SDG’nin YENİ STRATEJİSİ ORTAYA ÇIKTI: ARANAN İSİMLERLE ORTAKLIK

Suriye ordusunun PKK’nın Suriye uzantısı SDG’ye yönelik operasyonlarını artırmasının ardından, örgütün sahada dikkat çeken yeni bir stratejiye yöneldiği ortaya çıktı. İstihbarat kaynakları, Suriye devleti tarafından aranan çok sayıda suçlunun SDG saflarına katıldığını ve bunun tek bir şart karşılığında yapıldığını belirtiyor.
Suriye Ordusunun Operasyonları Dengeleri Değiştirdi
Suriye ordusunun son dönemde SDG kontrolündeki bölgelere yönelik askeri ve güvenlik operasyonlarını yoğunlaştırması, örgüt üzerinde ciddi baskı oluşturdu. Bu baskı, SDG’yi hem insan kaynağı hem de saha hakimiyeti açısından yeni arayışlara itti. Güvenlik kaynaklarına göre örgüt, kaybettiği alanları ve zayıflayan kadrolarını telafi etmek için riskli bir yönteme başvurdu. Bu adımın, bölgedeki istikrarsızlığı daha da artırabileceği ifade ediliyor.
İstihbarat Kaynaklarından Çarpıcı İddia
Suriye istihbaratına dayandırılan bilgilere göre, YPG/SDG unsurları devlet tarafından aranan suçluları sistemli şekilde örgüt saflarına dahil ediyor. Bu kişilerin büyük bölümünün farklı suçlardan arandığı ve örgütün kontrolündeki bölgelere kaçtığı belirtiliyor. İstihbarat birimleri, bu durumun geçici değil, bilinçli ve planlı bir örgüt politikası olduğuna dikkat çekiyor.
SANA’ya Yansıyan Güvenlik Bilgileri
Suriye resmi haber ajansı SANA’ya konuşan istihbarat yetkilileri, PKK bağlantılı SDG’nin özellikle eski rejim unsurlarını ve suç kayıtları bulunan kişileri tercih ettiğini aktardı. Bu kişilerin örgüt içinde savaşçı, lojistik destekçi veya yerel bağlantı sağlayıcı olarak kullanıldığı ifade edildi. Yetkililer, bu yapılanmanın örgütün sahadaki hareket kabiliyetini artırmayı amaçladığını belirtiyor.
Aranan Suçlulara “Güvenli Alan” Vaadi
İddialara göre SDG, aranan kişilere kontrol ettiği bölgelerde kalma ve barınma garantisi sunuyor. Bu güvenli alan vaadi, örgüte katılımın temel şartı olarak öne çıkıyor. Böylece suçlular, Suriye devletinin takibinden uzak kalırken, örgüt de yeni insan kaynağı elde ediyor. Güvenlik çevreleri, bu durumun SDG bölgelerini suçlular için bir sığınak haline getirdiğini vurguluyor.
Tek Şart: Örgüte Katılım
İstihbarat raporlarına göre bu kişilerin SDG bölgelerinde kalabilmelerinin tek şartı, örgüt saflarına katılmaları. Bu katılım sadece silahlı mücadeleyle sınırlı değil; lojistik, istihbarat ve sabotaj faaliyetlerini de kapsıyor. Böylece örgüt, farklı suç geçmişine sahip kişileri kendi amaçları doğrultusunda kullanabiliyor.
Patlayıcı ve Bomba Yapımında Kullanıldıkları İddiası
Kaynaklar, PKK mensuplarının bu kişileri özellikle patlayıcı ve bomba yapımında kullanılan malzemelerin temininde kullandığını öne sürüyor. Sivillerin yoğun olduğu alanlar ile Suriye ordusu ve güvenlik güçlerinin hedef alınması için hazırlık yapıldığı iddia ediliyor. Bu durum, olası saldırı riskinin ciddi şekilde arttığına işaret ediyor.
Siviller İçin Artan Güvenlik Riski
Uzmanlar, suçluların örgüt bünyesine alınmasının en büyük riskinin siviller için olduğunu belirtiyor. Kontrolsüz ve radikal geçmişe sahip kişilerin silahlandırılması, bölgedeki sivil halkı doğrudan hedef haline getirebilir. Güvenlik kaynakları, özellikle pazar yerleri, toplu alanlar ve yerleşim merkezlerinin risk altında olduğunu vurguluyor.
SDG’nin İnsan Kaynağı Stratejisi Değişiyor
Bu gelişmeler, SDG’nin klasik militan temin yöntemlerinden uzaklaşarak daha pragmatik ve tehlikeli bir stratejiye yöneldiğini gösteriyor. Örgütün ideolojik bağlılıktan çok, sahada iş görebilecek her unsuru kullanma yoluna gittiği ifade ediliyor. Bu durum, örgütün uzun vadeli hedefleri açısından da dikkat çekici bulunuyor.
Bölgesel Güvenlik Açısından Alarm Zilleri
Analistler, SDG’nin bu hamlesinin yalnızca Suriye’yi değil, bölge ülkelerini de yakından ilgilendirdiğini belirtiyor. Suçluların silahlı yapılara entegre edilmesi, sınır ötesi güvenlik tehditlerini artırabilir. Özellikle komşu ülkeler için yeni risk alanlarının oluşabileceği ifade ediliyor.
Uluslararası Toplumun Sessizliği Tartışılıyor
İddiaların uluslararası kamuoyunda yeterince yankı bulmaması dikkat çekiyor. Güvenlik uzmanları, terör örgütlerinin suçluları bünyesine katmasının uluslararası hukuk açısından da ciddi ihlaller barındırdığını söylüyor. Bu nedenle uluslararası aktörlerin konuya daha fazla eğilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Suriye Devletinin Yeni Adımları Bekleniyor
Suriye yönetiminin, ortaya atılan bu iddialar sonrası SDG’ye yönelik güvenlik ve askeri önlemleri artırması bekleniyor. İstihbarat birimleri, örgütün bu yönteminin deşifre edilmesinin sahadaki dengeleri değiştirebileceğini değerlendiriyor. Önümüzdeki süreçte operasyonların genişleyebileceği ifade ediliyor.
SDG’nin aranan suçluları saflarına katması iddiası, örgütün sahadaki sıkışmışlığını ve artan baskı karşısında ne denli riskli adımlar atabildiğini gözler önüne seriyor. Bu strateji kısa vadede insan kaynağı sağlasa da, orta ve uzun vadede sivillerin güvenliğini tehlikeye atan, bölgesel istikrarsızlığı derinleştiren bir tablo ortaya koyuyor. Güvenlik uzmanlarına göre bu gelişme, Suriye’de terörle mücadelede yeni ve daha karmaşık bir dönemin habercisi olabilir.