktası oluştu.
Kamuoyunda Tartışma Yarattı
Karar sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
Bazı kesimler ehliyetsiz sürücüye hak tanınmasını eleştirdi.
Ancak hukukçular kararın kusur esasına dayandığını hatırlattı.
Hukuki sorumluluk ile idari ceza birbirinden ayrıldı.
Ehliyetsiz Sürücüye Ceza Devam Ediyor
Karar, ehliyetsiz araç kullanımını meşru kılmıyor.
İlgili kişi idari para cezası ödemek zorunda.
Gerekirse araç trafikten men edilebiliyor.
Ancak maddi zararının tazmini ayrı bir hukuki hak olarak korunuyor.
Hukukçular Ne Diyor?
Uzmanlar, kararın teknik açıdan doğru olduğunu belirtiyor.
Tazminat hukukunda kusur esaslı sistemin korunması gerektiği ifade ediliyor.
Ehliyetsiz olmanın otomatik kusur anlamına gelmeyeceği vurgulanıyor.
Bu kararın benzer davalarda referans alınacağı belirtiliyor.
Vatandaş İçin Ne Anlama Geliyor?
Kazaya karışan taraflar için en önemli unsur kusur tespiti olacak.
Ehliyet durumu tek başına belirleyici olmayacak.
Araç hasarı ve mahrumiyet bedeli talep edilebilecek.
Bu durum özellikle mağduriyet yaşayan sürücüler için önemli bir hak anlamına geliyor.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin kararı, trafik hukukunda önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ehliyetsiz araç kullanımı idari yaptırıma tabi olmaya devam ederken, kusursuz sürücünün maddi zararının karşılanması gerektiği yönündeki içtihat, hukuki sistemde “kusur esaslı sorumluluk” ilkesini bir kez daha güçlendirdi.
Karar, hem sigorta şirketleri hem de benzer davalar açısından yeni bir sürecin kapısını aralayabilir. Trafikteki sorumluluğun belirlenmesinde ehliyet değil, kusur oranının esas alınacağı mesajı net şekilde verilmiş oldu.