İBB davasında, TMSF’ye izin çıkmadı

İBB soruşturması kapsamında TMSF yönetimine geçen şirketlerin borç ve maaş ödemeleri için yapılan başvurular mahkemeden döndü. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, TMSF’nin tüm taleplerini reddederek tedbir kararlarının devamına hükmetti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında TMSF’nin kayyum olarak atandığı şirketlerle ilgili önemli bir yargı kararı alındı. TMSF’nin, şirketlerin borçlarını ve personel maaşlarını ödeyebilmesi için talep ettiği tedbirlerin kaldırılması istemi, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. Mahkeme, mevcut el koyma ve tedbir kararlarının hukuka uygun olduğunu belirterek sürecin bu şekilde devam etmesine karar verdi.
TMSF’nin Mahkemeye Başvurusu
TMSF, kayyum olarak yönetimini devraldığı şirketlerde ciddi finansal sorunlar yaşandığını belirterek mahkemeye resmi başvuruda bulundu. Başvuruda, şirketlerin borçlarını ödeyemediği ve personel maaşlarının aksadığı ifade edildi. Bu durumun şirketleri iflas noktasına sürükleyebileceği vurgulandı. Tedbir kararlarının kaldırılması talebi bu gerekçeyle gündeme getirildi.
İBB Soruşturmasında Kayyum Süreci
İBB soruşturması kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebiyle 101 kişiye ait 24 şirkete TMSF tarafından kayyum atanmıştı. Bu şirketler arasında Ekrem İmamoğlu’nun aile şirketi olan İmamoğlu İnşaat da yer aldı. Kayyum atamaları kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Süreç halen devam ediyor.
Borç ve Maaş Ödemeleri Gündemdeydi
TMSF, el koyma ve tedbir kararları nedeniyle şirketlerin günlük ticari faaliyetlerini sürdüremediğini bildirdi. Özellikle personel maaşlarının ödenememesi sosyal ve ekonomik risk oluşturduğu gerekçesiyle dile getirildi. Bu durumun şirket çalışanlarını doğrudan mağdur ettiği savunuldu. Mahkemeden acil çözüm talep edildi.
CMK 128. Madde Vurgusu
TMSF dilekçesinde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128’inci maddesine dikkat çekti. Bu madde kapsamında, el koyma tedbirlerinin belirli şartlarda kaldırılabileceği ifade edildi. Şirketlerin faaliyetlerinin tamamen durmasının kamu yararına aykırı olduğu savunuldu. Ancak bu hukuki gerekçe mahkeme tarafından yeterli bulunmadı.
TCK Maddeleri Dayanak Gösterildi
Başvuruda Türk Ceza Kanunu’nun 282, 314 ve 315’inci maddelerine de atıf yapıldı. Satıştan elde edilen gelirlerle borçların ödenebileceği ve kalan tutarın şirket faaliyetlerinde kullanılabileceği belirtildi. Böylece şirketlerin ayakta tutulabileceği savunuldu. Mahkeme bu yorumu kabul etmedi.
İmamoğlu İnşaat Detayı
Kayyum atanan şirketler arasında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun aile şirketi olan İmamoğlu İnşaat da bulunuyor. Bu durum davanın siyasi ve ekonomik boyutunu daha da görünür hale getirdi. Şirketle ilgili tedbirlerin devam etmesi dikkat çekti. Sürecin nasıl ilerleyeceği merak konusu oldu.
Sarp Yalçınkaya’nın Şirketleri de Kapsamda
TMSF’nin başvurusunda, 26 Mayıs’ta tutuklanan Sarp Yalçınkaya’ya ait şirketler de yer aldı. Yalçınkaya’nın savcılığa yaptığı başvuruda “tahliye vaadiyle 8 milyon dolar dolandırıldım” iddiası kamuoyuna yansımıştı. Bu şirketler için de ödeme izni talep edildi. Mahkeme bu talepleri de reddetti.
Mahkemeden Art Arda Ret Kararları
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, TMSF’nin tüm taleplerini tek tek değerlendirdi. Yapılan inceleme sonucunda tedbir kararlarının kaldırılmasına gerek olmadığına hükmedildi. Mahkeme, kararlarında “usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı” ifadesini kullandı. Böylece mevcut durum korundu.
Şirketlerin Geleceği Belirsiz
Tedbirlerin devam etmesi, kayyum yönetimindeki şirketlerin mali geleceğini belirsiz hale getirdi. Borçların ve maaşların nasıl ödeneceği konusu yanıt bekliyor. Şirketlerin ticari faaliyetlerinin daha da zorlaşabileceği belirtiliyor. Çalışanlar açısından risk sürüyor.
Hukuki Süreç Yakından İzleniyor
Karar sonrası gözler savcılık ve TMSF’nin atacağı yeni adımlara çevrildi. İtiraz yoluna gidilip gidilmeyeceği henüz netleşmedi. Hukuk çevreleri, kararın emsal niteliği taşıyabileceğini değerlendiriyor. Sürecin uzun soluklu olacağı öngörülüyor.
Siyasi ve Ekonomik Etkileri
İBB davası yalnızca hukuki değil, siyasi ve ekonomik boyutlarıyla da tartışılmaya devam ediyor. Alınan karar, kamuoyunda farklı yorumlara yol açtı. Özellikle kayyum uygulamalarının sınırları yeniden gündeme geldi. Tartışmaların önümüzdeki günlerde artması bekleniyor.
Mahkemenin TMSF taleplerini reddetmesi, İBB soruşturmasında yargının tedbir kararları konusunda geri adım atmadığını gösterdi. Bu karar, kayyum atanan şirketlerin mali sıkışıklığını artırırken, hukuki sürecin sert ve kararlı biçimde sürdürüleceğine işaret ediyor. Önümüzdeki süreçte hem yargıdan hem de siyasi kanattan yeni açıklamaların gelmesi bekleniyor.