Altın Umuduyla 16 Milyon TL Dolandırıldı

İstanbul Arnavutköy’de yaşayan 48 yaşındaki Murat Karabulut, altın ticareti vaadiyle güvendiği eski iş arkadaşına tüm birikimini teslim etti. Altınları, aracını ve evini kaybeden Karabulut, yaklaşık 16 milyon TL’lik zararla kiracı durumuna düştü.
Son dönemde artan dolandırıcılık vakaları bu kez bir şebekeden değil, yıllara dayanan bir arkadaşlık ilişkisinden çıktı. Daha önce birlikte çalıştığı kişiye güvenen Murat Karabulut, kısa sürede yüksek kazanç vaadiyle tüm mal varlığını kaybetti. Altın ticareti adı altında yürütülen süreç, mağdur için geri dönülmesi zor bir yıkıma dönüştü.
Eski İş Arkadaşlığı Büyük Bir Güvene Dönüştü
Murat Karabulut’un yaşadığı mağduriyet, daha önce aynı iş yerinde çalıştığı Mustafa İ. ile yeniden bir araya gelmesiyle başladı. Aralarındaki geçmişe dayalı güven ilişkisi, Karabulut’un temkinli davranmasını engelledi. Bu güven, dolandırıcılığın kapısını aralayan en önemli unsur oldu.
Altın Ticareti Vaadiyle İkna Edildi
Mustafa İ., “çantacılık” olarak bilinen altın alım satım işi yaptığını ve yüksek kâr elde ettiğini söyledi. Kar payı vaadiyle Karabulut’u bu işe ortak olmaya ikna etti. Sürecin yasal ve güvenli olduğu yönündeki söylemler, mağdurun şüphelerini tamamen ortadan kaldırdı.
İlk Olarak Kendi Altınlarını Verdi
Karabulut, işe ilk olarak kendi elindeki altınları teslim ederek dahil oldu. Başlangıçta küçük miktarlarla ilerleyen süreç, herhangi bir kazanç elde edilememesine rağmen devam etti. Verilen sözler ve vaat edilen büyük kazanç, sürecin uzamasına neden oldu.
Eşine Ait Bilezikler de Elden Gitti
Zamanla maddi miktar büyüdü ve bu kez eşine ait 14 bilezik parça parça Mustafa İ.’ye teslim edildi. Karabulut, eşinin defalarca uyarıda bulunduğunu ancak kazanç vaadine inandığını söyledi. Aile içindeki bu gerilim, maddi kayıplarla birlikte derinleşti.
Arabasını Satarak Süreci Sürdürdü
Altınların ardından Karabulut, aracını satarak elde ettiği parayı da aynı işe yatırdı. Umudunu tamamen bu ticaretten gelecek kazanca bağlayan mağdur, geri dönüş alamamasına rağmen süreci sonlandırmadı. Bu noktadan sonra kayıp telafisi mümkün olmayan bir boyuta ulaştı.
Oturduğu Evi Satmak Zorunda Kaldı
Zarar büyüdükçe Karabulut, son çare olarak oturduğu evi satma kararı aldı. Evin satışından elde edilen para da Mustafa İ.’ye teslim edildi. Bu hamleyle birlikte Karabulut ailesi evsiz kaldı ve kiraya çıkmak zorunda kaldı.
Kredi Çekti, Maaş Gelirini de Kaybetti
Süreç yalnızca mevcut varlıklarla sınırlı kalmadı. Karabulut, bankalardan kredi çekerek borçlandı ve bu paraları da aynı vaade dayanarak verdi. Bugün maaşının büyük bir kısmı kredi borçlarına kesilen mağdur, geçim sıkıntısı çekiyor.
Toplam Zarar 16 Milyon TL’yi Buldu
Yapılan hesaplamalara göre Karabulut’un uğradığı toplam zarar yaklaşık 16 milyon TL’ye ulaştı. Altınlar, araç, ev, nakit birikimler ve kredi borçları bu rakamın içinde yer alıyor. Maddi yıkımın boyutu, aile yaşamını da derinden etkiledi.
Gerçeği Anladığında Çok Geçti
Uzun süre kazanç elde edemeyen Karabulut, sonunda dolandırıldığını fark etti. Mustafa İ.’ye ulaşamaması ve verilen sözlerin tutulmaması üzerine savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ancak bu aşamada maddi kayıpların geri alınması neredeyse imkânsız hale geldi.
Şüpheli Hakkında Çok Sayıda Dosya İddiası
Karabulut’un iddiasına göre savcılık sürecinde Mustafa İ.’nin benzer suçlardan yaklaşık 30 dosyasının bulunduğu ortaya çıktı. Bu bilgi, olayın münferit değil sistematik bir dolandırıcılık yöntemi olabileceğini düşündürdü. Hukuki süreç halen devam ediyor.
Hayat Sıfır Noktasına Geldi
Bugün kirada yaşayan ve ciddi borç yükü altında olan Karabulut, ailesini geçindirmekte zorlandığını belirtiyor. Yılların emeğinin birkaç vaatle yok olduğunu söyleyen mağdur, yaşadıklarının başkalarına ders olmasını istiyor.
Uzmanlar, özellikle arkadaşlık ve akrabalık ilişkileri üzerinden yürütülen yatırım vaatlerinin ciddi risk taşıdığına dikkat çekiyor. Yazılı sözleşme, resmi kayıt ve yasal denetim olmadan yapılan işlemlerin büyük mağduriyetlere yol açabildiği vurgulanıyor. Murat Karabulut’un yaşadıkları, “güven” kavramının maddi yatırımlarda tek başına yeterli olmadığını acı bir şekilde ortaya koyuyor.